NYPD Crimestoppers minibüsüNYPD Crime Stoppers Van
Daha sonra bir minibüse bindirdiler ve oradan uzaklaştırdı.He was then placed in a mini-bus which was driven away.
4 Ocak 2006'da Buckley, Bir minibüs kazası geçirmiştir. fakat yara almadan kurtulmuştur.[1]On January 4, 2006, Buckley and Every Time I Die were in a van accident but escaped unharmed.[5]
Huolala nakliye minibüsü olarak kullanılan Golden Dragon Longyun GLE550Golden Dragon Longyun GLE550 serving as a Huolala delivery van
Tahran'daki Millet Parkı'nın önüne park edilmiş bir Rehberlik Devriyesi Delica minibüsü.A Guidance Patrol Delica van parked in front of Mellat Park, Tehran
Paris'e giden minibüs ve shuttle servisleri de vardır.There are also minibus and shuttle services that go to Paris.
Fiat 241, Fiat tarafından 1965 ve 1974 yılları arasında üretilen bir minibüstür.The Fiat 241 is a van produced by Fiat between 1965 and 1974.
Minibüs, 1967'de Fiat 1100T'nin mantıksal halefi olarak tanıtıldı.The van was introduced in 1967 as the logical successor for the Fiat 1100T.
Minibüste nakledilirken Turda'da felç geçirdi.While being transported in a van, he had a stroke at Turda.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Am Wochenende fahren keine Busse.
Afşin'den minibüsle geliş-gidiş her hafta içi saat 07:00 da yapılmaktadır.Die Abfahrt in Frankfurt erfolgte täglich um 10 Uhr vom Fahrtor aus.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup çok sayıda minibüs hattıyla sağlanmaktadır.Ihre Siedlungsgebiete werden durch Straßenbau und eine Vielzahl von Minenprojekten bedroht.
Bu minibüs 25 yolcu alıyor.25 personnes tiennent dans ce minibus.
Erivan 46 otobüs ve minibüs hattı ve 24 troleybüs hattına sahiptir..Erevan possède 46 lignes de bus et minibus et 24 lignes de trolleybus.
Çatışmalar sırasına birkaç otomobil ve minibüs yakıldı.Un bus et plusieurs mini-cars ont été incendiés.
İkili minibüse ulaşır ancak büyük bir grup aylak o sırada minibüse doğru ilerlemektedir.Acculé, le milliardaire réussit cependant à s'échapper dans un sous-marin miniature.
Araç hareket edince bir helikopter minibüsü takip etmeye başladı.Une fois que l'on a détruits les objectifs, un hélicoptère nous attend.
Köyde traktör sadece iki kişide bulunmakta olup, bir kişide kamyon ve bir kişide ticari minibüs vardır.Il n'y a pas de voitures sur l'ensemble de l'île, à l'exception d'un camion de pompiers et de deux tracteurs.
Ulaşım minibüslerle yapılır.Est effectuée par des minibus .
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.En 1976, il devient obligatoire pour les passagers avant d'une voiture de porter la ceinture de sécurité.
Köye ulaşım hemen hemen her gün köy minibüsleri ile sağlanmaktadır.La ville est alimentée quotidiennement via des navettes hélicoptères.
Minibüslerden daha büyük, otobüslerden daha küçük boyutlardadır.Il serait toutefois inférieur de moitié à celui des bus et des trams.
Sivaslılar maçın oynanacağı gün 20 minibüs, 40 otobüs ve trenle Kayseri'ye ulaştı.Los aficionados del Sivasspor viajaron a la ciudad de Kayseri en 20 busetas, 40 automóviles y en tren.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Tom, conductor de camión, remolca el auto de Sabine.
Otobüs ve minibüs ile ulaşım sağlanmaktadır.Mejora de transporte por autobús y microbús.
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.Carros de Foc en Antena 3 Noticias Mediodía.
B1000, o dönemde dikkate değer bir minibüstü.Il B1000 fu un veicolo notevole per la sua epoca.
Ulaşımı minibüslerle sağlanmaktadır.Quando il fine giustifica gli automezzi.
Otobüs ve minibüs ile ulaşım sağlanmaktadır.Consente quindi la guida di autobus e minibus.
Şehiriçi minibüsleri gitmemektedir.Niente più bici, solo macchine costose.
Köye 1991 yıllından beri şehir içi minibüsleri çalışmaktadır.Dal 2002 è attivo in città un servizio pubblico di autobus.
Gaziantep'e ise her gün minibüsle gidilebilir.Da lì gli autobus passano ogni giorno a Thimphu.
Seferler uzun yıllardır hevzılaoğullarının tekelinde ve minibüs Necmeddin ŞEN tarafından kullanılmaktadır.I due trascorsero insieme in intimità molte notti sulla zattera di lei e generarono un figlio.
Mart 2012 Mazda bu ev içi Bongo minibüs ve kamyon tasarlanmış son nesil olacağını duyurdu.Март 2012: Mazda объявила, что это будет последнее поколение Bongo (фургоны и грузовики).
Riga Otobüs Fabrikası (RAF) (Letonca: Rīgas Autobusu Fabrika), Letonya merkezli bir minibüs üreticisiydi.Rīgas Autobusu Fabrika, RAF) — завод в Латвии по производству микроавтобусов.
Minibüs seferleri sabahları 3 dk.Ком. с куплетами в 3 д.
Şehir minibüsleri gitmez.Городских автобусов нет.
Ulaşımı traktör ve minibüs ile yapılır.Обслуживается трактористом и комбайнёром.
Daha sonra polisler minibüsü durdurarak kendisini yakalamıştır.Полицейские спустя некоторое время смогли догнать и остановить автобус.
Minibüs rahat değildi ve rol fiziksel olarak zahmetliydi.فالطعام كان مثير غير الشرطي، واللعاب كان استجابة غير الشرطية.
Şehir minibüsleri gitmez.لا تذهب سيارات كاب الصغيرة إلى المطار.
1961 – Ford Thames Trader minibüs üretimi başladı.1904 -البدء بتشييد مبنى سوق دراجاني ماركت.
Mart 2012 Mazda bu ev içi Bongo minibüs ve kamyon tasarlanmış son nesil olacağını duyurdu.Março 2012 Mazda anunciou que esta será a última geração de in-house concebido vans e caminhões Bongo.
"Şırnak'ta minibüs tarayan teröristler 12 kişiyi katletti".«Acidente de avião em Katmandu mata dezenove pessoas».
Minibüsün motoru çalışmıyordur.Porém, a motoserra não funciona.
İkili minibüse ulaşır ancak büyük bir grup aylak o sırada minibüse doğru ilerlemektedir.Em segundo vem o nível Super Alfa, mas poucos mutantes chegam a alcançá-lo.
Seferler uzun yıllardır hevzılaoğullarının tekelinde ve minibüs Necmeddin ŞEN tarafından kullanılmaktadır.Há milhares de anos homens e mulheres utilizam cosméticos.
Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir.Neste bairro situam-se os Moinhos do Bairro do Caramão.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Mas por favor, crianças e adultos, não andem de ônibus na segunda.
Aydın'dan sonra Çine ilçesine doğru, bir minibüsle yola çıkarlar.Miller fuigu do local rapidamente em um cavalo para poder ter um álibi.
Sivaslılar maçın oynanacağı gün 20 minibüs, 40 otobüs ve trenle Kayseri'ye ulaştı.De supporters van Sivasspor reisden met de trein, 20 minibussen en 40 bussen af naar Kayseri.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.Rijdt niet op Zondag.
Sadece Pazar günleri yarım saatte bir minibüs servisleri yapılmaktadır.Op zondag rijden slechts een beperkt aantal trams per dag.
Çatışmalar sırasına birkaç otomobil ve minibüs yakıldı.Bij het ongeval waren twee minibussen en een vrachtwagen betrokken.
Köyün ulaşım ve tarım işlerinde kullanılan iki minibüs bulunmaktadır.Do transportu żywności i prac wykorzystywano 2 konie taborowe.
İlçeye ulaşım Çarşamba'dan kalkan özel halk otobüsleri ve Terme'den kalkan minibüslerle yapılmaktadır.Od poniedziałku tańsze bilety na autobusy i tramwaje.
Pazar günleri ise ilçeye minibüs gitmemektedir.W niedzielę pociągi nie kursują.
Minibüsün motoru çalışmıyordur.Papież nie chce limuzyn.
Ayrıca birçok İETT&ÖHO ve Minibüs Hatları ile ulaşım sağlanmaktadır.Skarżono się również na hałas i spaliny samochodowe wielu ciężarówek.
Gaziantep'e ise her gün minibüsle gidilebilir.Do Wardzii można codziennie dojechać busem z Achalkalaki.