Ana içeriğe geç
Sözlük

misiniz ile cümle

misiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?And We taught him to make a garment for you, to protect you from your hurt; so will you be thankful?
Hala düşünmez misiniz?So do you not ponder?
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?And We taught him to make a garment for you, to protect you from your hurt; so will you be thankful?
"ALLAH'ın," diyecekler. De ki, "Düşünmez misiniz?"Thereupon they will say, “To Allah”; proclaim, “Therefore why do you not ponder?”
ALLAH'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.And Allah is Oft Forgiving, Most Merciful.
Kendi içinizde de... Görmez misiniz?And in your own selves; so can you not perceive?
Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"My Lord embraces all things in His knowledge; will you not remember?
Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?Apart from Him, you have no protector neither mediator; will you not remember?
Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?" dedi.My Lord embraces all things in His knowledge; will you not remember?
Onları kovarsam, Allah'a karşı beni kim savunur? Düşünmez misiniz?"O my people, who would help me against God, if I drive you away?
De ki: "Söyler misiniz?Say: 'What think you?
De ki: "Söyler misiniz bana!Say: 'What think you?
Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"My Lord embraces all things in His knowledge; will you not remember?
Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
[7,54]Sizin O'ndan başka ne hâmîniz, ne şefaatçiniz yoktur. Hâlâ gereğince düşünmez misiniz?Apart from Him, you have no protector neither mediator; will you not remember?
"Ey halkım, onları kovarsam ALLAH'a karşı kim bana yardım edecek? Düşünmez misiniz?"O my people, who would help me against God, if I drive you away?
Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.Love ye not that Allah should forgive you And Allah is Forgiving, Merciful.
Yoksa siz, gökte olanın, üzerine taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Akıl erdirmeyecek misiniz?I ask of you no hire therefor, my hire is cnly on Him who created me, will ye not then reflect?
Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.Love ye not that Allah should forgive you And Allah is Forgiving, Merciful.
Yoksa gökte olanın üzerinize 'taş yağdıran (fırtınalı) bir rüzgar' göndermeyeceğinden emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
Allah'ın, sizi yarlıgamasını sevmez, istemez misiniz? Ve Allah suçları örter, rahimdir.Love ye not that Allah should forgive you And Allah is Forgiving, Merciful.
Allah'ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafûf'dur, Rahîm'dir.Love ye not that Allah should forgive you And Allah is Forgiving, Merciful.
O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgârı üzerinize salmayacağından emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
De ki: Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?Will ye not then consider?
Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"Will ye not then consider?
Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?Will ye not therefore reflect?
Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yağdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz?Or are ye secure that He Who is in the heaven will not send against you a whirlwind?
Şükretmez misiniz?Wherefore give ye not thanks?
Şimdi siz, şu ateşin ufak bir parçasını bizden savabilir misiniz?"We followed you, can you then take from us some portion of the Fire?"
Söyler misiniz?"And you have made of it lawful and unlawful."
Şimdi siz, ateşten bir parçasını olsun, bizden uzaklaştırabilir misiniz?We followed you, can you then take from us some portion of the Fire?"
Akletmez misiniz?"Will you not then understand?
Şimdi siz Allah'ın azabından bir kısmını bizden uzaklaştırabilir misiniz?"They will say: "Had Allah guided us, we would have guided you.
Şimdi şu ateşin bir kısmını olsun bizden uzak tutabilir misiniz?"We followed you, can you then take from us some portion of the Fire?"
Şimdi ateşin birazını bizden savabilir misiniz? derler.We followed you, can you then take from us some portion of the Fire?"
Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?Some, you disbelieved and some, you killed.
Şimdi siz, Allah'ın azabından en ufak bir şeyi bizden savabilir misiniz?"They will say: "Had Allah guided us, we would have guided you.
Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz?Whom you fear as you fear each other?
(Allah'tan) Korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdirmeyecek misiniz?But the Home of the Hereafter is better for the cautious; will you not understand?
Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz?And We made some of you tempters for one another—will you be patient?
Zanneder misiniz Allah'ı bırakıp da Şeytanları dost edinenler doğru yolu bulmuşlardır?They have adopted the devils for patrons rather than God, and they assume that they are guided.
Âhiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?But the Home of the Hereafter is better for the cautious; will you not understand?
"Yemez misiniz?" dedi.He said, “Will you not eat?”
Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?"Will you, then, protect us from Allah's chastisement?"
Öğüt almalı değil misiniz?Why, then, do ye not reflect?
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz? O zaman, yer, sarsıldıkça sarsılır.Are you secure that He who is in the sky will not make the earth swallow you while it quakes?
O göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz? O zaman yer aniden çalkalanmaya başlar.Are you secure that He who is in the sky will not make the earth swallow you while it quakes?
Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.Are you secure that He who is in the sky will not make the earth swallow you while it quakes?
Sabreder misiniz diye sizi birbirinizle sınarız.Will you endure?
Allah katında olan daha iyi ve devamlıdır. Akletmez misiniz?And what is with Allah is better and more lasting; so will you not use reason?
Allah'ın katındaki ise daha hayırlı ve daha süreklidir. Hâlâ aklınızı işletmeyecek misiniz?And what is with Allah is better and more lasting; so will you not use reason?
Gökte olanın, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Gökte olanın sizi yere geçirmeyeceğinden emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Gökte olanın sizi yerin dibine geçirmesinden güvende misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
O göktekinin, sizi yere batırmayacağından emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
Her şeyi kuşatmış olan Allah ın yeri sizinle birlikte göçürüvermesinden emin misiniz?Are you secure of those in the heaven that He should not make the earth to swallow you up?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod