Böylece her şeyi yoktu olurdu sanki, ben de minnettar hissetmiyorum korkuyorumأخشى أنني لا أشعر بالامتنان لأنني كما لو أن الأمر برمته لم يكن ذلك
Böylece her şeyi yoktu olurdu sanki, ben de minnettar hissetmiyorum korkuyorum残酷に私にひび割れた。一番下にあるので...あなた、あなた自身..."
Bu adamlar bana minnettar.Ci ludzie są mi wdzięczni.
Bu adamlar bana minnettar.De är tacksamma mot mig.
Bu adamlar bana minnettar.De er taknemmelige mod mig.
Bu adamlar bana minnettar.Estes homens sentem-se gratos.
Bu adamlar bana minnettar.He ovat kiitollisia minulle.
Bu adamlar bana minnettar.Me están muy agradecidos.
Bu adamlar bana minnettar.Questi uomini mi sono grati.
Bu adamlar bana minnettar.Αυτοί οι άντρες μου είναι ευγνώμονες!
Bu adamlar bana minnettar.Эти люди благодарны мне.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Agradeço a vossa atenção de hoje, porque, para demonstrar que realmente se importam, vocês ouvem.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Cenim vašo današnjo pozornost. Da bi pokazali, da vam je res mar, me poslušate.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Dziękuję za poświęcenie mi uwagi dzisiaj, bo to oznacza że wam zależy, że słuchacie.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Ich schätze Ihre Aufmerksamkeit heute, denn sie zeigt, dass es Sie wirklich interessiert, Sie hören zu.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Ik waardeer jullie aandacht vandaag, want om te tonen dat jullie er echt iets om geven, luisteren jullie.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Jag uppskattar er medverkan idag, för att visa att ni verkligen bryr er, lyssnar ni.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.J'apprécie votre attention aujourd'hui, parce que pour montrer que cela vous intéresse vraiment, vous écoutez.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Jeg sætter pris på jeres opmærksomhed, fordi i ved at lytte viser, at det betyder noget.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Kiitän kunniasta koska huomaan että kuuntelette ja välitätte siitä mitä minulla on sanottavaa.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.오늘 여러분이 주목해 주셔서 감사합니다, 왜냐하면 여러분이 관심을 가지고, 듣는다는걸 보여주니까요.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Les agradezco su atención en el día de hoy, porque para mostrar que realmente les importa escuchan.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Mi fa piacere la vostra attenzione, oggi Perché per mostrare che vi interessa davvero voi ascoltate.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Nagyra értékelem a figyelmüket ma, mivel így derül ki, hogy igazán törődnek a témával, mert meghallgatnak.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Oceňujem vašu pozornosť, pretože to, že sa naozaj staráte ukazuje to, že počúvate.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Oceňuji vaši dnešní pozornost, protože ukazujete, že se opravdu staráte, tím že posloucháte.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Vă mulţumesc pentru atenţia acordată azi, deoarece pentru a arăta că vă pasă cu adevărat, ascultaţi.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Εκτιμώ την προσοχή σας σήμερα, διότι για να δείξεις ότι πραγματικά ενδιαφέρεσαι, ακούς.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Оценявам вниманието ви днес, защото, като слушате, показвате, че наистина ви е грижа.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Я очень благодарна вам за внимание, потому что, чтобы показать, что вам действительно интересно, вы слушаете.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.Я ціную вашу увагу сьогодні, тому що, аби показати, що вам дійсно не байдуже, ви слухаєте.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.אני מעריכה את תשומת הלב שלכם היום, מפני שעל מנת להראות שבאמת אכפת לך, אתה מקשיב.
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.وأنا شاكرةٌ جداً إصغائكم لي لان هذا يعني أنكم تهتمون فعلاً فأنتم تستمعون
Bugün ki ilginize minnettarım, çünkü gerçekten değer verdiğinizi göstermek için dinliyorsunuz.本当に関心を示して 耳を傾けてくださいますから しかし この子供は大人よりずっと素晴らしいという
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Nous devons énormément à ces deux femmes.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Chúng ta nợ một sự biết ơn to lớn đối với hai người phụ nữ này.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Datorăm o incredibilă recunoștință acestor două femei.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Dobbiamo essere estremamente grate a queste due donne.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Hihetetlen hálával tartozunk ennek a két nőnek.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Kita benar-benar berhutang budi pada kedua wanita ini.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.우리는 이 두 여성에게 엄청난 감사의 빚을 지고 있습니다.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Mamy ogromny dług wdzięczności wobec tych dwóch kobiet.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Temos uma dívida de gratidão incrível para com estas duas mulheres.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Tenemos una gran deuda de gratitud con estas mujeres.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Vi står i enorm tacksamhetsskuld till dessa två kvinnor.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.We zijn een grote dankbaarheid verschuldigd aan deze vrouwen.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Wir schulden diesen beiden Frauen unheimlich viel Dankbarkeit.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Οφείλουμε ένα απίστευτο χρέος ευγνωμοσύνης σε αυτές τις δύο γυναίκες.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Дължим огромна благодарност на тези две жени.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.Мы должны быть неимоверно благодарны этим двум женщинам.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.אנו חייבות תודה ענקית לשתי הנשים האלו.
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.نحن ندين بالكثير من الشكر والامتنان لهاتين الإمرأتين
Bu iki kadına inanılmaz bir minnet borcumuz var.多大なご恩があります バーバラ・ストライザンドは
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Ik ben echt dankbaar dat ik deze boodschap weer mag delen met iedereen hier bij TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Je suis très reconnaissante d'avoir pu partager ce message à nouveau, avec tous les membres de TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Nagyon hálás vagyok a lehetőségért, hogy ezt az üzenetet megoszthattam a TED közönségével.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Portanto, estou muito grata pela oportunidade de partilhar esta mensagem outra vez, com todos na TED.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.TED 참가한 사람들에게 이런 메시지를 전할 수 있는 기회를 주신 것에 다시 한 번 감사드립니다.
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Thế nên tôi thật sự rất biết ơn cơ hội này để tôi chia sẻ thông điệp này một lần nữa, với mọi người tại TED
Bu mesajı TED'deki herkesle tekrar paylaşabilme fırsatını bulduğum için minnettarım.Więc jestem bardzo wdzięczna, że mogę podzielić się tym przesłaniem ze wszystkimi uczestnikami TEDa.