Antika mobilyayı onarırız.We restore antique furniture.
Evimizdeki bütün mobilyalar Tom tarafından yapıldı.All the furniture in our house was made by Tom.
Ben mobilya yapıyorum.I make furniture.
Mobilyaya ihtiyacım var.I need furniture.
Tom Mary'nin bazı mobilyaları taşımasına yardım etti.Tom helped Mary move some furniture.
Neden bu mobilyaları satmak istiyorsunuz?Why do you want to sell these pieces of furniture?
Bu mobilya parçaları satılık değildir.These pieces of furniture are not for sale.
Bu ahşap mobilya parçası fazla iridir.This wooden piece of furniture is too bulky.
Mobilyalı mı yoksa mobilyasız bir daire mi istersin?Would you like a furnished or an unfurnished flat?
Tom'un mobilyaları taşımasına yardım ettim.I helped Tom move the furniture.
Bu mobilya için çok para ödedik.We paid a lot for this furniture.
Bu mobilya pahalıydı.This furniture was expensive.
Bu mobilya bize çok fazlaya mal oldu.This furniture cost us a lot.
Biz bazı yeni mobilyalar aldık.We bought some new furniture.
Tom eski mobilyalarından kurtuluyor.Tom is getting rid of his old furniture.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşıdı.Sami moved his furniture to Cairo.
Sami mobilyayı yüklemek için oradaydı.Sami was there to load the furniture.
Sami mobilyalarını Kahire'ye nakletti.Sami transported his furniture to Cairo.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Sami'nin mobilyaları zaten Kahire'ye gidiyordu.Sami's furniture was already on its way to Cairo.
Sami mobilyalarını taşımak için kendi kamyonunu kullandı.Sami used his own truck to transport his furniture.
Bu mobilyaları neden satıyorsunuz?Why are you selling this furniture?
Ahşap bir mobilya parçası yapıyor.He makes a wooden piece of furniture.
Tom mobilyaları kamyona yüklememize yardım edecek.Tom will help us load the furniture onto the truck.
Şu eski mobilyalardan kurtulalım.Let's get rid of this old furniture.
Şu eskimiş mobilyaları başımızdan atalım.Let's get rid of this old furniture.
Güzel ahşap mobilyalar yapıyor.He makes beautiful furniture out of wood.
Siteler, mobilya imalatıyla ünlü bir yer.Siteler is a place famous for its furniture production.
Bolivar'a ait dönem mobilyaları ve eserler hâlen binada görülebilmektedir.Period furniture and artifacts belonging to Bolívar can now be seen in the building.
Simpsonlar geçici bir süreliğine Mayfair'de mobilyalı ve dört hizmetlisi olan bir eve yerleşti.The Simpsons temporarily set up home in a furnished house with four servants in Mayfair.
18. yüzyılda kalenin iç mermerleri ve kalan mobilyalar çıkarıldı.In the 18th century, the castle's interior marbles and remaining furnishings were removed.
Barragán'ın kişisel eşyalarını ve orijinal mobilyaları da barındırmaktadır.It retains the original furniture and Barragán’s personal objects.
Knoll, mimarların tasarım yeteneklerinin mobilyalarada katkısı gerektiğini düşünüyordu.Knoll felt architects should contribute their design ability to furniture as well.
Babası bir mobilya mağazasının sahibidir.Her father owned a furniture store.
Tiraspol, mobilya ve elektrik üretimi gibi hafif sanayinin bölgesel merkezidir.Tiraspol is a regional hub of light industry, such as furniture and electrical goods production.
Çoğu tarihi mobilya kaybolmuştur.Much of the original furniture has disappeared.
Şehirde iki süt fabrikası, bir elektrik fabrikası ve bir mobilya fabrikası bulunur.There are two dairy plants, an electrical engineering plant, and a furniture factory in the town.
Caligula, onlara ait tüm mobilya, mücevher köle ve azatlı köleleri sattı.Caligula sold their furniture, jewellery, slaves and freedmen.
Beldede gıda, mobilya ve makine imal eden küçük işletmeler de vardır.There are also some small factories where food, furniture and machinery are manufactured.
Müzedeki mobilyalar çeşitlilik bakımından Meksika'nın en zengin koleksiyonlarındandır.The furniture collection is one of the richest in Mexico for its variety.
Mobilya fabrikasında çalışan bir marangozun dördüncü oğludur.He was the fourth son of a carpenter who worked at a local furniture factory.
Blem artık Pledge mobilya parlatıcıları ve Arjantin'deki ilgili ürünler için yerel isimdir. ^ SitesiBlem is now the local name for Pledge furniture polisher and related products in Argentina.
Saray, farklı stillerden oluşan iç mekan mobilyalarıyla 116 odadan oluşuyor.The palace contains 116 rooms, with interiors furnished in different styles.
Evde mobilyalar dahil her şey Jenya'nın evinin tıpatıp aynısıdır.Inside, even the furniture is nearly identical to that of Zhenya's apartment.
Köyde ayrıca mobilya üretimi yapılmaktadır.Its industry includes furniture production.
Tablodaki mekân birçok kumaş ve dekoratif mobilyanın bulunduğu bir yatak odasıdır.It is now a bed and breakfast one of whose rooms has painted armorial shields.
Bu yolla saat, mobilya, radyo gibi tüketim malları bolca üretildi.Consumer goods such as watches, furniture and radios were produced in abundance.
Crawford mobilya tasarımlarını "Cindy Crawford Home Collection" adıyla piyasaya sundu.In 2005, Crawford launched a new line of furniture under the "Cindy Crawford Home Collection" name.
Ayrıca Vitra mobilyaları ile ilgili rehberleri turlar da düzenlenmektedir.Plans for the court room furniture were also included.
Amcasının tavassutu ile bir mobilya fabrikasında çalışmaya başladı.Her uncle invited her to work in a furniture factory.
Özellikle küçük marangozhanelar için, bilhassa mobilyalar için uygundur.It is particularly well suited for minor carpentry, particularly furniture.
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.He worked in the furniture industry.
Sarayın içindeki mobilyalar o dönemde üretilen orijinal mobilyalardır.The house is furnished with original period furniture.
Barikatları oluşturmak için mobilyalar ve diğer büro malzemeleri kullanıldı.Modern edifices and apartment blocks were erected to replace the demolished structures.
Småland bölgesinin ormanlarla kaplı oluşu, ahşap ve mobilya sanayisine ivme verdi.In the Ogden area, he worked cutting wood and building homes.
2007 yılı araştırmalarına göre mobilya sektörü büyüme eğilimi göstermektedir.In a scientific advice (June 2013), it is stressed that fishing mortality is increasing.
5.000 dönüm arazi üzerinde küçük ve orta ölçekli mobilya üretimi ve ihracatı yapılmaktadır.Full and half size trollies are made.
Jake Cress iste bu mobilyaci, ve o bu inanilmaz mobilya takimlarini yapiyor.So Jake Cress is this furniture maker, and he makes this unbelievable set of furniture.
Mobilyalar var.And they were made of furniture.
Evet, ama uyku mümkün oldu mobilya titremesi yapan bu gürültü?Yes, but was it possible to sleep through that noise which made the furniture shake?