Tom çok minnettar olduğunu söyledi.Tom said that he was very grateful.
Desteğiniz için minnettarım.I'm grateful for your support.
Minnettar olacak çok şeyim var.I have a lot to be grateful for.
Tom ve Mary minnettardır.Tom and Mary are grateful.
Tom yaptığın şey için çok minnettar.Tom is very grateful for what you did.
Minnettar olduklarını söylediler.They said they were grateful.
Bunu bana yapsaydın sana minnettar olurdum.I'd be grateful to you if you did that for me.
Katkılarınızdan dolayı çok minnettarım.I'm grateful for your contributions.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Instead of being grateful for the continuous show of our shame — I start looking away.
Dylan Minnette rolü Kenny, Owen'a işkence eden kabadayı.Dylan Minnette as Kenny, the bully who torments Owen.
İslam inançlarına göre bu sûre Kureyş ve Allah'ın minneti hakkında inmiştir.Yang Wo, believing Xu was advising him out of good faith, wept and thanked him.
Bu yüzden onlar için çok minnettarım" dedi.So I am very grateful to them."
Düşüncelerimi ifade edebildiğim için minnettarım ve bu benim ülkemi onurlandırma şeklim."We are proud to represent this region, and we're proud of our heritage."
Bana çok güzel bir aile ortamı yaşattığı için Kemal'e minnettarım.Lafferty has said it has been gratifying to play a good family man.
Bu eseri dayısına bütün yardımları için duyduğu minnettarlığın ifadesi olarak ithaf etti.An obvious friendship is shown from her thankfulness for his aid.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.And I'm grateful for my mentors, and I'm sure all of you are too.
Ey Allahým! Sonsuza dek sana minnettarýmWhat happened to the sanctity of life?
Minnettar kalırım.I'd be infinitely grateful.
Bana birisi yardım ederse minnettar olacağım.I would be grateful if someone came to help me.
Bu pek de minnettarlık değilThat's not very appreciative.
"Ben son derece size minnettarım."I am immensely indebted to you.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.Nature's beauty is a gift that cultivates appreciation and gratitude.
Şu an sahip olduğunuz tek hediye ve tek uygun cevap minnetarlık.It's the only gift that you have right now, and the only appropriate response is gratefulness.
Bırakın, minnettarlık etrafınızdakilere lütuf olarak taşsın.Let the gratefulness overflow into blessing all around you.
Ve bu gün sizlere hitap etme fırsatını bulduğum için çok minnettarım.And I'm intensely grateful for the opportunity to speak to you today.
Sana minnettanm Tlepş!I'm grateful to you Blacksmith!
Ve hayatını benimle paylaştığı için ona çok minnettarım.And I thank her, deeply, for sharing her life with me.
Sayın Baş gerçekten çok minnettarım - bunu gayet iyi biliyorum.I am really so indebted to Mr. Chief--you know that perfectly well.
Larry ve Sergey -- Web'in olduğu gibi inşasından yardım edenler, ve buna çok minnettarım.Larry and Sergey -- people who have helped build the Web as it is, and I'm grateful for that.
Bu ödül için minnettarım, ve ödülü bu amaçla kullanacağım.I am grateful for this prize, and I will use it to that end.
Adam çok minnettar ve çok mutlu bir şekilde benden parayı aldıAnd he, this man who was very grateful, and very happy, took the money from me,
Sana minnettarız, büyükanne. ...Yüce İsa adına...Thank you for everything, grandma. ...in the name of Jesus Christ...
"Ben size son derece minnettarım."I am immensely indebted to you.
Ne olursa olsun, minnetle dinleyeceğim.And whatever you say, I'll read it gratefully.
Minnettarlığa ihtiyaç yoktur.We don't need any gratitude.
Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.I appreciate your listening to this story.
Sağlıklı Minnet & Büyük Veri]Healthy Gratitude & Massive Data.]
Sana minnettarız, seni selamlıyoruz, Çok teşekkürler, Anas.And we're appreciative. We salute you. Thank you so much, Anas.
Gerçekten minnettarım.I really appreciate it.
Gil Dong. <i>Eğer minnettarsan, Lütfen biraz daha kal.</i>Gil Dong. If you are grateful, please stay here a little longer.
Minnettar olmamız gerekmez mi?The planet has been the best host for species.
Ve bunun için çok minnettarım.And for that I am very grateful.
Evliliği minnetle kabul et.Marriage, accept it with grace.
Size minnettarız.We greatly appreciate it
Herkes sana karşı minnettar olacaktır.Everyone would be grateful towards you.
Olağanüstüydü ve bize bu kadar çok güvendiği için... ...kendimizi minnettar hissettik.It was phenomenal, and we felt grateful that she trusted us to that extent.
Ve bugün bu yolculuğu sizinle paylaşma fırsatına kavuştuğum için minnetarım.And I'm grateful for the opportunity to share this voyage with you today.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Nature's beauty is a gift that cultivates appreciation and gratitude.
Şu an sahip olduğunuz tek hediye bu ve tek uygun cevap minnettar olmaktır.It's the only gift that you have right now, and the only appropriate response is gratefulness.
Bırakın minnettarlık taşsın etrafınızdakileri kutsasın ve ardından gerçekten güzel bir gün olacak.Let the gratefulness overflow into blessing all around you, and then it will really be a good day.
Bana yol bulmayı öğreten Mau gibi bir akıl hocam olduğu için minnettarım.I am grateful for the fact that I had a mentor like Mau who taught me how to navigate.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.So I'm really grateful for this opportunity to share this message again, with everyone at TED.
Kişisel olarak ben ucuz benzin çağında yaşadığım için çok minnettarım.Personally, I feel enormously grateful to have lived through the age of cheap oil.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Of course I'm sorry and thankful.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.I felt so incredibly grateful for my life.
"Ona sahip olduğum için minnettarım.""I'm so grateful I have him."
Öncelikle, seni seviyorum ve sana minnettarım.[Q:] First of all, I love you and I'm grateful.
Ben de seni seviyorum ve sana minnettarım.I love you too, and I'm grateful too.
Ona ömrüm boyunca minnettarım yaptığı herşey için.I'm forever grateful to him. What he has done.
Bunun için minnetarım.I thank you for that.