min ile cümle
min kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et.O Prophet, urge the faithful to fight.
O bizim Mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler."Our protector is He, and in God should the faithful place their trust."
Mü'minlerin tümünün öne fırlayıp çıkmaları gerekmez.It is not possible for all believers to go out (to fight).
Bunda sana hak ve mü'minlere bir öğüt ve uyarı gelmiştir.Through them has the truth come to you, and guidance, and reminder to those who believe.
Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etmelidirler."The believers should only place their trust in God.
"Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne-babamı ve mü'minleri bağışla"O Lord, forgive me, my parents and the faithful on the Day the reckoning is done."
Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere, savaşma) izni verildi.Permission is granted those (to take up arms) who fight because they were oppressed.
Mü'minler gerçekten felah bulmuştur;THE TRUE BELIEVERS will be successful,
Bu, mü'minlere haram kılınmıştır.This is forbidden the believers,
Mü'minlere söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Hep birlikte Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz."O believers, turn to God, every one of you, so that you may be successful.
Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)You may perhaps wear out your heart because they do not come to belief.
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.Verily there are signs in this; yet many of them do not believe.
"Ve ben mü'min olanları kovacak değilim."I am certainly not one to drive away the believers.
Ve mü'minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.And take those believers under your wing who follow you.
Mü'minler için bir hidayet ve bir müjdedir.A guidance and good tidings for the believers,
Ve gerçekten o, mü'minler için bir hidayet ve bir rahmettir.It is a guidance and grace for those who believe.
Ve o gün mü'minler sevineceklerdir.On that day the believers will rejoice
Kıyamet-saatinin kopacağı gün, (mü'minlerle kafirler birbirlerinden) ayrılırlar.The day the Hour comes they will be separated into categories.
Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladır ve onun zevceleri de onların anneleridir.The Prophet is closer to the faithful than they are themselves; and his wives are as their mothers.
Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti.God was sufficient (to help) the believers in the battle.
Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.Give glad tidings to the believers that there is great bounty for them from God.
"Bu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.""(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler mü'min kimseler değildiniz."They will say: "No, you were the ones who would not believe.
Şüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandı.Surely he was among Our faithful creatures.
Şüphesiz o, Bizim mü’min olan kullarımızdandır.He is truly among Our faithful creatures.
Şüphesiz ikisi, Bizim mü’min olan kullarımızdandılar.They are among Our faithful devotees.
Şüphesiz, mü'minler için göklerde ve yerde ayetler vardır.Indeed there are signs for believers in the heavens and the earth.
Mü'minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin.If two groups of believers come to fight one another, promote peace between them.
Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler.They impress upon you that they have submitted.
De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Bu arada, mü'minlerden orda kim varsa çıkardık.So We evacuated everyone who was a believer there,
Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar.But go on reminding them, as reminding benefits the believers.
Eğer mü'min iseniz (inanıp sözünüzü gerçekleştirin).And He has already taken your pledge, if you are believers.
Şu halde mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.So in God should the believers place their trust.
Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin.O believers, when believing women come over to you as refugees, then examine them.
Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler.This is the judgement of God.
Allah; O'ndan başka İlah yoktur. Öyleyse mü'minler (yalnızca) Allah'a tevekkül etsinler.God: There is no god but He; and in God should believers place their trust.
(Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.The Day of Judgement.
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.Witnessing what they had done to the believers!
Güzel söz ve suç bağışlama, ardında minnet olan sadakadan hayırlıdır.Saying a word that is kind, and forgiving is better than charity that hurts.
İnanan ve iyi işlerde bulunanlarsa: Onlarındır minnetsiz mükafat.But those who believe and do the right, will have a continuing reward.
Müslüman olduk diye seni minnet altında mı bırakırlar?They impress upon you that they have submitted.
Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükafat var.There is surely reward unending for you,
Onlar İslam'a girdikleri için seni minnet altına sokuyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar. İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır.Reclining there on carpets lined with brocade, fruits of the garden hanging low within reach.
Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.And keep recounting the favours of your Lord.
Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar.They impress upon you that they have submitted.
İslâm'a girmelerini sana minnet ediyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Onlara de ki: “Müslümanlığınızı bana minnet etmeyin.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Asıl size iman yolunu gösteren Allah size minnet eder, eğer iman iddianızda samimi iseniz!”In fact God has favoured you by showing you the way to belief, if you are men of truth."
Müslüman (teslim) oldular diye seni minnet altında bırakmak istiyorlar.They impress upon you that they have submitted.
Ey peygamber, mü'minleri savaşa teşvik et.O Herald of the Hidden!
Allah'ın ni'metine, lutfuna ve Allah'ın mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.joyful in blessing and bounty from God, and that God leaves not to waste the wage of the believers.
Kiminiz kafirdir, kiminiz mü'min. Allah yaptıklarınızı görmektedir.One of you is an unbeliever, and one of you a believer; and God sees the things you do.
Mü'minler Allah'a dayansınlar.And in God let the believers put their trust.
Mü'minler sırf aziz, övgüye layık Allah'a inandıkları için o (zalim)ler onlardan öc aldılar.They took revenge on them only because they believed in the All-mighty, the Al-laudable,
Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Öyleyse, onlar mü'min oluncaya kadar insanları sen mi zorlayacaksın?Wouldst thou then constrain the people, until they are believers?
"Eğer mü'minseniz, Allah'ın bıraktığı (helal işlerden olan kazanç) sizin için daha hayırlıdır.God's remainder is better for you, if you are believers.