Bu bizim kültürel mirasımız.That's our cultural inheritance.
Miranda ve ben bugün buradayız çünkü kazalarımızın nasıl keşiflere yol açtığını paylaşmak istiyoruz.Miranda and I are here today because we'd like to share how our accidents have led to discoveries.
Çok kültürlü bir mirasa da sahip değilsin değil mi?It's unlikely... ...but you're not from a multicultural heritage, are you?
Kültürel miras mı?Multicultural heritage?
"Joseon'un Büyük Mirası, Oh Yoon Joo"[Joseon's Great Heritage by Oh Yun Ju]
"Peki, bu Tamamlanmadan!" Diye kesik kesik diye mırıldandı."Well, that finishes it!" he muttered brokenly.
Eğer savaşı bitirmek istiyorsanız Dünya'yı ortak mirasımız olarak ilan etmelisiniz.If you want the end of war, you must declare the Earth common heritage.
Dünya'nın kaynaklarını tüm insanların ortak mirası olarak ilan etmeliyiz.We must declare Earth's resources common heritage for all the world's people.
Ya da Tanzanya'da tanıştığım, Miriam isimli kızı ele alalım.Or take the girl I met when I was in Tanzania, a girl called Miriam.
Diyelim ki bu Leyla'ya miras kalan para.So let me say, Lydia's money that she inherited.
Şimdi bu ne kadar ediyor? Mirasının geri kalanını koyuyor.So how much was that?
Dünyadaki her organizma... ...mirasını burada saklıyor... ...hareketli bir kütüphanede.Every organism on Earth... ...contains as its inheritance and legacy... ...a portable library.
Geçmiş mirası yeni inşaatlarla... ...yok olmamış.The vestiges of its past are still retained... ...among the constructions of the present.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Our heritage is much more than our collective memory -- it's our collective treasure.
- Mira la boca!- Mira la boca!
51.81 Mira Déjame ver, yo düzelmiţ.51.81 Mira Déjame ver, yo düzelmiţ.
Los defectos no mirar, Estoy perturbado.Los defectos no mirar, Estoy perturbado.
- Miraste comer!- Miraste comer!
24.93 Mira a tu padre.24.93 Mira a tu padre.
19.94 Mira, ahora cómo voy a perderlo.19.94 Mira, ahora cómo voy a perderlo.
24.13 [Cesio teléfono celular sonando] 31.23 Mira, se me olvidó Tebo.24.13 [Cesio teléfono celular sonando] 31.23 Mira, se me olvidó Tebo.
2:40 Omar ... 04,72 Miras a esto, Lo que se vende en el cajón.2:40 Omar ... 04,72 Miras a esto, Lo que se vende en el cajón.
Vamos, señoras, Mira Nos quedaremos hasta tarde.Vamos, señoras, Mira Nos quedaremos hasta tarde.
Benim geldiğim yerde "Delhi göbeği" olarak biliniyor; "imparatorluk mirası".Where I come from, we call it Delhi belly, as a legacy of empire.
"Aşikâr kader"in mirası bu.This is the legacy of Manifest Destiny.
Mirah'dan "Shells" ♪ Nasıl dalgıç olunacağını öğrendin ♪"Shells" by Mirah) ♪ You learned how to be a diver ♪
Joan Miro'nun bir resmi.This is a picture by Joan Miro.
Bu yöntem ile Bay Miro bir başka resim için de tuvalinden tasarruf edebilirdi.With this method Mr. Miro could have saved canvas for another picture.
Başkan ona mirastan vazgeçip... ...ülkesine hizmet etmesini söyledi.The chairman told him not to put a finger on the money, but live to serve the country.
Hayatı boyunca biriktirdiği para bu, veya amcasından miras kalmıştır, bilmiyorum. -Right? That's just your life savings or you inherited it from your uncle.
Ben bir mirasıyım.I'm a legacy.
Senin mirasını yaşamayı denedim.I tried to live up to your legacy.
Miriam'a sor!Ask Miriam!
Sanıyorum benim mirasım da bu olacak: Simon'ın köpekbalığı salgısı.So this is possibly going to be my legacy --
Bunu bilimsel mirasım olarak görüyorum.I'll take that as my scientific legacy.
Umarım ölmeden önce çok daha çarpıcı ve romantik başka bir miras bulurum kendime.Hopefully, I might get something a bit more dramatic and romantic before I die.
Mirasımız olan çevresel yıkımla anlaşmalıyız.And deal with our legacy of environmental destruction.
Hep o erotik mırıltıAlways that erotic murmur,
"Yürüyüş Miraflores Sarayına doğru gidecek."The march will go towards Miraflores Palace.
Bir helikopter görene kadar orada kaldık - Miraflores'e geceyarısı geldi.We stayed there until we saw a helicopter - it arrived in Miraflores at midnight.
Ortada binlerce mirkop var.There are thousands of microbes there.
Amerika'nın rolü uygun mirası temsil ederAnd we strongly disagree. Except on one issue. Tell them what it is, Reverend Pat.
Bana göre bu durum başarılı bir miras.That for me is successful legacy.
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.You know, as for me, my wife and I have our own crazy legacy project.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.let our imagination take flight. You know, I never really believed in legacy.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.You know, I used to believe that education is the most important tool to leave a meaningful legacy.
Yarım kalmış bir mirasın ağır bilinciyle büyüdüm.I was raised with a very heavy sense of unfinished legacy.
Miriam Perez, Ann Friedman,Miriam Perez, Ann Friedman,
Bu, kendimden çok daha büyük bir çeşit miras ya da enerjiyle bağ kurmak gibi.It's as if I'm connecting with some legacy or with some energy far greater than myself.
Bu ortak miras fikrini inşa ettik.So, we've built this idea of a commons.
Bu, benim size tarif ettiğim şey; ... ...bu, Afrika'nın doğal politik mirasının bir parçası.Now, this is what I have described to you. This is part of Africa's indigenous political heritage.
Bana çocuk vermediğin için evimdeki bir uşak mirasçım olacak.››Abram said, "Behold, to me you have given no seed: and, behold, one born in my house is my heir."
Avram, ‹‹Ey Egemen RAB, bu toprakları miras alacağımı nasıl bileceğim?›› diye sordu.He said, "Lord Yahweh, how will I know that I will inherit it?"
Sonra Tanrıya, ‹‹Keşke İsmaili mirasçım kabul etseydin!›› dedi.Abraham said to God, "Oh that Ishmael might live before you!"
Rahelle Lea, ‹‹Babamızın evinde hâlâ payımız, mirasımız var mı?›› dediler,Rachel and Leah answered him, "Is there yet any portion or inheritance for us in our father's house?
Miras alacağınız ülkenin her yerinde tarlanın asıl sahibine tarlasını geri alma hakkı tanımalısınız.In all the land of your possession you shall grant a redemption for the land.
Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.Moses cried to Yahweh, saying, "Heal her, God, I beg you!"
Kızı yoksa mirasını kardeşlerine,If he has no daughter, then you shall give his inheritance to his brothers.
Siz Mısırdan çıktıktan sonra Tanrınız RABbin yolda Miryama neler yaptığını anımsayın.Remember what Yahweh your God did to Miriam, by the way as you came forth out of Egypt.
Yakupun topluluğuna miras olarak, Musa bize yasayı verdi.Moses commanded us a law, An inheritance for the assembly of Jacob.