Dedikleri gibi minik bir simyacısın!È proprio come dicono in giro! Il piccolo alchimista!
Dedikleri gibi minik bir simyacısın!¡Eres tan chiquitito como dice todo el mundo!
Dedikleri gibi minik bir simyacısın!És um alquimista pequeno, como todos dizem!
Dedikleri gibi minik bir simyacısın!А вы коротышка, как все и говорят!
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.빈곤의 경제학을 쓴 이후기 때문에 이 것은 새로운 것입니다.
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.Milliarde" - sie ist also neu.
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.'The Bottom Billion', dus dit is nieuw.
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.מאז "המיליארדון התחתון", כך שזה חדש.
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.منذ كتاب المليار الأسوأ، لذا فهي جديدة.
Dipteki milyar yeni birşey olduğu için size minik bir araştırma ileteyim.私は 輸出品の物価の高さと
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıA taktiež ovplivňujeme podobu nášho života, kúsok po kúsku. Pretože pre každú akciu, tu musi byť aj reakcia.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıDan kita membentuknya, sedikit demi sedikit. Karena setiap sebab, pasti ada efeknya
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıE così pure la nostra vita, a poco a poco. Perchè per ogni causa, deve esserci un effetto.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıJa me muokkaamme elämäämme aina vähän enemmän. Koska jokaisella teolla täytyy olla tarkoitus.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalı그리고 우리의 삶을 조금씩 만들어나가죠. 왜냐하면 모든 원인에는 결과가 항상 잇따르기 때문입니다.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıParce que à chaque cause, il y a une effet.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıVà cả cuộc đời của mình, từng chút một. Vì mỗi nhân... Đều gieo thành quả.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıY estamos amoldando nuestra vida, poco a poco. Porque por cada causa, debe haber un efecto.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıΚαι διαμορφώνουμε τη ζωή μας, βήμα βήμα. Επειδή για κάθε αιτία, θα πρέπει να υπάρχει και ένα αποτέλεσμα.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıИ лепим свою жизнь, мало-помалу. Ибо для каждой причины, должно быть своё следствие.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıІ ми поступово надаєм певної форми нашому життю. Тому на кожну причину, повинен бути наслідок.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıובהדרגה אנחנו מעצבים את חיינו . משום שלכל סיבה חייבת להיות תוצאה.
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalıو نشكل حياتنا شيئا فشيئا لأنه لكل سبب أثر
dünyamızı mnik minik şekillendirmekteyiz, çünkü her sebebin, bir sonucu olmalı人や、モノ、行動、それら1つ1つが、 何らかの結果を引き起こすからである。
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.전 세계로부터의 300가지가 넘는 응모작을 통해 저는 제 작은 보석함을 얻었습니다.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Aus über 300 Einsendungen aus aller Welt habe ich mein eigenes kleines Schmuckstück kreiert.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Avec plus de 300 offres du monde entier, je l'ai eu, ma boite a bijoux.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Com mais de 300 financiadores em todo o mundo, consegui ter a minha "pequena caixa de jóias".
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Cu aproape 300 răspunsuri din toată lumea, am reușit să-mi fac o mică bijuterie.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Dengan lebih dari 300 masukan dari seluruh dunia, saya mendapatkan kotak perhiasan itu.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Dzięki 300 odpowiedziom z całego świata mam piękne mieszkanko.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Fra oltre 300 offerte da tutto il mondo l'ho trovato: un piccolo gioiellino tutto per me.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Med mer än 300 bidrag från över hela världen fick jag mitt eget lilla smyckeskrin.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Med over 300 forslag fra hele verden fik jeg det, mit eget lille smykkeskrin.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Met meer dan 300 inzendingen van over de hele wereld kreeg ik mijn eigen kleine juwelendoosje.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Recibimos más de 300 sugerencias de todo el mundo, Y lo conseguí, mi pequeña joya.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.S preko 300 idejami z vsega sveta sem dobil svojo škatlico za dragulje.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.S více jak 300 příspěvky z celého světa jsem to dokázal, vytvořit si své hnízdečko.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Több mint 300 javaslat érkezett a világ minden pontjáról, és végül kész lett, a saját kis ékszerdobozom.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Với hơn 300 ý kiến đóng góp từ khắp thế giới, tôi đã có nó, chiếc hộp nhỏ quý báu của tôi.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Yli 300:n ympäri maailmaa tulleen vastauksen avulla, sain sen, ikioman pienen korurasiani.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Z asi 300 položiek z celého sveta som to našiel, moju vlastnú malú šperkovničku.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.Με περισσότερες από 300 συμμετοχές απ' όλο τον κόσμο, απέκτησα τη μικρή μου κοσμηματοθήκη.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.З більш ніж 300 дописів з усього світу, я знайшов її, мою власну маленьку скарбничку.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.С над 300 заявки от цял свят, го получих, моето малко бижу.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.עם יותר מ300 כניסות מרחבי העולם, קיבלתי את תיבת התכשיטים האישית שלי.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.وبعد تفقد 300 اقتراح من حول العالم توصلت إلى الحل
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.來之全球300多個方案, 我終於揾到一個完美方案。
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.私だけの宝石箱ができあがりました 55平米ではなく
Eğer ışık minik, katı toplardan oluşmuşsa,A という光線と B という光線の粒の一部が
Eğer ışık minik, katı toplardan oluşmuşsa,만약 빛이 작은 고체의 공으로 만들어져 있다면
Eğer ışık minik, katı toplardan oluşmuşsa,אם אור היה עשוי מכדורים, זעירים ומוצקים,
Eğer ışık minik, katı toplardan oluşmuşsa,و إذا كان الضوء مكونا في الأساس من كريات دقيقة وصلبة
Evet. Vay be! Dedikleri gibi minik bir simyacısın!- Jesteś naprawdę taki mały, jak wszyscy mówią.
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "Doufám, že to bude se mi rostou znovu, opravdu jsem docela unavený, že takové drobná! "
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "Dúfam, že to bude sa mi rastú znovu, naozaj som celkom unavený, že takéto drobná! "
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "Espero que me hará crecer mucho más, de verdad estoy bastante cansado de ser un Lo diminuto!
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "Ich hoffe, es wird mich sehr groß wieder für wirklich ich bin ziemlich zu sein wie ein müder kleines Ding! "
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "Ik hoop dat het zal mij weer groot te groeien, want eigenlijk ben ik wel moe van zo'n piepklein ding! '
Gerçekten ben böyle bir varlık oldukça yoruldum, beni tekrar büyüyebilir umuyoruz minik bir şey! "정말 내가 꽤 그런 지쳤기 위해, 내가 다시 커질 될 좋겠 작은 것! "