Milyonlarca insan bu beyin fırtınalarını gerçek hareketlere dönüştürme yetisini kaybetti.Millions of people have lost the ability to translate these brainstorms into action, into movement.
On milyonlarca yıl boyunca, balinaların doğal düşmanı olmadı.For tens of millions of years, the whales had no natural enemies.
Bir bakteri ise yaklaşık bir milyon bit... ...yani 100 sayfalık bilgi taşır.A bacterium uses roughly a million bits of information... ...about 100 printed pages.
Yüz milyonlarca yıl öncesinde... ...sürüngen atalarımızda gelişti.It evolved some hundreds of millions of years ago... ...in our reptilian ancestors.
Mısır'daki İskenderiye kütüphanesi... ...bir milyon papirüs yazıt barındırıyor.The celebrated Library of Alexandria in Egypt... ...consisted of almost a million papyrus scrolls.
New York Halk kütüphanesi gibi... ...modern örnekler 10 milyon kitaba ulaşıyor.Great modern libraries, like the New York Public Library... ...contain some 10 million books.
Elli yıl sonrasında, bu sayı 10 milyon civarına ulaştı.Fifty years later, there were 10 million printed books in Europe.
Ve benim o dönemde haftalık izleyici sayım 200'le 300 milyon arasındaydı.And my weekly audience at that time was between 200 to 300 million people.
Sina.com, büyük bir haber portalı, tek başına 140 milyon mikroblog sahibini içeriyor.Sina.com, a major news portal, alone has more than 140 million microbloggers.
Tencent ise 200 milyon.On Tencent, 200 million.
200 milyon göçmen işçi arasında, %60'ı gençler.Among the 200 million migrant workers, 60 percent of them are young people.
Bugün Hindistan'da hala... ...üç milyon HIV enfeksiyonlu insan var.Today there are still three million HlV-positive people in India.
Gidiyoruz cennete milyonlarca şehit olarakTo heaven we go as martyrs - millions
Ancak ayni zamanda ask asigi insanlik sürüsünden milyonlarca mil uzaga koparir.living as she is in a world entirely different from theirs.
Pazar günü, günde bir milyonun üzerinde insan bu siteyi ziyaret ediyordu.By Monday, over a million people were coming to this site a day.
Her seferinde, yüksek hassasiyet ve çözünürlükte milyonlarca veri toplanmaktadır.They collect millions of points at a time with very high accuracy and very high resolution.
Bu sayı bir milyon.The number's a million.
Burda bir virgül daha olsaydı o da milyonları ayıracaktı.If I had another comma here, then I'd know that this is millions.
Yılda 1.2 milyon Amerikalı'da görülür.1.2 million Americans.
Her iş başına 10 milyon kadar bakteri var.There's about 10 million phage per job.
Evrim, milyonlarca, milyarlarca sene boyunca insanların ve hayvanların oynamasını seçmiştir.Evolution has selected, over millions and billions of years, for play in animals and in humans.
İnkar edemezsin gerçekleri, biz milyonlarcayız. Ve O'nun (Trablus'un) gözlerini umursuyoruz.It is impossible to ignore these facts, there are millions who are touched by her eyes
Şu benim bir milyon yıl önce çekilmiş fotoğrafıma dönün.Go back to this picture of me a million years ago.
Küçük Obiang ise kendisine California, Malibu'da... ...30 milyon dolar değerinde bir malikane aldı.So Obiang junior, well, he buys himself a $30 million mansion in Malibu, California.
Bu kliniklerden bazıları sektöre onlarca milyon dolar kazandırıyor.Some of these clinics are pulling in tens of millions of dollars a year in business.
Dünya çapında biyokontrol endüstrisinin tam dönüşümünü gerçekleştirirsek, maliyet, 250 milyon dolar.If we take the overall turnover of the biocontrol industry worldwide, it's 250 million dollars.
Burada gördüğünüz modelin aynısı, günümüzden yaklaşık bir milyon yıl daha geriye gidiyor.This exact same pattern is seen going back now almost a million years before our current time.
Doğa; doğal olarak, karbondioksitin, milyonda 280 partüküle çıkmasına izin vermiş görünüyor.Nature naturally has allowed carbon dioxide to go up to 280 parts per million.
Grafiğin sağ üst köşesine bakarsanız, bugün milyonda 385 partiküle çıktığımızı görebilirsiniz.Right now, if you look at the top right part of that graph, we're at 385 parts per million.
Hem de yılda, milyonda iki buçuk partikül düzeyinde...At the rate of about two and a half parts per million per year.
Peki bir milyon yıl önce?A million years ago?
Bir milyon yıl?One million years?
Sizi, bu valizlerin ne kadar olduğunu düşünmeye bırakıyorum ve 15 milyon dolar değerinde altın-I"il let you think about how much luggage that is. And 15 million dollars worth of gold--
1 ila 3 milyon VietnamlıYou have 1 to 3 million Vietnamese
1 ila 3 milyon arası Vietnamlı öldürüldü.1 to 3 million Vietnamese were killed.
İşte burada silah, son 500 milyon yıldır tükenmiş gibi görünüyor.And here's the weapon, it seems, that it did so over the last 500 million years.
Her milyonda 200 küçük parça sizi öldürür.As small as 200 parts per million will kill you.
Nautilus, hayvanların varoluşlarından beri—500 milyon yıldır—bu gezegende bulunmaktadırlar.It's been on this planet since the animals first started -- 500 million years.
Üç milyon bir yana, 62 milyar dolar borç - araba markalarından çok daha kötü.Three million set aside, 62 billion dollar liability -- much worse than the car companies.
Yaklaşık olarak 100 milyon gezegen.It's about 100 million such planets.
Kabileler milyonlarca hektar toprak kaybetti.Tribes lost millions of acres.
Bir ailenin kendini bulabileceği 1 milyar 400 milyon farklı şekil var.There are 1.4 billion different ways that a family can find itself.
Yüzlerce gönderiyor insanlar fakirlik milyonlarca.It's sending hundreds of millions of people into poverty.
Ne zaman ayda 1 milyon dolar gelir getirmeye başlarım?When will I get to $1 million a month?
Önce 100.000 sonra 1 milyon dolar kazanır duruma gelmek için ne yapmanız lazım?What did you need to do to get to the first $100,000 month, the first $1 million month?
Nasıl oluyor da Güneş, 150 milyon km öteden, bir şekilde Dünyanın hareketini etkileyebiliyor?How is it that the Sun, 93 million miles away, [that] somehow it affects the motion of the Earth?
Çok cesur bir projeydi, üç milyon ödemem gerekti.It was a very brave project, I had to pay 3 millions.
Milyon yıldır yaptıkları şey bu, kelimeler hep kadının araçları oldu.Women can talk. They've been doing it for a million years; words were women's tools.
Birleşik Devletler'de yılda 100 milyonun üzerinde depresyon ilacı yazılıyor.Over 100 million prescriptions of antidepressants are written every year in the United States.
Bu büyük ülke 100 gün içinde bu programla 100, 250 milyon insana iş vermeli.One hundred, 250 million people have to be given jobs for 100 days by this great country.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.So we were thinking, well the best way to learn from them is to read all of these millions of books.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Since then, the authors have won on 129 million distinct occasions, publishing books.
Tabii ki, bu kitapları alıp bu 5 milyon kitabın tam metinlerini yayınlamak istiyorsunuz.Well of course, you want to take the books and release the full text of these five million books.
Google, 15 milyon kitabı dijital hale getirdi.Google has started to digitize 15 million books.
Her gün 200 milyon Tweet gönderiliyor.There are 200 million Tweets being posted every day.
Barack iki milyon iş yaratmak istiyor.Barack wants to create two and a half million jobs.
Bir milyonu hatırlıyor musunuz?Remember, one billion?
Ama bu sefer bir milyon dolar değil, bir milyon yıldız.But, this time not one billion dollars, one billion stars.
Peki, bir milyon yıldız.Alright, one billion stars.
Bu çizgi, sahnenin 6.1 milyon km üstünde olmalı.That line would have to be 3.8 million miles above this stage.