Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.זה גם הופך אותך למצותתת מצויינת, כי אפשר להאזין לשתי שיחות בו-זמנית.
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.كما أنه يجعلك جيدة جدا في التنصت لأنه يمكنك الاستماع إلى محادثتين في نفس الوقت
Ayrıca sizi çok iyi bir kulak misafiri yapıyor, çünkü aynı anda iki konuşmayı birden dinleyebiliyorsunuz.盗み聞きが上手でもあるんですね だから悪い事ばかりでもないんです
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Beim Abendessen ist ihr Weinglas anders als all die anderen Weingläser auf der Party.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Hun wijnglas is anders dan alle andere wijnglazen op het feest.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Jej/jeho pohár na víno pri večery je iný ako ktorýkoľvek iný pohár na víno na večierku.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Jej kieliszek wina jest inny od reszty.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.자신들의 와인잔은 저녁파티에 있던 다른 와인잔들과는 다른 것처럼요.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.la sua macchina è diversa da ogni altra ad una cena il loro bicchiere di vino è diverso da ogni altro
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Ly rượu của họ cũng khác với từng chiếc ly rượu còn lại tại buổi tiệc.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Njen kozarec z vinom na večerji je drugačen od vseh drugih kozarcev.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.O copo de vinho dela, ao jantar, é diferente de todos os outros copos de vinho.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Paharul ei/lui de vin este diferit de oricare alt pahar de la acea petrecere.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Sklenice na víno na večírku je odlišná od všech ostatních sklenic
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Son verre de vin dans un dîner est différent de tous les autres.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Under middagen är deras vinglas annorlunda än alla andra vinglas på middagsbjudningen.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Vacsoránál, az ő borospoharuk más, az összes többi borospohárnál azon a vacsorán.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Το ποτήρι που πίνει κρασί είναι διαφορετικό από το ποτήρι κάθε άλλου καλεσμένου.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Его бокал вина отличается от всех остальных бокалов на вечеринке.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Його бокал вина відрізняється від бокалів інших присутніх на обіді.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.Чашата за вино на този човек е някак различна от всички други чаши.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.כוס היין שלהם בארוחה שונה משל כל יתר הנוכחים.
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.وكذلك فإن كأس النبيذ الخاص بهن فى حفل العشاء يختلف عن سائر الكوؤس الأخرى
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.この詩の場合男は茣蓙(ござ)に特別な思いを抱いたのです
Bardağı, misafirlikte bütün diğer bardaklardan farklıdır.就算係晚宴嘅時候,佢哋嘅酒杯都特別同宴會上其他人嘅酒杯唔同
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Chủ tịch, đến lúc chào khách rồi đấy ạ
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Doamna presedinte, este timpul sa primiti invitatii.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Elnök asszony, itt az idő, hogy köszöntse a vendégeket!
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Frau Präsidentin, Zeit die Gäse zu begrüssen.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Johtaja. Teidän on aika tervehtiä vieraita.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim. Joon Pyo, sende yerini al hadi.Gospa, čas je da pozdravite goste.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ordförande, det är dags att hälsa på dina gäster.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Pani prezidentka, už je čas pozdraviť hostí.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presiden, sudah waktunya menyapa tamu-tamu.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presidente, è ora di salutare i vostri ospiti.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Présidente, il est temps pour vous de saluer vos invités.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ředitelko,je čas, abyste šla uvítat vaše hosty.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Πρόεδρε, είναι ώρα να χαιρετήσετε τους καλεσμένους σας.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Президент, настало время поприветствовать гостей.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.נשיאה, זה הזמן לברך את האורחים
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.سيدتي الرئيسه، حان الوقت للترحيب بضيوفك.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.ジュンピョ 下りてきて 持ち場につきなさい
Başkan Zuma ve hükümet üyelerine, valilere, bakanlara ve değerli misafirlere...Obrigado.
Başkan Zuma ve hükümet üyelerine, valilere, bakanlara ve değerli misafirlere...みなさん
Bayağı misafirin var gibi görünüyor. Evet.تتأكّد إن كانت وهبته جسدها وروحها .وكلّ شيء
Bayağı misafirin var gibi görünüyor.Tycker du inte att man ska slå numret först?
Bay Ho... misafiriniz var.Господин Го... к вам пришли.
Bay Ho... misafiriniz var.Ho ... Der er en, der vil tale med dig.
Bay Ho... misafiriniz var.Ho, sinulle on vieras.
Bay Ho... misafiriniz var.Ho... ... tem uma visita.
Bay Ho... misafiriniz var.Mr Ho... Nån som vill träffa dig.
Bay Ho... misafiriniz var.Panie Ho. Ma pan gościa.
Bay Ho... misafiriniz var.Signor Ho... C'è qualcuno che la cerca.
Bay Ho... misafiriniz var.Sr. Ho... ...tiene una visita.
Bay Ho... misafiriniz var.Κύριε Χο; Έχεις έναν επισκέπτη.
Benim evime geldiyse benim de misafirim demektir.Az én házamban van, szóval az én vendégem is.
Benim evime geldiyse benim de misafirim demektir.Cô ấy ở trong nhà tôi nên cô ấy cũng là khách của tôi.
Benim evime geldiyse benim de misafirim demektir.Dia di rumahku, jadi dia juga tamuku.
Benim evime geldiyse benim de misafirim demektir.Elle est chez moi donc elle est également mon invitée.
Benim evime geldiyse benim de misafirim demektir.Hän on minun talossani, joten on myös minun vieraani.