Ana içeriğe geç
Sözlük

miras ile cümle

miras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.car ils sont ton peuple et ton héritage, et tu les as fait sortir d`Égypte, du milieu d`une fournaise de fer!
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.de er jo dit Folk og din Ejendom, som du førte ud af Ægypten, af Smelteovnen.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.de er jo ditt folk og din arv, som du førte ut av Egypten, midt ut av jernovnen.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.denn sie sind dein Volk und dein Erbe, die du aus Ägypten, aus dem eisernen Ofen, geführt hast.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.kajti tvoje ljudstvo so in tvoja dediščina, ki si jo peljal iz Egipta, iz peči železne.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır."저희는 주께서 철 풀무 같은 애굽에서 인도하여 내신 주의 백성, 주의 산업이 됨이니이다"
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.lebo sú tvojím ľudom a tvojím dedičstvom, ktorých si vyviedol z Egypta, zprostred železnej pece,
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Mereka adalah umat-Mu sendiri yang telah Kaubawa keluar dari Mesir negeri di mana mereka disiksa
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Mert õk a te néped és örökséged, a kiket kihoztál Égyiptomból, a vaskemencze közepébõl,
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Neboť jsou lid tvůj a dědictví tvé, kteréž jsi vyvedl z Egypta, z prostřed peci železné.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Ponieważ są ludem twoim, i dziedzictwem twojem, któreś wywiódł z Egiptu, z pośrodku pieca żelaznego.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Porque ellos son tu pueblo y tu heredad que sacaste de Egipto, de en medio del horno de hierro
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.porque são o teu povo e a tua herança, que tiraste da terra do Egito, do meio da fornalha de ferro.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Sillä ovathan he sinun kansasi ja sinun perintöosasi, jonka olet vienyt pois Egyptistä, rautapätsistä.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Ty de äro ju ditt folk och din arvedel, som du har fört ut ur Egypten, den smältugnen.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.Want zij zijn Uw volk; Uw erfdeel, dat U bevrijdde uit de Egyptische oven.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.διοτι λαος σου και κληρονομια σου ειναι, τον οποιον εξηγαγες εξ Αιγυπτου, εκ μεσου του σιδηρου χωνευτηριου.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.защото те са Твои люде и Твое наследство, които си извел из Египет, отсред железарската пещ.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.ибо они Твой народ и Твой удел, который Ты вывел из Египта, из железной печи.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.כי עמך ונחלתך הם אשר הוצאת ממצרים מתוך כור הברזל׃
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.لانهم شعبك وميراثك الذين اخرجت من مصر من وسط كور الحديد.
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.因 為 他 們 是 你 的 子 民 、 你 的 產 業 、 是 你 從 埃 及 領 出 來 脫 離 鐵 爐 的
Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.因為 他 們是 你 的 子民 、 你 的 產業 、 是 你 從 埃及 領出來脫離鐵 爐的
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.(60:6) ибо Ты, Боже, услышал обеты мои и дал мне наследие боящихся имени Твоего.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.(61:6) Car toi, ô Dieu! tu exauces mes voeux, Tu me donnes l`héritage de ceux qui craignent ton nom.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Będę mieszkał w przybytku twoim na wieki, schraniając się pod zasłonę skrzydeł twoich. Sela.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Budem bývať v tvojom stáne na veky; utečiem sa do skrýše tvojich krýdel. Sélah.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Buduť bydliti v stánku tvém na věky, schráním se v skrýši křídel tvých. Sélah.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Căci Tu, Dumnezeule, îmi asculţi juruinţele, Tu îmi dai moştenirea celorce se tem de Numele Tău.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Denn du, Gott, hörst mein Gelübde; du belohnst die wohl, die deinen Namen fürchten.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Dimorerò nella tua tenda per sempre, all'ombra delle tue ali troverò riparo
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Hadd lakozzam a te sátorodban mindörökké; hadd meneküljek a te szárnyaid árnyéka alá! Szela.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Ja du, o Gud, har hørt mine Løfter, opfyldt deres Ønsker, der frygter dit Navn.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.하나님이여 내 서원을 들으시고 주의 이름을 경외하는 자의 얻을 기업을 내게 주셨나이다
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Laat mij toch altijd in Uw huis mogen blijven. Laat mij bij U mogen schuilen, veilig onder Uw vleugels.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.La mig bo i ditt telt i all evighet, la mig finne ly i dine vingers skjul! Sela.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Låt mig bo i din hydda evinnerligen; under dina vingars beskärm tager jag min tillflykt. Sela.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Pois tu, ó Deus, ouviste os meus votos; deste-me a herança dos que temem o teu nome.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Pues tú, oh Dios, has oído mis votos; has dado heredad a los que temen tu nombre
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Sebab Engkau telah mendengar janjiku, ya Allah, dan memberi kepadaku milik pusaka orang takwa
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Suo minun asua sinun majassasi iankaikkisesti, turvautua sinun siipiesi suojaan. Sela.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Zakaj ti, o Bog, si poslušal obljube moje, dal si mi dediščino tistih, ki se bojé imena tvojega.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Διοτι συ, Θεε, εισηκουσας των ευχων μου εδωκας μοι την κληρονομιαν των φοβουμενων το ονομα σου.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.Защото Ти, Боже, си чул обреците ми, Дал си ми наследство каквото даваш на ония, които се боят от името Ти.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.כי אתה אלהים שמעת לנדרי נתת ירשת יראי שמך׃
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.‎لانك انت يا الله استمعت نذوري. اعطيت ميراث خائفي اسمك‎.
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.神 阿 、 你 原 是 聽 了 我 所 許 的 願 . 你 將 產 業 賜 給 敬 畏 你 名 的 人
Çünkü sen, ey Tanrı, adaklarımı duydun, Adından korkanların mirasını bana verdin.神阿 、 你 原是 聽 了 我 所 許 的 願 . 你 將產業賜給 敬畏 你 名 的 人
Çünkü yine de özel bir mülkü miras olarak alabilirsiniz.Ik bedoel maar, het is geen extreme vorm van herverdeling.
Çünkü yine de özel bir mülkü miras olarak alabilirsiniz.Kamu masih bisa mewarisi kepemilikan pribadi.
Çünkü yine de özel bir mülkü miras olarak alabilirsiniz.Есть налоги на доход, и... я имею ввиду нет экстримальную форму перераспределения.
Çünkü yine de özel bir mülkü miras olarak alabilirsiniz.يمكنكم وراثة بعض الممتلكات الحاصة
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""A nemzedék, amelyik a hegy csúcsán élt, amelyik olyan nagyot bulizott, hogy elherdálta az örökséget."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""de generatie die op de bergtop leefde, die zo hard feestte, en z'n erfenis zo misbruikte."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Generasi yang hidup di puncak gunung yang sering berpesta dan menyalahgunakan warisannya."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Generația care a locuit în vârf de munte, care a petrecut din greu și și-a abuzat moștenirea."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""산 정상에서 살았던 세대들은 파티를 너무 즐기다 살 곳을 다 망쳤데."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu"la generación que vivió en la cima de la montaña, que vivió la gran fiesta, y abusó de su herencia.
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu"la génération qui a vécu au sommet de la montagne, qui a tellement fait la fête et détruit son héritage.
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Thế hệ mà sống ở đỉnh của mô hình này, đã ăn chơi và lạm dụng quyền thừa kế của họ quá nhiều."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod