mizaç ile cümle

mizaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kumral yapılıdır, sinirli bir mizaca sahiptir.Som karakter er han drevet af vrede og har en meget kort lunte.
Katı bir mizaca sahiptir ve Harry Potter'dan hiç hoşlanmamaktadır.Han kan godt lide at samle populære mennesker omkring sig og er derfor meget interesseret i Harry Potter.
Majör depresif bozukluk, DSM-IV-TR'de mizaç bozuklukları altında sınıflandırılır.Depresjon klassifiseres som en stemningslidelse i DSM-IV-TR.
Neşeli bir mizacı vardır.Mereka juga memiliki selera humor.
Ge Fei, akademisyen mizacına sahip bir romancıdır.Don Hasman adalah seorang fotografer yang memiliki jiwa petualang.
Ama Hipokrat ve takipçilerinin tıbbî teorilerinin, özelikle mizaç kuramının etkisi kalıcı olmuştur.Namun, medis teori Hippocrates dan para pengikutnya, terutama humoralisme, memiliki dampak yang langgeng.
Neşeli bir mizacı vardır.Bạn cần phải giữ một cảm giác hài hước.
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."『和名類聚抄』には藤の蔓(つる)のようであると記載されている。
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.鷹揚な芸風で知られた。
Ama Hipokrat ve takipçilerinin tıbbî teorilerinin, özelikle mizaç kuramının etkisi kalıcı olmuştur.그러나, 히포크라테스와 그의 제자들의 의학이론, 특히 사체액설은 후대에 지속적으로 영향을 미쳤다.
Sabırlı, sakin mizaçlı bir adamdır.'너는 참을성있고 쉬운 남편이 될 소질이 있구나.'
Neşeli bir mizacı vardır.יש לנו חוש הומור.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.היה ידוע כציוני נלהב.
Sert mizaçlı, konuşmayı pek sevmeyen , dürüst ve güvenilir biri.מרכיב משקפיים, חכם מאוד, אמין, אוהב את דרך הישר ושונא לשקר.
Bu yanlış anlaşılmaya hırçın mizacı elbette katkı yapmış olmalı.Явно версията за зла умисъл е издържала.
Neşeli bir mizacı vardır.Има страхотно чувство за хумор.
Yeri geldi mi sert mizaçlı, yeri geldi mi babacan.O sranje, evo dolazi, ti debeli, zategnuti, nosaču perika!
Mizaçgır ve hayırsever olması, kendisini birçok tehlikeden kurtarmıştır.No, osjeća se sretnim i ispunjenim, jer su Jack i on spasili duše mnogih dobrih ljudi.
Sert mizacı nedeniyle çok sayıda filmde kabadayı rollerinde oynadı.V nemih filmih je velikokrat igral smešnega brkatega potepuha.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Znan je bil tudi po svojem nadutem značaju.
Majör depresif bozukluk, DSM-IV-TR'de mizaç bozuklukları altında sınıflandırılır.Veliko depresivno motnjo DSM-IV-TR razvršča med razpoloženjske motnje.
Heyecanlı mizacı ile tanınmıştı.Oli kurikuulus oma kokkuhoidlikkuse poolest.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, ai un temperament... Mi-am dat seama cat este de obositor.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, deine Launen... ich weiß jetzt, wie anstrengend sie sein können.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, dit temperament.. Jeg har fundet ud af hvor trættende det er
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo ditt temprament... JAg har kommit på hur tröttsam det är.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, il tuo carattere... ho scoperto quanto è stancante.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, sifatmu... aku merasa betapa melelahkannya.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, tính tình của cậu... Tôi thấy mệt mỏi lắm rồi.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, ton humeur.... Je sais maintenant comme cela est lassant.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Baek Seung Jo, tvoja povaha... Zistila som, aká je unavujúca.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Beak Seung Jo, je humeur... Ik ben er achter gekomen hoe moe je daarvan word.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Twój charakter, Baek Seung Jo... Zrozumiałam jaki jest męczący.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Μπεκ Σουνγκ Τζο, η ιδιοσυγκρασία σου... κατάλαβα πόσο κουραστική είναι.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Бек Сънг Джо, твоят характер... разбрах колко е изморително...
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.Бэк Сын Чжо, твой характер... Я поняла, как он утомителен.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım...בק סונג ג'ו, המזג שלך .הבנתי כמה הוא מעייף
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.بيك سونج جو طبعك ... لقد اكتشفت كم هو متعب.
Baek Seung Jo, mizacının.. ne kadar yorucu olduğunu artık iyice anladım.もう嫌になるくらい分かったから そうして 私の片思いを終わらせるのよ
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Emlékszem, például, amikor az apám, aki nagyon erőszakos volt, rendszeresen vert engem.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Ich erinnere mich, als zum Beispiel mein Vater, der sehr, sehr gewalttätig war, mich schlug.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Ik herinner mij, bijvoorbeeld, toen mijn vader die zeer zeer gewelddadig was, mij sloeg.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Îmi aduc aminte, de exemplu, când tatăl meu, care era foarte foarte violent, obişnuia să mă bată.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Je me souviens, par exemple, quand mon père, qui était très, très violent, me battait.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.예를 들어, 제 기억 속에 저희 아버지는 굉장히 폭력적인 분으로, 저를 때리곤 했습니다.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Na przykład pamiętam, jak mój ojciec który był bardzo brutalny, bił mnie.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Recuerdo, por ejemplo cuando mi padre, quien era muy, muy violento, me golpeaba.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Ricordo, per esempio, quando mio padre, che era molto, molto violento, mi picchiava.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Spominjam se, na primer, kako me je oče, ki je bil zelo zelo nasilen, kako me je včasih tepel.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Tôi nhớ bố tôi, một người rất bạo lực, thường đánh đập tôi.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Помня например как баща ми, който беше много склонен към насилие, ме биеше.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Я пам"ятаю, наприклад, коли мій батько, який був дуже, дуже жорстоким, бив мене.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.Я помню, например, когда мой отец, который был очень, очень жесток, бил меня.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.אני זוכרת, למשל, כאשר אבי, שהיה מאד מאד אלים, היה מכה אותי.
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.أتذكر مثلا عندما كان والدي في غاية العنف , كان يعتاد ضربي
Örneğin, çok saldırgan bir mizaca sahip olan babamın beni dövdüğü zamanı anımsıyorum.父はとても暴力的でよく暴力を振るわれました 私を殴る時はいつも こう言うのです
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Anche se è ben a conoscenza del tuo temperamento.
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Bien qu'elle connaisse très bien ton caractère.
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Čeprav pozna tvojo muhavost.
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Chiar daca era constienta de temperamentul tau.

İlgili Sayfalar