Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Ik waardeer jullie aandacht vandaag, want om te tonen dat jullie er echt iets om geven, luisteren jullie.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Jag uppskattar er medverkan idag, för att visa att ni verkligen bryr er, lyssnar ni.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.J'apprécie votre attention aujourd'hui, parce que pour montrer que cela vous intéresse vraiment, vous écoutez.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Jeg sætter pris på jeres opmærksomhed, fordi i ved at lytte viser, at det betyder noget.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Kiitän kunniasta koska huomaan että kuuntelette ja välitätte siitä mitä minulla on sanottavaa.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.오늘 여러분이 주목해 주셔서 감사합니다, 왜냐하면 여러분이 관심을 가지고, 듣는다는걸 보여주니까요.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Les agradezco su atención en el día de hoy, porque para mostrar que realmente les importa escuchan.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Mi fa piacere la vostra attenzione, oggi Perché per mostrare che vi interessa davvero voi ascoltate.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Nagyra értékelem a figyelmüket ma, mivel így derül ki, hogy igazán törődnek a témával, mert meghallgatnak.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Oceňujem vašu pozornosť, pretože to, že sa naozaj staráte ukazuje to, že počúvate.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Oceňuji vaši dnešní pozornost, protože ukazujete, že se opravdu staráte, tím že posloucháte.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Vă mulţumesc pentru atenţia acordată azi, deoarece pentru a arăta că vă pasă cu adevărat, ascultaţi.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Εκτιμώ την προσοχή σας σήμερα, διότι για να δείξεις ότι πραγματικά ενδιαφέρεσαι, ακούς.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Оценявам вниманието ви днес, защото, като слушате, показвате, че наистина ви е грижа.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Я очень благодарна вам за внимание, потому что, чтобы показать, что вам действительно интересно, вы слушаете.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Я ціную вашу увагу сьогодні, тому що, аби показати, що вам дійсно не байдуже, ви слухаєте.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.אני מעריכה את תשומת הלב שלכם היום, מפני שעל מנת להראות שבאמת אכפת לך, אתה מקשיב.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.وأنا شاكرةٌ جداً إصغائكم لي لان هذا يعني أنكم تهتمون فعلاً فأنتم تستمعون
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.本当に関心を示して 耳を傾けてくださいますから しかし この子供は大人よりずっと素晴らしいという
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Ik ben echt dankbaar dat ik deze boodschap weer mag delen met iedereen hier bij TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Je suis très reconnaissante d'avoir pu partager ce message à nouveau, avec tous les membres de TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Nagyon hálás vagyok a lehetőségért, hogy ezt az üzenetet megoszthattam a TED közönségével.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Portanto, estou muito grata pela oportunidade de partilhar esta mensagem outra vez, com todos na TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.TED 참가한 사람들에게 이런 메시지를 전할 수 있는 기회를 주신 것에 다시 한 번 감사드립니다.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Thế nên tôi thật sự rất biết ơn cơ hội này để tôi chia sẻ thông điệp này một lần nữa, với mọi người tại TED
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Więc jestem bardzo wdzięczna, że mogę podzielić się tym przesłaniem ze wszystkimi uczestnikami TEDa.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Поэтому я так благодарна за выпавшую мне возможность вновь поделиться своими идеями со всеми участниками TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Така,че аз съм наистина благодарна за тази възможност да споделя това послание отново, с всеки на ТЕД.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.אני אסירת תודה על ההזדמנות לשתף במסר הזה שוב את כולם ב-TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.لذا حقا أنا شاكرة لهذه الفرصة لمشاركة هذه الرسالة مرة أخرى، مع الجميع في تيد.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.今日 再び TED で私の話を皆さんと 共有できて本当に有難く思っています 後で何人かで集まって これらの話題 や ルーツ&シューツについて話し合いましょうよ
Bunun için çok da minnettarım.Alors, en vérité, j'étais vraiment reconnaissante.
Bunun için çok da minnettarım.Asa ca, sunt foarte recunoscatoare.
Bunun için çok da minnettarım.Dus, eerlijk gezegd was ik erg dankbaar
Bunun için çok da minnettarım.Jadi, sejujurnya saya sangatlah bersyukur.
Bunun için çok da minnettarım.그레서 사실은 너무 감사했어요.
Bunun için çok da minnettarım.Quindi, a dir la verità, ero veramente grata.
Bunun için çok da minnettarım.Så, jag är verkligen tacksam.
Bunun için çok da minnettarım.So, in Wahrheit, ich war wirklich sehr dankbar.
Bunun için çok da minnettarım.Takže, pravdupovediac, som veľmi vďačná.
Bunun için çok da minnettarım.Vì vậy, thật lòng em rất cảm ơn.
Bunun için çok da minnettarım.Więc, w rzeczywistości byłam bardzo wdzięczna.
Bunun için çok da minnettarım.Και γιάυτό, είμαι πραγματικά πολύ ευγνώμων.
Bunun için çok da minnettarım.Но аз наистина съм много благодарна.
Bunun için çok da minnettarım.Но, по правде, я была очень благодарна.
Bunun için çok da minnettarım.אז, האמת היא שאני ממש מלאת תודה
Bunun için çok da minnettarım.لذا ، في الحقيقه أنا كنت شاكرة جداً
Bunun için çok da minnettarım.でも これだけは言えます
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Daar ben ik ze heel dankbaar voor.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Dan saya sangat senang orang tua saya seperti itu.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.E eu estou muito grata que o tenham feito.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.E gli sono infinitamente grata per questo.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.És nagyon hálás vagyok emiatt.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Et je suis si reconnaissante qu'ils l'aient vu comme ça.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Jestem im za to wdzięczna.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.그리고 그렇게 해준 것에 대해서 정말 감사드립니다.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Şi le sunt foarte recunoscătoare pentru asta.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Und ich bin so dankbar, dass sie das taten.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Và tôi biết ơn bố mẹ vì đã hiểu như vậy.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.Και τους ευγνομωνώ τόσο για αυτό!