Mistik bilimlere dair uzmanlıkları inanılmaz güçlerle donatır onları.La superstizione popolare assegna loro ancora dei poteri mistici.
Onuncu yüzyıl sufi ve mistiklerinden.Drammi e speranze del Novecento.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Суфизм по факту — это не мистическая система, не религия, но совокупность знаний».
Bilinen mistiklerden Abraham Abulafia 1285'ten 1290'larda ölümüne kadar Comino'da yaşadı.Известный мистик Авраам Абулафия жил на острове Комино с 1285 года до своей смерти в 1290-е годы.
Şarkının videosu oldukça mistik bir tarzda çekilmiştir.Появление этой персоны в тексте — довольно загадочная история.
Bir sonraki yıl simyacı, mistiklerin eserleri ve büyü üzerine okumaya başladı.В следующем году он начал изучение книг по алхимии, мистике и магии.
Öğretisi Gnostikler’inkine yaklaşan mistik bir öğretidir.Вводит устный метод обучения глухих.
Mistik Kızıl yıldız«Красная звезда»
Jaimini'nin Mimamsa'sı mistik Vedanta akımlarına karşı ayin ve ritüellere önem veren bir hareketti.Миманса Джаймини была ритуалистическим движением, противопоставлявшим себя мистической веданте.
Konstantinopolis Patriği Nikolaos Mistikos, Mart 914 tarihine kadar baş naiplik yaptı.قد تولى نيكولاس ميستكوس بطريرك القسطنطينية الحكم حتى مارس 914.
Fakat Nikolaos Mistikos, Senato ve din adamlarının desteğini alarak Zoe'yu rahibe olmaya zorladı.ولكن قام نيكولاس ميستكوس بدعم من رجال الدين ومجلس الشيوخ بأجبارهم على رهبنة زوى.
Mistik Kızıl yıldızوسام النجمة الحمراء.
Bir kez daha Nikolaos Mistikos Bulgar saldırısını durdurmayı denemesi için çağrıldı.Novamente, Místico foi convocado numa tentativa para pagar o ataque búlgaro.
Patrik Mistikos barış için ricacı olup, Mesembria'da Simeon ile toplantı talep etti ama işe yaramadı.O patriarca Místico tentou obter a paz e propôs reunião na Mesembria, mas não conseguiu.
Durumu biraz mistiktir.A sua função parece ser um tanto misteriosa.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”O Sufismo não é, na verdade, um sistema místico, não é uma religião, mas um corpo de conhecimento."
Mistik bilimlere dair uzmanlıkları inanılmaz güçlerle donatır onları.Os cientistas têm dado aos homens poderes consideráveis.
Tarihin büyük bölümünde mistik ve felsefi düşünce birbirleriyle yakından ilişkili olmuştur.No entanto, em alguns casos de complexidade genérica e média são bastante próximos uns dos outros.
Şebüsteri'nin en ünlü eseri Gülşen-i Râz adındaki mistik metindir.Certamente o mais famoso milagre narrado a seu respeito foi o chamado Milagre das Rosas.
Fransız filozof ve mistik.Retórico e filósofo francês.
Nikolaos Mistikos'un çabaları boşa gitti ve Bulgar ordusu Bizans topraklarında ilerlemeye başladı.Os esforços de Místico foram em vão, e o exército búlgaro penetrou fundo em território bizantino.
Buffy, mağarada Tırpan denen mistik bir silah bulur.Nancy encontra uma arma de fogo na boia.
Gerektiğinde beyaz mistik ranger olabilir.Phantom Ranger kan onzichtbaar worden.
Aynı zamanda serinin ikinci filminde ölen Jean Grey'in mistik bir şekilde geri döndüğü de görülür.Ook centraal staat de mysterieuze terugkeer van Jean Grey die aan het eind van X2 leek om te komen.
Büyülü söz, mistik dua, sihir demektir.Het grondwoord ginn betekent tover, magie.
Bilinen mistiklerden Abraham Abulafia 1285'ten 1290'larda ölümüne kadar Comino'da yaşadı.Znany mistyk żydowski – Abraham ben Szlomo Abulafia, żył na Comino od 1285 do śmierci w 1290 roku.
Mistik düşler yerine capcanlı hayatı yaşa.Dlaczego zajmujesz się skupionym snem, zamiast skupioną medytacją?”
Gerektiğinde beyaz mistik ranger olabilir.W tym wypadku konieczny może okazać się jądrowy rezonans magnetyczny.
Kendisi de bir mistiktir.On też jest narratorem.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Sufism är faktiskt inte ett mystiskt system, inte en religion utan en kropp av kunskap".
Durumu biraz mistiktir.Hon är lite av ett mysterium.
Mistik Kızıl yıldızDen mystiska rockstjärnan.
Fransız filozof ve mistik.Brittisk journalist, filosof och mystiker.
Bir sonraki yıl simyacı, mistiklerin eserleri ve büyü üzerine okumaya başladı.Наступного року він починає вивчення книг з алхімії, містики і магії.
Kendisi de bir mistiktir.Ім'я чоловіка також залишається загадкою.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Суфізм насправді не містична система, не релігія, але сукупність знань».
Hinduizm mistik bir dindir.Алавіти мають релігійну таємницю.
Bu dönemde Eyüpsultan alanı, mistik havasını kaybederek şehirle bütünleşmiş hale geldi.Тим часом в людських колоніях стало загадковим чином зникати населення.
Durumu biraz mistiktir.Jeho stav je záhadou .
Fransız filozof ve mistik.Řečtí filosofové a mystici.
Kendisi de bir mistiktir.Též znám jako Myloš.
Mistik Kızıl yıldızRudé hvězdy válečného nebe.
Kitap, dağlarda mistik bir taş bulan genç çiftçi çocuğu Eragon'un hikâyesini anlatır.Eragon spune povestea unui băiat de fermier, pe nume Eragon, care găsește o piatră misterioasă în munți.
Durumu biraz mistiktir.Puțul misterios.
Gerektiğinde beyaz mistik ranger olabilir.Marile mituri religiloase puteau atunci să se nască.
Fransız izlenimciliği ve mistik Kelt şiirleri ile karşılaştırıldı.Az anyagot a francia impresszionizmussal és a kelta költészettel hasonlították össze.
Mistik Kızıl yıldızA Crvena zvezda honlapja
Tarihin büyük bölümünde mistik ve felsefi düşünce birbirleriyle yakından ilişkili olmuştur.Läpi historian mystinen ja filosofinen ajattelu ovat olleet läheisesti yhteydessä toisiinsa.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Suufilaisuus on itse asiassa, ei mystinen järjestelmä, ei uskonto, vaan tiedon järjestelmä."
Mistik Kızıl yıldızMystinen ruusu, ...
Sul: Mistik bir piramit ile yarışır.Chimera sai kilpailuista MM-hopeaa.
Sufizm gerçekte mistik bir sistem veya bir din olmayıp bir bilgi bütünüdür.”Ο Σουφισμός είναι στην πραγματικότητα, όχι ένα μυστικιστικό σύστημα, όχι μια θρησκεία, αλλά ένα σώμα γνώσης."
Bu yönüyle Nifferi'nin mistik öğretisinde en yüce makamın Vâkıf'a verildiği görülmektedir.Συγκεκριμένα μνημονεύεται ως εκείνος που έδωσε στο Μιθριδάτη την πιο διακριτική συμβουλή.
Benim akıl almaz mistik gücümü anlamaya çalış.Ό,τι αποπροσανατολιστικό για το παρθένο μυαλό μου.
Kendisi de bir mistiktir.De er også et mysterium!"
Durumu biraz mistiktir.Han er meget mystisk.
Kozmik, mistik parçalar ve büyü ile ilgili dualar vardır.Eliksirer handler om at blande miksturer med magiske egenskaber.
Mistik beyaz, astro siyah ve buz platinyum renk seçenekleri mevcuttur.Hvit av farge, elfenbensfarget er tillatt.
Durumu biraz mistiktir.Kehidupannya cenderung misterius.
Kendisi de bir mistiktir.Tetapi, ia juga meninggalkan misteri.