Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.A fost creată de firma de arhitectură Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Dit werd gemaakt door architectenbureau Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Được tạo ra bởi một công ty kiến trúc tên Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Elle a été créée par un cabinet d'architecture appelé Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Esta fue creada por una firma de arquitectos llamada Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.E' stata costruita da uno studio di architetti chiamato Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Ezt a Shiro nevű építészeti cég készítette.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Shiro라고 하는 건축회사에서 만든 것입니다
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Sie wurde von einer Architekturfirma namens Shiro hergestellt.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Stworzyli ją architekci z firmy Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Това е изработено от архитектурна компания, наречена Широ.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.Это было создано архитектурной компанией Shiro.
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.זה נוצר על ידי חברת אדריכלות בשם "שירו".
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.هذا تم صنعه بواسطة شركة الهندسة المعمارية, شيرو
Bu bir mimarlık firması olan Shiro tarafından oluşturulmuştur.実際に中を歩くこともできますよ
Bunlar, bunların çoğu, benim "Metropolis" adlı aylık mimarlık ve tasarım dergisine yaptığım çalışmalar.Většinu z nich jsem dělal pro magazín o architektuře a designu nazvaném Metropolis.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ale, keď som chodil na architektúru, nejako sa zo mňa stala čierna ovca rodiny.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Însă când am ajuns la școala de arhitectură, păream oaia neagră din familie.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Jednak kiedy zacząłem studiować architekturę, okazało się, że jestem czarną owcą.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.하지만 건축대학에 들어갔을 때 저는 마치 그 곳에 어울리지 않는 사람처럼 느껴졌습니다.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Maar toen ik architectuur studeerde, leek het erop dat ik het zwarte schaap in de familie was.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mais quand je suis allé à l'école d'architecture, il m'a semblé que j'étais le mouton noir de la famille.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ma quando sono andato alla scuola di architettura, sembrava che fossi la pecora nera della famiglia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mas quando fui para a faculdade de arquitetura, parecia que eu era a ovelha negra da família.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Pero cuando estudiaba arquitectura, parecía que yo era la "oveja negra" de la familia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Tapi di sekolah arsitek, Sepertinya Saya di-anak-tiri-kan.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Αλλά όταν πήγα στη σχολή αρχιτεκτονικής, ήταν προφανές ότι ήμουν το μαύρο προβατο της οικογενείας.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но когато постъпих в училището по архитектура изглеждаше, че съм черната овца на семейството.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но среди обучавшихся архитектуре я вскоре стал восприниматься как белая ворона.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.כאשר הלכתי לבית ספר לאדריכלות, נראה שהייתי הכבשה השחורה בבית הספר.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.ولكن عندما ذهبت إلى مدرسة الهندسة المعمارية بدا وكأنني كنت الخروف الأسود في القطيع.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.そんな考えが風変わりにも思えました 多くの建築家は 設計とは自分が欲しい
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Ich habe nie Bildhauerei studiert, Ingenieurswissenschaften oder Architektur.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.I had nooit beeldhouwkunst, techniek of architectuur gestudeerd.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Je n'ai jamais étudié la sculpture, l'ingénierie ou l'architecture.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.조각을 공부해본 적도, 그렇다고 건축이나 기술을 배우지도 않았습니다.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nigdy nie studiowałam rzeźby, inżynierii, czy architektury.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nikdy jsem nestudovala sochařství, technické obory nebo architekturu.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nikdy som neštudovala sochárstvo, strojárenstvo, alebo architektúru.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Non ho mai studiato scultura, ingegneria o architettura.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nu am studiat niciodată sculptură, inginerie sau arhitectură.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nunca estudei escultura, engenharia ou arquitetura.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Nunca estudié escultura, ni ingeniería, ni arquitectura.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Saya tidak pernah belajar seni patung, teknik, atau arsitektur.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Tôi chưa bao giờ học về nghệ thuật điêu khắc, nghề kỹ sư hay kiến trúc.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Δεν σπούδασα ποτέ γλυπτική, επιστήμες μηχανικού ή αρχιτεκτονική.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Никога не съм учила скулптура, строителство или архитектура.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Я никогда не изучала скульптуру, инженерное искусство или архитектуру.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.Я ніколи не вивчала скульптуру, інженерну майстерність чи архітектуру.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.מעולם לא למדתי פיסול, הנדסה או ארכיטקטורה.
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.فانا لم ادرس صناعة النحت والهندسة المدنية ولا الهندسة المعمارية
Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.どれも勉強したことはありませんでした 大学卒業後に
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Dia dapat mengalami reaksi kimia kompleks, beberapa di antaranya arsitektural.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Het kan complexe reacties ondergaan, waarvan sommige architecturaal geslaagd zijn.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Il peut subir des réactions complexes dont certaines sont heureusement architecturales.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Képes komplex reakciókba lépni, melyek közül néhány - örömmel jelenthetem - építészeti jellegű.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Může podstupovat složité chemické reakce, pár z nich jsou architektonické, což nás těší.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Poate suferi reacţii complexe, unele dintre acestea fiind, din fericire, arhitecturale.
Karmaşık tepkimelere girebilir. Ne iyi ki bunların bazıları mimarlıkla ilgili.Pode passar por reações complexas algumas das quais são afortunadamente arquitectónicas.