Ana içeriğe geç
Sözlük

minnet ile cümle

minnet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
KHSBA'nın kurucusu Ron Stç John'a -- işte orda -- minnet borcumuz var.(Applause) Hello, Ron!
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.We owe an incredible debt of gratitude to these two women.
Sadece minnettar olduğum için bile gitmeliyimEven if it's only because I'm grateful, I have to go.
Bunun için çok da minnettarım.So, in truth, I'm really thankful.
Minnettâr olmak.Thankfulness.
It Ben yaptığım her şey için çok minnettarım Beni Alex için.I'm so grateful for everything that you did for me Alex.
"Açıklamak olsaydı ben minnettar olmalı.""I should be grateful if you would explain."
Minnettarlığımı göstermek için.To show my gratitude.
Bize geldiği için minnettar olmalısın.Be grateful she's come to us.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.I appreciate your attention today, because to show that you truly care, you listen.
Ve minnettar olduğum şeyler için....And I'm thankful for a lot of things too.
Bunu yaptıkları için çok minnettarım.And I'm so grateful they did.
Ve bugün burada olduğunuzdan dolayı gerçekten minnettarız.And we really appreciate you all being here today.
(Tezahurat, alkış) Ve size şükran duyan bu başkan hayatınız boyunca size minnettar kalacaktır.(Cheers, applause.) And you will have the lifelong appreciation of a grateful president.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.We're more appreciative, more open to reconciliation.
Olursa size ömürboyu minnet ederim.I'd be indebted for life if he did.
Büyükbabam, üzgünüm ve minnettarım.Grandfather, I'm sorry and I'm grateful.
Minnet ziyareti.Gratitude visit.
Ama şimdilik buna minnettarım.But for the time being, thank you for that.
Sevgili arkadaţlar, gösterdiđiniz sevgiye minnettarým.- Acabei de sentar! - Os partidários de Daens, despedidos!
Minnettar olsaydın, seni almaya geldiğim zaman teşekkür ederdin.If you were grateful, you should have said so when I came.
Size minnetarım efendim, benim ve veya ailemin yapabileceği bir hizmet varsa.You have my thanks sir, and whatever service I and my family may provide you and yours.
Çok minnettarız."We're all so grateful."
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.So my feminism is very indebted to my mom's, but it looks very different.
Bana minnettarsın, değil mi? Evet, uzun süre kalacağım burada. Hayır, ben hallederim.Thankful, aren't ya?
Herkes için çalma şansını elde ettiğim için de gerçekten minnettarım.I'm really grateful that I get a chance to play for everyone.
Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler.They impress upon you that they have submitted.
De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Güzel söz ve suç bağışlama, ardında minnet olan sadakadan hayırlıdır.Saying a word that is kind, and forgiving is better than charity that hurts.
İnanan ve iyi işlerde bulunanlarsa: Onlarındır minnetsiz mükafat.But those who believe and do the right, will have a continuing reward.
Müslüman olduk diye seni minnet altında mı bırakırlar?They impress upon you that they have submitted.
Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükafat var.There is surely reward unending for you,
Onlar İslam'a girdikleri için seni minnet altına sokuyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.And keep recounting the favours of your Lord.
Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar.They impress upon you that they have submitted.
İslâm'a girmelerini sana minnet ediyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Onlara de ki: “Müslümanlığınızı bana minnet etmeyin.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Asıl size iman yolunu gösteren Allah size minnet eder, eğer iman iddianızda samimi iseniz!”In fact God has favoured you by showing you the way to belief, if you are men of truth."
Müslüman (teslim) oldular diye seni minnet altında bırakmak istiyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın.They count it as a favour to thee that they have surrendered!
Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir.In fact, it is God who has done you a great favor by guiding you to the faith.
Eğer doğrulardan iseniz (Allah'a minnettar olmanız gerekir.)(Think about this) if you are people of truth.
MinnetonkaCity in Minnesota USAMinnetonka
Beall minnettarlıklarını belirterek bitirdi:Beall ended with a note of gratitude:
Dengesiz bir geçiş dönemine rağmen, ülkedeki insanların çoğu değişime minnettarlar.Despite a rocky transition, most in the country are still thankful for change.
Bu minnettarlık, Irak'taki savaşı destekleme kararını doğuran nedenlerden biriydi.That gratitude was among the reasons for deciding to support war in Iraq.
Emma, Harriet'in Frank'e olan minnettarlığını aşk ile karıştırır.Emma mistakes Harriet's gratitude to Frank as her being in love with him.
Mehmed Bey Minnetoğlu, bu ikinci Yayçe kuşatmasından sonra Bosna valisi olarak atandı. [7]Mehmed Bey Minnetoğlu was appointed the governor of Bosnia after this second siege of Jajce.[7]
Filmde Dylan Minnette, Piercey Dalton, Sharif Atkins, Patricia Bethune ve Aaron Abrams rol alıyor.The film stars Dylan Minnette, Piercey Dalton, Sharif Atkins, Patricia Bethune, and Aaron Abrams.
Nasır minnetle Kuvvetli'ye "Birinci Arap Vatandaşı" fahri unvanını verdi.In gratitude, Nasser awarded Quwatli the honorary title of "First Arab Citizen".
Minnettarlığı ifade etmek için ilk bina olarak bir kilise seçildi.A church was chosen as the first building in order to express gratitude.
Size daha müreffeh zamanlarda yaptıklarıyla kanıtlayacağı canlı minnettarlığını vaat ediyoruz."We promise you her lively gratitude, which she will prove by deeds in more prosperous times.
Minnettar Daniel yemeğini yedikten sonra, Rab'bin meleği Habakkuk'u evine geri götürdü.After the grateful Daniel ate his dinner, the angel of the Lord carried Habakkuk back to his place.
Minnetle verildi.Gratefully given.
Yardımınız için size çok minnettarım.Ich bin dir für deine Hilfe sehr dankbar.
Bazı kilitli kapılar için minnettar olman gerektiğini fark edinceye kadar çok fazla zaman geçer!Es vergeht sehr viel Zeit, bis du erkennst, dass du für einige verschlossene Türen dankbar sein solltest!
Minnettar olmak için her zaman bir neden vardır. Bul onu !Es gibt immer einen Grund, dankbar zu sein. Finde ihn!
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Anstatt dankbar zu sein für die unaufhörliche Präsentation unserer Schande, fange ich an wegzuschauen.
Minnet duyguları bir başka insana yönelik olabileceği gibi bir tanrıya yönelik de olabilir.Umstritten ist, inwiefern der Mensch sich aus eigenen Kräften schon Gott zuwenden kann.
Bu yüzden onlara minnettar olması gerekir.Sie müssen also geschätzt werden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod