Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Nie nienawidzisz mnie za prześladowanie go ... bardziej, niż go nienawidziłem za próbę za mnie.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Non mi odiano per stalking lui ... non più di quanto lo odiavo per aver cercato di farmi pagare.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Він не ненавидять мене за переслідування його ... більше, ніж я його ненавидів за те, щоб звинуватити мене.
Aslına bakarsan, ikimiz de birbirimizi takdir ettik. Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Он не ненавидят меня за преследование его ... больше, чем я его ненавидел за то, чтобы обвинить меня.
Aslında var. Gece boyunca yemeklerin orada mıydın?もちろんよ、あたしが準備したのよ
Ay yörüngesi. Vasiyetnamelerinizi yazmış mıydınız?Anh em viết di chúc hết chưa?
Ay yörüngesi. Vasiyetnamelerinizi yazmış mıydınız?Espero que todos hayan dejado testamentos.
Ay yörüngesi. Vasiyetnamelerinizi yazmış mıydınız?Remélem, írtatok végrendeletet.
Babam gibi ölseydim, Prenses olmadığım için mutlu olmaz mıydın?Ha az apámhoz hasonlóan meghalnék, nem lenne jó, hogy nem leszek hercegnő?
Babam gibi ölseydim, Prenses olmadığım için mutlu olmaz mıydın?Si je meurs comme mon père, ça ne serait pas une bonne chose, puisque je ne serais pas la princesse ?
Babam gibi ölseydim, Prenses olmadığım için mutlu olmaz mıydın?Αν απλά πεθάνω σαν τον πατέρα μου, θα ήσουν χαρούμενος που δεν έγινα η Πριγκίπισσα;
Babam gibi ölseydim, Prenses olmadığım için mutlu olmaz mıydın?اذا مت مثل والدي الن تكون فرحا لانني لم اصبح الاميرة؟
Babamla görüşmeme yardım edeceğini söylememiş miydin?Azt mondta, hogy az apámmal fogunk találkozni.
Babamla görüşmeme yardım edeceğini söylememiş miydin?Vous avez dit que vous alliez me faire voir mon père.
Babamla görüşmeme yardım edeceğini söylememiş miydin?Δεν μου είπες ότι θα με βοηθούσες να συναντήσω τον πατέρα μου!;
Babamla görüşmeme yardım edeceğini söylememiş miydin?الم تقل اننا سنلتقي بوالدي؟
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Czy nie mówiłeś, żeby go nie zabijać?
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Disseste-me para não o matar, não disseste?!
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Du sagde lige, at jeg ikke skulle dræbe ham!
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Du sa precis åt mig att inte döda honom!
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Etkö juuri kieltänyt tappamasta häntä?
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Hai appena detto che non avresti ucciso, no?
Bana onu öldürme dememiş miydin?!¡Me acabas de decir que no le mate!
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Μόλις μου είπες να μην τον σκοτώσω, έτσι;
Bana onu öldürme dememiş miydin?!Ты же просил меня не убивать его, разве не так?!
Başkan'ın servetinin tamamının senin olacağını... ...kendi ağzınla söylememiş miydin?N'avez-vous pas déclaré vous-mêmeNque les biens du Président seraient tout à vous ?
Başkan'ın servetinin tamamının senin olacağını... ...kendi ağzınla söylememiş miydin?Nem a saját szájával jelentette ki, hogy az Elnök vagyona a magáé lesz?
Başkan'ın servetinin tamamının senin olacağını... ...kendi ağzınla söylememiş miydin?Είπες με το στόμα σου ότι θα πάρεις όλα όσα άνηκαν στον Πρόεδρο θέτω όλη μου την πίστη σε αυτήν την δήλωση.
Başkan'ın servetinin tamamının senin olacağını... ...kendi ağzınla söylememiş miydin?لقد قلتها بفمك, ستأخد كل ما يملكه الرئيس
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Asszonyom, szeretne azokból a narancssárga karkötőkből rózsaszín pöttyökkel?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Doamna, doriti o bratare portocalie cu puncte roz?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Frun, skulle du vilja ha några av de orangea arbanden med de rosa polkaprickarna?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?분홍색 물방울 무늬가 들어간 오렌지색 팔찌를 좀 보여드릴까요? 부인?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madam, chceli by ste niektorý z týchto oranžových výrobkov s ružovými bodkami?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madame, désirez-vous quelques uns de ces bracelets oranges à pois roses?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Madam, je libo některý z těchto oranžových náramků s růžovými puntíky?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Mevrouw, wilt u een paar van deze oranje armbanden met roze stippen?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Möchten Sie eines dieser orangen Armbänder mit rosa Tupfen, meine Dame?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Nyonya, apakah anda ingin beberapa gelang oranye dengan bintik-bintik jingga itu?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Proszę pani, czy chciałaby pani pomarańczowy wisiorek z różowymi kropkami?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?"Senhora, quer essas pulseiras laranja com bolas cor-de-rosa?"
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Señora, ¿le gustarían algunas de esas pulseras anaranjadas... ...con pintitas rosadas?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Signora, gradirebbe qualcuno di questi monili arancioni coi pois rosa?"
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Thưa bà, bà có muốn những vòng đeo tay màu cam với những chấm hồng này không?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Κυρία, θα θέλατε κάποιο από εκείνα τα πορτοκαλιά ενδύματα με τα ροζ πουά;
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?"Девушка, не хотите ли вы эти оранжевые браслеты с розовыми вкраплениями?"
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?"Дівчино, не бажаєте ці оранжеві браслети з рожевими вкрапленнями?"
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?Мадам, бихте ли искали някои от тези оранжеви гривни, с розовите полка точки?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?האם גברתי רוצה מהצמידים הכתומים, אלו עם הנקודות הוורודות ?
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?سيدتي، هل ترغبين في بعض أساور البرتقال مع تنقيطها باللون الوردي؟
Bayan, acaba pembe benekli, turuncu bilekliklerimizden almak ister miydiniz?オレンジ色の腕輪などはいかがですか 私の名前はザミンです
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Han har ikke hader mig for forfølgelse ham ... noget mere end jeg hadede ham for at forsøge at anklage mig.
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Lehet, de akkor helyet cserél a tigris?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Mais échangeriez-vous votre place avec celle du tigre ?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Misschien, maar zou je van plaats wisselen met de tijger?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Morda, vendar bi spremenili krajih z tiger?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Možná, ale vyměnil byste si s tím tygrem místo?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Poate, dar aţi modifica locuri cu tigru?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Schon möglich, aber möchten Sie an der Stelle des Tigers sein?
Belki... Ancak, kaplanla yer değiştirir miydin?Може би, но бихте променили места с тигър?