Ana içeriğe geç
Sözlük

mimari ile cümle

mimari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Jadi, saya tertarik dengan penggunaan bahan metabolis dalam praktik arsitektur.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.그러한 연유로 저는 대사 물질의 사용을 건축실무에 적용하는 것에 관심이 있습니다.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Por lo tanto, estoy interesada en el uso de materiales metabólicos para la práctica de la arquitectura.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Portanto, estou interessada no uso de materiais metabólicos para a práctica da arquitectura.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Så, min interesse ligger indenfor brugen af metaboliske materialer indenfor arkitektur.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Takže se zajímám o použití metabolických materiálů pro využití v architektuře.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Tôi hứng thú trong việc sử dụng những vật liệu biến chất trong thực hành kiến trúc.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Εγώ, λοιπόν, ενδιαφέρομαι για τη χρήση των μεταβολικών υλικών στην αρχιτεκτονική.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.И така, аз се интересувам от употребата на метаболични материали в архитектурната практика.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Меня интересует возможность использования метаболических материалов для архитектурной практики.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.Отже, я зацікавлена у використанні метаболічних матеріалів у архітектурній практиці.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.אז, אני מתעניינת בשימוש של חומרים מטאבוליים למטרת ארכיטקטורה.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.لذا ، أنا مهتمة باستخدام المواد الأيضية لتطبيق الهندسة المعمارية.
Bu yüzden ben, metabolik malzemelerin mimari alanda kullanılması konusuyla ilgileniyorum.建築に使う事に興味を持ちました でもそんなものは存在しません 作らなくてはなりませんでした
CPU MimarisiArhitektura procesorja
CPU MimarisiCPU-Architektur
CPU MimarisiCPU- arkitektur
CPU MimarisiKiến trúc CPU
CPU MimarisiАрхитектура процессора
CPU Mimarisiארכיטקטורת מעבד
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Bởi vì kiến trúc cũng là sự đòi hỏi các câu trả lời.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.왜냐면 건축은 우리에게 질문하기 때문입니다.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Mert az építészet a kérdések feltevése is.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Parce que, l'architecture c'est aussi le fait de poser des questions.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Pentru că arhitectura este de asemenea punerea întrebărilor.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Perché l'architettura significa anche porre delle domande.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Porque a arquitetura também é fazer perguntas.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Porque la arquitectura también es el hacerse preguntas.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır. Sadece cevap vermek değil.Architektura to także sztuka zadawania pytań, nie tylko udzielania odpowiedzi
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Weil die Architektur auch das Stellen von Fragen ist.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.Защото архитектура, е също задаването на въпроси.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.מכיוון שהארכיטקטורה היא גם הצגה של שאלות רבות.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.لأن العمارة هي أيضا طرح الأسئلة.
Çünkü mimari ayrıca soru sormaktır.答えを出すだけではない
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Albowiem oczekiwał miasta mającego grunty, którego sprawcą i budownikiem jest Bóg.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Căci el aştepta cetatea care are temelii tari, al cărei meşter şi ziditor este Dumnezeu.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.čakal je namreč mesta, stoječega na trdnih temeljih, katerega zidar in stvarnik je Bog.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Car il attendait la cité qui a de solides fondements, celle dont Dieu est l`architecte et le constructeur.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.denn er wartete auf eine Stadt, die einen Grund hat, der Baumeister und Schöpfer Gott ist.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Egli aspettava infatti la città dalle salde fondamenta, il cui architetto e costruttore è Dio stesso
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.for han ventet på den stad som har de faste grunnvoller, og som Gud er byggmester og skaper til.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.이는 하나님의 경영하시고 지으실 터가 있는 성을 바랐음이니라
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Lebo očakával mesto, majúce základy, ktorého remeselníkom a staviteľom je Bôh.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Mert várja vala az alapokkal bíró várost, melynek építõje és alkotója az Isten.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Nebo očekával města základy majícího, jehožto řemeslník a stavitel jest Bůh.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.porque esperaba la ciudad que tiene cimientos, cuyo arquitecto y constructor es Dios
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.porque esperava a cidade que tem os fundamentos, da qual o arquiteto e edificador é Deus.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Sebab Abraham sedang menanti-nantikan kota yang direncanakan dan dibangun oleh Allah dengan pondasi yang kuat
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.sillä hän odotti sitä kaupunkia, jolla on perustukset ja jonka rakentaja ja luoja on Jumala.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.thi han forventede den Stad, som har fast Grundvold, hvis Bygmester og Grundlægger er Gud.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Ty han väntade på »staden med de fasta grundvalarna», vars byggmästare och skapare är Gud.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Vì người chờ đợi một thành có nền vững chắc, mà Ðức Chúa Trời đã xây cất và sáng lập.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Vì người chờ_đợi một thành có nền vững_chắc , mà Ðức_Chúa_Trời đã xây_cất và sáng_lập .
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.διοτι περιεμενε την πολιν την εχουσαν τα θεμελια, της οποιας τεχνιτης και δημιουργος ειναι ο Θεος.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.Дожидав бо города, що має основини, котрого будівничий і творець Бог.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.ибо он ожидал города, имеющего основание, которого художник и строитель Бог.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.כי חכה לעיר אשר יסודתה נאמנה ובונה ומכוננה האלהים׃
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.لانه كان ينتظر المدينة التي لها الاساسات التي صانعها وبارئها الله.
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.因 為 他 等 候 那 座 有 根 基 的 城 、 就 是 神 所 經 營 所 建 造 的
Çünkü mimarı ve kurucusu Tanrı olan temelli kenti bekliyordu.因為 他 等候 那座 有 根基 的 城 、 就是 神所經營 所 建造 的
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod