Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.Η αρχιτεκτονική μορφή αυτής της ιδέας ήταν λίγο απλοϊκή.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.Архитектурната изява, честно казано, беше просто тъпа.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.Архитектурное решение, честно говоря, было дурацким.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.Архітектурне рішення було зовсім простим.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.הביטוי האדריכלי היה באמת פשוט חסר קול.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.المظهر المعماري كان بسيطاً جداً.
Doğrusunu söylemek gerekirse mimari uygulama kolaydı.率直に言って 少々間抜けです... 家の表と裏を引きはがし
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Bien sûr, ça signifie que l'architecture est politique.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Claro que isto quer dizer que a arquitetura é política.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Desigur, asta înseamnă că arhitectura este politică.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Es claro que eso significa que la arquitectura es política.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.건축은 정치적입니다.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Natürlich heißt das, dass die Architektur politisch ist.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Ovviamente questo significa che l'architettura ha un aspetto politico.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Oznacza to także, że architektura jest polityczna.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Tất nhiên điều này có nghĩa là kiến trúc là chính trị.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Természetesen ez azt jelenti, hogy az építészet politikai.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Разбира се, това означава, че архитектурата е политическа.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.Это конечно означает, что архитектура должна иметь политический аспект.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.זה כמובן אומר שהארכיטקטורה היא פוליטית.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.بالطبع هذا يعني أن العمارة سياسية.
Elbette bu demek ki mimari politiktir.政治は建築の敵ではありません
Eminim o zamanlar heykelin etrafındaki mimari öğelerle etkileşimi şu ankinden daha farklıydı. . .Socha bola teda v inom pomere k danej stavbe.
Eminim o zamanlar heykelin etrafındaki mimari öğelerle etkileşimi şu ankinden daha farklıydı. . .Takže to bylo v jiném poměru s architekturou.
Erkek: Mimar? Şey aslında burdayım çünkü ben mimarın oğluyum, o babamdı.Man: 설계자요? 그가 (불분명) 건축가라는 걸 들었어요.
Erkek: Mimar? Şey aslında burdayım çünkü ben mimarın oğluyum, o babamdı.איש: ארכיטקט? שמעתי עליו הוא ארכיטקט [לא ברור].
Erkek: Mimar? Şey aslında burdayım çünkü ben mimarın oğluyum, o babamdı.معماري؟ سمعت أنه كان معماري جيد.
Erkek: Mimar? Şey aslında burdayım çünkü ben mimarın oğluyum, o babamdı.私がここに来たのも 私は彼の息子なんです
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Ale gdy wyglądam na zewnątrz, widzę, że architektura opiera się zmianom.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Apesar disso, quando olho lá para fora, vemos como a arquitetura resiste à mudança.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Et pourtant, quand je regarde au-dehors, vous voyez à quel point l'architecture résiste aux changements.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.그러나 바깥 세상으로 눈을 돌리면 건축이라는 것이 얼마나 변화를 거부하는지를 알게 됩니다.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Però guardando fuori di qui, si capisce quanto l'architettura resista al cambiamento.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Şi totuşi, când privim mediul de afară, vedeţi cât de rezistentă la schimbare este arhitectura.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.S mégis, amikor körülnézek a környezetünkben, láthatják, mennyire ellenálló az építészet a változásokra.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Vậy mà, khi tôi nhìn vào môi trường bên ngoài, bạn thấy kiến trúc chống chọi với sự thay đổi.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Y sin embargo, cuando veo el entorno exterior, tú ves cuán resistente es la arquitectura al cambio.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.Все пак, като погледна средата отвън, виждате колко е устойчива архитектурата на промени.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.ועדיין, כשאני מסתכל על הסביבה שבחוץ, רואים כמה הארכיטקטורה עמידה בפני שינוי.
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.ومع ذلك, حين انظر إلى البيئة الخارجية, ترى كم تقاوم العمارة التغيير..
Fakat dışarıdaki çevreye baktığımda, mimarinin değişime nasıl direnç gosterdiğini görüyorsunuz.建築がいかに変化に抵抗するものかがわかるのです まさにこのようなアイデアに対してこそ抵抗するのです
FG: Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Alvaro Siza è vissuto in Portogallo, ed è probabilmente considerato il principale architetto portoghese.
FG: Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Альваро Сиза вырос и жил в Португалии, и, вероятно, его считают главным португальским архитектором.
FG: Mimariye "tesisat" diyor.Ele chama à arquitectura "canalização".
FG: Mimariye "tesisat" diyor.Hij noemt architectuur 'loodgieten'.
FG: Mimariye "tesisat" diyor.게리: 그 사람은 건축을 "배관 공사"라고 불러요.
FG: Mimariye "tesisat" diyor.פ.ג: הוא קורא לארכיטקטורה "שרברבות".
FG: Mimariye "tesisat" diyor.فرانك: يسمي الهندسة بـ"العمل السمكري"
FG: Mimariye "tesisat" diyor.(笑)
FG: Sıvı mimari (Kahkahalar)게리: 유동 건축.
FG: Sıvı mimari (Kahkahalar)Liquid architectuur.
FG: Sıvı mimari (Kahkahalar)פ.ג: ארכיטקטורה נוזלית.
FG: Sıvı mimari (Kahkahalar)فرانك: هندسة معمارية سائلة
FG: Sıvı mimari (Kahkahalar)(笑)
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm.Jeg så dette diagram tegnet af en fransk arkitekt, -
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm.저는 그곳에서 한 프랑스 건축가가 그린 도안을 발견했고,
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Am văzut diagrama asta desenată de un arhitect francez, şi m-am gândit, "Uau!
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ho visto questo diagramma disegnato da un architetto francese, e ho pensato:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ich sah dieses Diagramm von einem französischen Architekten und dachte:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ik zag dit plan getekend door een Franse architect, en ik dacht: