Sadece küçük bir bilgi,minicik.Just a little bit of data, a tiny bit of data.
Kuvvet ile minicik yer değiştirmenin iç çarpımı. -So that's equal to the dot product of our force and our super-small displacement.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.It actually has a tiny army when you take other data into consideration.
Ve ana rahmindeki minicik bir cenin gibi tortop oldum.General Hospital. And I curl up into a little fetal ball.
Ben minicik, önemsiz, mütevazi bir karbon yığınıyım.I am a tiny, insignificant, ignorant bit of carbon.
Tam o anda bir bebek görüyorum, annesinin kucağında minicik bir bebek."Just then I see a baby, a little baby in the lap of a mother.
[Çince] PK: Peki o minicik beyinlerine ne yaptık?So what have we done to their little brains?
Bilincin, kocaman bir fil olan bilinçaltının üzerinde minicik bir sürücü olduğunu söylerHe says that the conscious mind is this tiny rider on this giant elephant, the unconscious.
Aynı minicik bir pipetin içine üfleyeme çalıştığınızda çok fazla direnç olması gibi.Just like if you're trying to blow through a tiny, tiny little straw, there's a lot of resistance.
Müteahhitler, tamam o zaman, minicik apartmanlar inşa edelim diyor.Developers say, OK, we'll build little teeny apartments.
Marie Adelaide minicikti, hatta "bebek boyunda" olarak tanımlanıyordu.Marie Adelaide was tiny, even described as "doll-sized."
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Aber heute möchte ich über etwas reden, das Sie nicht sehen können, was passiert in diesen kleinen Gehirn.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ale dnes budu mluvit o něčem, co nemůžete vidět, o tom, co se děje v jejím malém mozečku.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Danes pa bom govorila o nečem nevidnem, in sicer o dogajanju v njenih možganih.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dar astăzi vă voi vorbi despre ceva ce nu puteți vedea, ce se petrece în acel căpșor al ei.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dnes vám však poviem o niečom, čo nemôžete vidieť, o tom, čo sa deje v jej malom mozgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Dzisiaj powiem o czymś, czego nie możecie zobaczyć: co dzieje się w jego maleńkim mózgu.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.하지만 오늘 저는 여러분이 보지 못하는 것에 대해서 말씀드릴 것입니다. 아기의 작은 두뇌 안에서 무슨 일이 벌어지는지 말이죠.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Ma azonban olyasvalamiről fogok beszélni, amit nem látunk -- hogy mi megy végbe az aprócska agyukban.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mas hoje vou falar sobre algo que você não consegue ver: o que acontece em seu pequeno cérebro.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men idag ska jag tala om något som ni inte kan se, det som händer i hennes lilla hjärna.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Men i dag vil jeg tale om noget, som man ikke kan se, nemlig hvad der sker oppe i hjernen på det lille pus.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Mutta tänään kerron jostain, mitä ei voi nähdä, mitä tapahtuu hänen pienissä aivoissaan.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Oggi vi parlerò di qualcosa che non potete vedere: di quello che succede nel suo piccolo cervello.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Vandaag ga ik vertellen over iets dat je niet kan zien, wat er gebeurt daarboven in haar kleine brein.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Αλλά σήμερα θα σας μιλήσω για κάτι που δε μπορείτε να δείτε, τι συμβαίνει στο μυαλουδάκι της.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но днес ще говоря за нещо, което не можете да видите, това което се случва в нейния малък мозък.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.Но сегодня я собираюсь говорить о том, что мы не можем увидеть, о том, что происходит в её растущем мозге.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.אבל היום אדבר אתכם על מה שאינכם יכולים לראות, על מה שמתרחש במוחה הקטן.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.إلا أنني سألفت إنتباهكم اليوم إلى شيء آخر يتعذر عليكم ملاحظته, فثمة شيء يعمل داخل دماغها الصغير.
Ama bugün size göremediğiniz bir şeyden, onun minicik beyninde neler olup bittiğinden, söz edeceğim.赤ちゃんの小さな脳で起きていることについてです そこではロケット科学に劣らぬ
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Are, de fapt, o armată foarte mică dacă luăm și celelalte date în considerare.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.De har egentligen en liten armé när man tar i beaktning annan data.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Di fatto ha un piccolissimo esercito quando prendete in considerazione altri dati.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Elle a en fait une toute petite armée quand vous prenez les données en considération.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.En realidad, tiene un pequeño ejército cuando se toma en cuenta otros datos.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Es hat tatsächlich eine winzige Armee, wenn man andere Daten ebenfalls berücksichtigt.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Het heeft eigenlijk een klein leger als je andere gegevens in overweging neemt.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.이렇게 다른 자료를 고려하여 판단해보면 정말 작은 규모의 군대를 가진 겁니다.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Má vlastne maličkú armádu, keď zoberiete v úvahu ostatné dáta.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Na realidade, tem um exército pequeno, quando tomamos em consideração outros dados.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Nó chỉ có một đội quân nhỏ, khi ta đem so với những dữ liệu khác.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Tulajdonképpen egészen kicsi hadserege van ha más adatokat is figyelembe veszünk.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Ve skutečnosti má maličkou armádu, když přihlédnete k jiným datům.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Właściwie mają małą armię biorąc pod uwagę inne dane.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Ουσιαστικά έχει ένα μικρούτσικο στρατό αν λάβει κανείς υπόψιν άλλα δεδομένα.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Всъщност, имат много малка армия когато вземем предвид друга информация.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.У него, на самом деле, крошечная армия, если мы сравним количество солдат с другими переменными.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.Фактично, він має малесеньку армію, коли до уваги взяті інші данні.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.יש לה למעשה צבא קטנטן כאשר לוקחים נתונים נוספים בחשבון
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.انها تملك في الواقع جيشا صغيرا عندما تأخذ في الاعتبار بيانات اضافيّة.
Aslında minicik bir ordusu var diğer verileride göz önünde bulundurduğunuzda.むしろ小さな軍隊なのです ですから世界という文脈の中では
Aynı minicik bir pipetin içine üfleyeme çalıştığınızda çok fazla direnç olması gibi.Přesně jako když se snažíte foukat přes úzkou malou slámku, je v ní velký odpor.
Aynı minicik bir pipetin içine üfleyeme çalıştığınızda çok fazla direnç olması gibi.Seperti ketika kamu mencoba meniup melalui sedotan yang sangat sangat kecil, ada hambatan yang besar.
Aynı minicik bir pipetin içine üfleyeme çalıştığınızda çok fazla direnç olması gibi.Дуже великий опір, як би ви не намагалися подути через вузьку, маленьку соломинку.
Aynı minicik bir pipetin içine üfleyeme çalıştığınızda çok fazla direnç olması gibi.Очень больше сопротивление, как если бы вы попытались подуть через узкую, узкую маленькую соломинку.
Ben, hücre olarak adlandırdığımız şaşırtıcı özelliklere sahip minicik varlıklarla ilgili çalışmalar yapıyorum.A sejteknek nevezett nagyon csodálatos kis apró-picuri lényekkel dolgozom.
Ben, hücre olarak adlandırdığımız şaşırtıcı özelliklere sahip minicik varlıklarla ilgili çalışmalar yapıyorum.Ich arbeite mit geradezu bezaubernden, winzig kleinen Geschöpfen, die man Zellen nennt.
Ben, hücre olarak adlandırdığımız şaşırtıcı özelliklere sahip minicik varlıklarla ilgili çalışmalar yapıyorum.Ik werk met echt geweldige piep piepkleine wezens: cellen.
Ben, hücre olarak adlandırdığımız şaşırtıcı özelliklere sahip minicik varlıklarla ilgili çalışmalar yapıyorum.Io lavoro insieme a delle incredibili, minuscole creature dette cellule.