Ana içeriğe geç
Sözlük

milyonlarca ile cümle

milyonlarca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.수백만 대의 내연기관이 제조되었지만, 대조적으로 스털링 엔진은 수천 대에 그치고 있습니다.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.Mára több százmillió belső égésű motort gyártottak, szemben a néhány ezernyi Stirling motorral.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.Zbudowano setki miliardów silników spalinowych, w porównaniu do tysięcy silników Stirlinga.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.Сотни миллионов двигателей внутреннего сгорания были выпущены по сравнению с тысячами двигателей Стирлинга.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.Строени са стотици милиони мотори с вътрешно горене, в сравнение с хилядите построени стирлингови мотори.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.נבנו מאות מליוני מנועי בעירה פנימית, בהשוואה לאלפי מנועי הסטירלינג.
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.صنعت مئات الملايين من محركات الاحتراق الداخلي بالمقارنة إلى آلاف محركات ستيرلنج
Binlerce üretilen stirling motorlarının aksine, yüz milyonlarca içten yanmalı motorlar üretildi.スターリングエンジンは 数千台の製造にとどまりました 小型蒸気エンジンの生産数はさらに少なく
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Am cumpărat un calculator şi mi s-a spus că are milioane de culori în el.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Comprai un computer, e mi dissero che c'erano milioni di colori dentro.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Comprei um computador e disseram-me que ele tinha milhões de cores.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Compré una computadora y me dijeron que tiene millones de colores.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Ich kaufte einen Computer und mir wurde gesagt, er könnte Millionen Farben darstellen.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Ik kocht een computer, en ze zeiden dat er miljoenen kleuren in zaten.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.J'ai acheté un ordinateur, et [ils] m'ont dit qu'il avait des millions de couleurs dedans.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.컴퓨터를 샀는데, 이것이 수백만개의 색상이 있다고 하더군요.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Kupiłem sobie komputer i w sklepie powiedziano mi, że posiada on milion kolorów.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Tôi từng mua một chiếc máy tính, và [họ] bảo nó hiển thị hàng triệu màu.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Vettem egy számítógépet, és azt mondták, hogy több millió színt mutat.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Когда я купил компьютер, мне сказали, что он отражает миллионы цветов.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Купих компютър, и ми казаха, че в него има милиони цветове.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.Я купив комп'ютер, і мені сказали, що він може передавати мільйони кольорів.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.קניתי מחשב, ואמרו לי שיש מליוני צבעים בתוכו.
Bir bilgisayar satin aldim, bana dediler ki icinde milyonlarca renk var.اشتريت جهاز كمبيوتر ، و [هم] وقال لي انه يحتوي الملايين من الألوان.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Banyak orang berpikir bahwa membuat kehidupan perlu jutaan tahun.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Beaucoup de gens pensent qu'il fallait des millions d'années avant que la vie ait pu apparaître.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.생명이 박차고 들어오는 데 수백만년이 걸렸습니다
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Molti pensano che ci siano voluti milioni di anni perché la vita cominciasse.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Mucha gente piensa que el surgimiento de la vida llevó millones de años.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Muitas pessoas pensam que a vida demorou milhões de anos a aparecer.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Multă lume crede că au durat mulți ani ca viața să apară.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Nhiều người nghĩ rằng cuộc sống cần hàng triệu năm để tiến hóa.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Sokan úgy gondolják, hogy az életnek több millió évre volt szüksége, hogy beinduljon.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.So viele Menschen glauben, dass es Millionen von Jahren gedauert hat, bis Leben entstand.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Tolik lidí si myslí, že životu trvá miliony let, aby začal fungovat.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Veel mensen denken dat het leven miljoenen jaren nodig had om op te starten.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Wielu ludzi myśli że powstanie życia zajęło miliony lat.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Багато людей гадають, що для виникнення життя необхідно мільйони років.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Так много людей думает, что жизни потребовались миллионы лет, чтобы заработать.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.Толкова много хора мислят, че животът е имал нужда от милиони години, за да се появи.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.שלקח לחיים מיליוני שנים להתפתח.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.أن الحياة احتاجت إلى ملايين السنين لتبدأ.
Birçok insan yaşamın başlaması için milyonlarca yıl gerektiğini düşünüyor.我々は適切な化学反応さえ起これば
Bir kere, birisi iyi bir Al geliştirirse, o sadece bir işçinin yerine değil, milyonlarcasının yerine geçecek.어떤 사람이 좋은 인공 지능 프로그램을 개발하면 한 명이 아닌 몇 만명의 노동자들을 대체할 수 있습니다
Bir kere, birisi iyi bir Al geliştirirse, o sadece bir işçinin yerine değil, milyonlarcasının yerine geçecek.Quand quelqu'un crée un bon programme d'IA ce n'est pas un seul travailleur qu'il remplace mais des millions.
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:결론적으로, 몇 백만년전 3개의 기본 욕구가 진화했습니다:
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:Finirò dicendo che milioni di anni fa evolvemmo tre pulsioni essenziali:
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:Je finirais en disant qu'il y a un million d'années, nous avons développé trois besoins fondamentaux :
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:אבל אסיים ואומר שלפני מיליוני שנים פיתחנו שלושה דחפים בסיסיים:
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:لكني سأختم بالقول أنه قبل ملايين السينين ، لقد طورنا هذه الدوافع الثلاث:
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:不過,去總結,我想講,幾百萬年前,我哋進化咗三個基本驅動器
Bitirirken şunu söylemek istiyorum: Milyonlarca yıl önce, üç temel dürtümüz evrimleşti:性欲 恋愛 長年のパートナーへの愛着です
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Kita menemukan beberapa cara yang menarik untuk melacak kadar CO2 di atmosfer pada jutaan tahun yang lalu.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.그래서 우리는 대기 중의 이산화탄소의 양을 추적하는 꽤 흥미로운 방법을 알아내었고, 몇백만년 전의 것들을 얻을 수 있었습니다.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Znaleźliśmy całkiem ciekawe sposoby na śledzenie poziomu CO2 w atmosferze, nawet miliony lat wstecz.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.Мы разработали несколько интересных методов определения содержания СО2 в атмосфере за несколько миллионов лет.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.אנחנו הצלחנו למצוא כמה דרכים מעניינות למדי לעקוב אחרי רמות הפחמן הדו-חמצני באטמוספירה, מיליוני שנים אחורה.
Biz atmosferdeki karbondioksit seviyesini milyonlarca yıl geriye giderek ölçmenin çok ilginç yollarını bulduk.追跡する面白い方法を 見つけ出しました 氷のボーリングコアを用いますが
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Also haben wir uns gedacht, der beste Weg von ihnen zu lernen, sei all diese Millionen Bücher zu lesen.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.Așa că ne gândeam că cea mai bună metodă să învățăm din ele, este să citim toate aceste milioane de cărți.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod