Ana içeriğe geç
Sözlük

mir ile cümle

mir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Mal, az olsun, çok olsun, mirasta muayyen bir pay var.Be it large or small a legal share is fixed.
Ana ve babayla yakınların bıraktıkları mallara mirasçı olacak erkek ve kadınları tayin ettik.For each We have appointed heirs to what parents and relatives leave behind.
Mirasçılar, aynı şartlar dahilinde erkek ve kız kardeşlerse erkeğe, kadına nispetle iki pay verilir.But if he has both brothers and sisters, the male will inherit a share equal to that of two females.
Söylediği şeylere biz mirasçı oluruz ve o bize yapayalnız gelir.All that he claims will revert to Us, and he will come before Us all alone.
Onlardır mirasçılar.These are the real gainers,
Öyle kişilerdir onlar ki Firdevs'i miras alırlar ve onlar orada ebedi kalırlar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
Böyle işte ve oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
Beni Naim cennetinin mirasçılarından et.And put me among the inheritors of Paradise.
Ve şu cennete mirasçı oldunuz işlediğiniz şeyler yüzünden.This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
Böyle işte ve onları miras verdik bir başka topluluğa.Thus it was; and We passed them on to another people.
Ve mirası, habbesine dek yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Ana-babanın ve akrabanın geriye bıraktıkları malların hepsi için mirasçılar belirledik.For each We have appointed heirs to what parents and relatives leave behind.
Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet!"And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Yeryüzü Allah'ındır, Allah ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar.The earth belongs to God: He can make whom He wills among His creatures inherit it.
Biz, elbette biz, hayat veriyoruz; biz öldürüyoruz. Ve biziz Vâris olanlar/mirasçı kalanlar.It is We who give life and We who give death, and We are the One who will abide.
Yeryüzüne ve üzerindekilere biz mirasçı olacağız, biz! Ve bize döndürülecekler.Verily We shall inherit the earth and whosoever is on it, and to Us they will return.
İşte bunlardır mirasçı olanlar;These are the real gainers,
Ki, Firdevs cennetine mirasçı olurlar, onda sürekli kalırlar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
"Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."And put me among the inheritors of Paradise.
Onlardan sonra oralarda çok az oturuldu. Biziz Vâris olanlar/mirasçılar, biz!These their dwellings were never inhabited except rarely after them; and they came back to Us.
Yemin olsun ki, Mûsa'ya o hak kılavuzu verdik ve İsrailoğullarını Kitap'a mirasçı kıldık.Verily We showed Moses the way, and bequeathed the Book to the children of Israel,
Onların ardından Kitap'a mirasçı olanlar da onun hakkında, işkillendiren bir kuşku içindedirler.But those who came to inherit the Book after them are also in doubt and disturbed about it.
İşte size, yapıp ettiklerinize karşılık mirasçı kılındığınız cennet!This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İşte böyle! Onlara başka bir toplumu mirasçı kıldık.Thus it was; and We passed them on to another people.
Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Böylece, bunlara İsrailoğullarını mirasçı yaptık.Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
Andolsun ki biz Musa'ya hidayeti verdik ve İsrailoğullarına, o Kitab'ı miras bıraktık.Verily We showed Moses the way, and bequeathed the Book to the children of Israel,
"İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur."This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İşte böylece biz de onları başka bir topluma miras bıraktık.Thus it was; and We passed them on to another people.
Haram helal demeden mirası yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Anne, baba ve akrabaların bıraktıkları her şey için bir mirasçı tayin ettik.For each We have appointed heirs to what parents and relatives leave behind.
Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar.The earth belongs to God: He can make whom He wills among His creatures inherit it.
Derken kitabı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerini aldı.Then after them a new generation inherited the Book.
Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
Andolsun ki biz Musa'ya o hidayeti verdik ve İsrailoğullarına o kitabı miras kıldık.Verily We showed Moses the way, and bequeathed the Book to the children of Israel,
İşte böylece biz onları başka bir kavme miras bıraktık.Thus it was; and We passed them on to another people.
Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haramhelal gözetmeden.And you devour (others') inheritance greedily,
Kaldı ki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah ne yaparsanız hepsinden haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Bu olay böylece tamamlandı. Bahsedilen bütün o nimetlere İsrailoğullarını mirasçı yaptık.Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
O, bu sözü hakka dönsünler diye, gelecek nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.This is the legacy he left to his descendants so that they may turn (to God).
Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.And you devour (others') inheritance greedily,
Göklerin ve yerin mirası ALLAH'ındır. ALLAH yaptıklarınızdan haberdardır.To God belong the heavens and the earth, and God is aware of all you do.
Miras ister az olsun ister çok olsun (kadın) bir pay almalıdır.Be it large or small a legal share is fixed.
Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız," diye seslendikAnd the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Onların yerine, kitaba mirasçı olan başka nesiller geçti.Then after them a new generation inherited the Book.
Cennete mirasçı olacak ve orada ebedi kalacaklar.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
Daha sonra onları İsrail oğullarına miras yaptık.Thus it was; and We made the children of Israel possess them.
Onlardan sonra kitaba mirasçı olanlar da ondan kuşku ve şüphe içindedirler.But those who came to inherit the Book after them are also in doubt and disturbed about it.
Yaptıklarınızın bir karşılığı olarak size miras olarak verilen cennet budur.This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
Böylece hepsini başka bir topluluğa miras bıraktık.Thus it was; and We passed them on to another people.
Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.And you devour (others') inheritance greedily,
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir.O People who Believe!
Kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanları mirasçı kılacağımız Cennet işte budur.It is the Paradise that We will bequeath to those among Our bondmen who remain pious.
Öylesine cennettir ki kullarımızdan kim, bizden çekinirse ona miras vereceğiz o cenneti.It is the Paradise that We will bequeath to those among Our bondmen who remain pious.
Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz.O People who Believe!
Kullarımızdan takva sahibi olanları mirasçı yapacağımız cennet işte budur.It is the Paradise that We will bequeath to those among Our bondmen who remain pious.
Ey iman edenler! Kadınları zorla miras olarak almanız helâl olmaz.O People who Believe!
De ki: "Allah, 'çocuksuz ve babasız olanın (kelale’nin)' mirasına ilişkin hükmü açıklar.Say: 'God pronounces to you concerning the indirect heirs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod