Ana içeriğe geç
Sözlük

misafir ile cümle

misafir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yemekten sonra İbrahim ve üç misafir kalktılar.After eating, Abraham and the three visitors got up.
Misafir sanatçılar arasında Miss A, EXO, Rainbow, Infinite ve BAP vardı.[1][2]Guest performers included Miss A, EXO, Rainbow, Infinite and B.A.P.[4][5]
Gerçek dünyada Greta, annesinin ve misafirlerinin önünde yere yığılır.In the real world, Greta falls down dead in front of her mother and their guests.
Çatışma, davetsiz misafirlerin vahaya ulaşmasıyla sonuçlanmıştır.The clash resulted in the intruders accessing the oasis.
Ayrıca Harvard Üniversitesi'nde misafir yüksek lisans öğrencisiydi.He was also a visiting graduate student at Harvard University.[1]
Temmuz 2012'de Yeni Zelanda'daki Otago Üniversitesi'nde William Evans Misafir Profesör oldu.In July 2012 he was William Evans Visiting Professor at the University of Otago, New Zealand.
1960'larda misafir profesör olarak üç kez Amerika'ya gitti.He returned to America three times as a visiting professor in the 1960s.
Kutsal misafirperverlikSacred hospitality
Uygurlar, ana yemekler hazır olmadan önce misafirlere çay, tokaş ve meyve ikram etmeyi severler.Uyghurs like to treat guests with tea, nan and fruit before the main dishes are ready.
Genellikle misafirler için veya yemekten sonra servis edilir.It is usually served for guests or after food.
Öncesinde gizemli misafirler dikkat çekmeden kayboldu.Doch schon zuvor war der rätselhafte Besucher unauffällig verschwunden.
Bayan misafire çayı veriyor.Die Dame gibt dem Gast den Tee.
Aynı misafirperverlik devam etmektedir.Gastfreundschaft auch weiterhin gewährt werde.
Misafir olarak mı?Als Gast.
İnsanları misafir perver bir topluma sahiptir ve topuk yaylası içindedir.Für den Menschen erreichbarer waren mausernde und damit flugunfähige Gänse.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa siz de ona karşı zalimce davranın.Wenn dich ein Gast in deinen Räumlichkeiten belästigt, behandle ihn grausam und ohne Gnade.
Tek partili dönemden sonra saray, yabancı misafirleri ağırlamak amacıyla hizmete açılmıştır.Nach dem Umsturz diente der Palast zur Beherbergung von Staatsgästen.
Onegin Tatyana ile dans ederken misafirlerin onun hakkında konuştuklarını fark eder.Onegin tanzt mit Tatjana und bekommt den Tratsch der Gäste über ihn mit.
Evimde misafir ağırlıyormuşum gibi gibi sunuyorum.''Sie können sich aber als Hospitantin bei mir eintragen“.
Misafir evi olarak çalışır.Sie arbeitet als Wohnungsmaklerin.
Misafirperverliğe önem verilir.Einen besonderen Stellenwert nimmt die Gastfreundschaft ein.
Tekkenin dervişleri çok misafirperver olarak kabul edildi.Die Derwische des Klosters galten als sehr gastfreundlich.
1970 ve 1971 yıllarında Columbia Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı.In den Jahren 1970 und 1971 war er Visiting Scholar der Columbia University.
Liman burnunda bir misafirhanesi vardır.In der Bucht befindet sich ein Gästehafen.
Evlerinde misafir olur.Zu Gast in der Heimat.
Gelin, her misafir için ayağa kalkmaya mecburdur.Die Anlage stiess bei seinen Gästen allenthalben auf Begeisterung.
Birçok üniversitenin fakültelerinde dersler verdi ve misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı.Viele Universitäten luden ihn als Gastdozenten ein.
Prunier ve Lisette misafirliğe gelirler.Lisette und Prunier treten in die Villa ein.
15 Yaşında Almanya'da Heidelberg Üniversitesinde misafir profesör olarak çalıştı.Sie machte sich mit 25 Jahren als Klavierlehrerin in Heidelberg selbständig.
Her zaman misafire açıktırlar.Die Blattscheiden sind stets offen.
İftarlar hep misafirlerle açılır.Ihre Proben werden jedoch ständig durch die Ankunft der Gäste unterbrochen.
Müslünmanlar Peygamber'in misafir kaldığı bu evleri de ziyaret ederlerdi.Westlich davon befanden sich die Wohnhäuser der Gesandten.
Misafirlere 3 gün boyunca yemek verilir. .Nahrung sollte für drei Tage mitgenommen werden.
Eski Akşehirliler kıymetli misafirlerini.Die Neue Mühle begrüßt ihre Gäste!.
Ne var ki, evinde misafir ettiği "kadın"ın aslında bir erkek olduğunu anlayınca büyük bir şaşkınlık geçirir.Daß sie hier von Frau zu Frau geht, ist das eigentliche Skandalon.
Bu sahnede Moreau misafir oyuncudur ve kendini oynamaktadır (cameo rol).Til Schweiger hat einen Cameo-Auftritt und spielt sich – selbstironisch – selbst.
Köy insanları yardımseverlik, misafirperverlik ve açık gönüllülükleri ile tanınır.Sie zeichnen sich durch Gastfreundschaft, Offenheit und Tatkraft aus.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Ich dachte, ich spreche zu Leuten, die mich kennen.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Die zahlreichen Kaufleute wären oftmals in der Fremde unterwegs.
Bunlar evin reisi ve misafiri içindi.Haus Wiesengrund Tagungs- und Gästehaus des Ev.
Dışarıdan gelen misafirler bu köy odalarında ağırlanır.Bei diesem Ereignis kommen Besucher aus den umliegenden Dörfern.
Düğün bitene kadar kazanlar kaynar, misafirlere ikramlar devam eder.Doch das Geschäft der Kupplerinnen blüht, solange sie nicht erwischt werden.
Atletler de yedi ayrı Olimpiyat köyünde misafir edildi.Offiziell gelang es bisher 24 Athleten, an sechs verschiedenen Olympischen Winterspielen teilzunehmen.
Misafirinin aklından geçenleri sezen Nasreddin der ki: "Bütün bunlar babamdan kaldı.Mit dem Ruf: „Dies ist der Mörder meines Vaters!“ erlangt er die Sprache zurück.
Her evin bir misafir odası olur, her misafir odasının da protokol sırasına göre oturma adabı vardır.Es gibt jedoch einen Weg, Platz für einen weiteren Gast zu machen, obwohl alle Zimmer belegt sind.
Bu festivalde geleneksel yöre yemeği keşkek gelen misafirlere ikram edilir.Sie werden zu repräsentativen Veranstaltungen der Stadt als Gäste eingeladen.
İmogen Goffredo'nun misafiri hakkında merağa düşer ve çok geçmeden onun kim olduğunu öğrenir.Er möchte wissen, ob sie Tavernier kennt und wann sie ihn zuletzt gesehen hat.
Prunier ve Lisette misafirliğe gelirler.Prunier et Lisette arrivent.
Misafirleri bildiğim insanlarla sınırladım.Nous avions invités les personnes que nous connaissions personnellement.
Misafirlere 3 gün boyunca yemek verilir. .Ils ont suffisamment à manger pour trois jours.
Cevap olarak Sultan, misafirlerinin arzularının yerine getirileceğinin garatisini verdi.En retour, le sultan assure à ses hôtes que leur demande va être agréée.
Çayoba, köyünün insanları çok sıcak ve misafirperverdir.La communauté de Hoa se veut accueillante et chaleureuse.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Aux yeux des étrangers, les Sogdiens étaient surtout des marchands.
Misafir evi olarak çalışır.Elle travaille comme hôtesse de l'air.
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.La fréquentation sans être irréprochable, est pourtant assez bonne.
Misafirler gelmeye başlar.Les invités arrivent.
Misafir perverliğin en güzeli sergilenmektedir.On donne au visiteur les meilleurs morceaux.
Bayramlarda köyde öğle namazından sonra herkes misafirleri yemek yemeye götürür.Quand il apparaît dans la cuisine, à l'heure de déjeuner, tout le monde fuit.
Üyeleri misafir edenlere "host" denir.Des invités « guest » viennent également leur rendre visite.
Eğer bir eve misafir olarak geldiyseniz.J'y suis intervenu comme invité.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod