Mikroskobik yapıdadırlar.Microspermum Lag.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.Asteroidi so različnih velikosti od širine več 100 kilometrov do mikroskopskih.
Mikroskobik yapıdadırlar.Mikroskopi.
Hava örneklemeli duman dedektörleri mikroskobik duman partiküllerini algılama yeteneğine sahiptir.Dimni detektor, ki deluje na principu vzorčenja zraka, je sposoben zaznavanja že mikroskopskih delcev dima.
Biyoloji laboratuvarlarında mikroskobik çalışmalarda kullanılır.Mikrobiolog večino delovnega časa preživi v laboratoriju.
Biyoloji laboratuvarlarında mikroskobik çalışmalarda kullanılır.Dabar įmonėje veikia šiuolaikinė mikro-biologinė laboratorija.
Ama.. mikroskobik seviyede, küfler ve bakteriler arasında amansız bir mücadele vardır.하지만 현미경으로 보면, 곰팡이와 세균은 치열한 전쟁을 합니다.
Ama.. mikroskobik seviyede, küfler ve bakteriler arasında amansız bir mücadele vardır.Nhưng ở cấp độ vi sinh, mốc và vi khuẩn chiến đấu rất khốc liệt.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Alors, Bob Russell nous parlait de son travail sur les nanotubes dans ses recherches au niveau microscopique.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Bien, Bob Russell nos contó de su trabajo en nanotubos en su investigación a nivel microscópico.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Bob Russell ci parlava del suo lavoro sui nanotubi nella sua ricerca a livello microscopico.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Bob Russell memberi tahu kita tentang nanotube dalam penelitiannya pada tingkat mikroskopis.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Bob Russell opowiadał nam o swoich badaniach nad mikroskopijnymi nanorurkami.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Bob Russel mesélt nekünk nanocsövekkel kapcsolatos kutatásairól, melyeket a mikroszkopikus világban végzett.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.En Bob Russell vertelde ons over zijn werk met nanotubes bij zijn werk op microscopisch niveau.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.밥 러셀씨께서는 나노 튜브의 미시적인 단계에 관한 연구에서 자신의 결과를 말씀해 주셨는데요.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Nåja, Bob Russell berättade om sitt arbete med nano-rör i hans forskning på mikroskopisk nivå.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Takže Bob Russell nám spomenul svoj výskum nanotrubičiek na mikroskopickej úrovni.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Vâng, Bob Russell đã nói với chúng ta công trình của anh về vi ống nanô và nghiên cứu của anh ở tầm hiển vi.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Ο Μπομπ Ράσελ μας έλεγε για την δουλειά του με τους νανοσωλήνες στην έρευνά του σε μικροσκοπικό επίπεδο.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Боб Расселл рассказывал нам о своей работе над нанотрубками в ходе исследований на микроскопическом уровне.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Боб Расселл розказував нам про свою роботу над нанотрубками під час дослідження на мікроскопічному рівні.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.Боб Ръсел ни разказа за неговата работа върху нанотръби в изследването му на микроскопично ниво.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.ובכן, בוב ראסל סיפר על עבודתו עם נאנו-טיובס (שפופרות נאנו) במסגרת המחקר שלו ברמה המיקרוסקופית.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.حسناً، بوب راسيل كان يحدثنا عن عمله علي نانوتووب في بحثه على المستوى المجهري.
Bob Russell bize mikroskobik seviyedeki araştırmasındaki nanotüpler hakkındakı çalışmasını anlatıyordu.研究について話ました すごくいかしてるけど アインシュタインはむしろ-
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Anche queste creature sono microscopiche... ...ma nel regno degli animali unicellulari... ...sono dei giganti.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Diese Wesen sind zwar winzig klein... ...doch in der Einzellerwelt... ...sind sie Riesen.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Elles sont microscopiques... mais pour les unicellulaires... elles sont géantes.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Estas criaturas também são microscópicas, mas no reino dos animais unicelulares, são como gigantes.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.이 생물은 극히 작습니다. 하지만 단세포 동물계에서는 그들은 거인입니다.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Makhluk ini juga mikroskopis... ... Tetapi dalam kerajaan hewan bersel satu... ... Mereka adalah raksasa.
Bu canlılar mikroskobik boyutta... ...fakat tek hücreliler dünyasında... ...dev sayılırlar.Тези същества също са микроскопични, но в царството на едноклетъчните твари те са гиганти.
Bu mikroskobik fıskiyeler, yukarıya giden--이 미세한 분수가 공기 위로 올라가서 (라고 말할려고 했는데)
Bu mikroskobik fıskiyeler, yukarıya giden--עולים איכשהו, וחרוזי זכוכית מיקרוסקופיים אלה
Bu mikroskobik fıskiyeler, yukarıya giden--هذه النوافير المجهرية التي ترتفع إلى -
Bu mikroskobik fıskiyeler, yukarıya giden--とは言え 空気はありませんが-
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.9ヶ月で産み落とされる時には
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.C'est une minuscule sub-sub-structure, microscopique.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.E o structură microscopică.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Es ist nur eine winzige Sub-Substruktur, mikroskopisch klein.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.E' solo una piccola sottostruttura, microscopica.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.É só uma minúscula, microscópica sub-estrutura.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Es una subestructura minúscula, microscópica.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Ez csak egy apró részlete a struktúrának, mikroszkópikus.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Het is gewoon een kleine microscopische sub-substructuur.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Ini hanyalah bagian struktur yang sangat kecil, mikroskopis.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Je to iba malá mikroskopická subštruktúra.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Je to jen drobná sub-substruktura, mikroskopická.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.이건 매우 작은 기초구조, 미세범위입니다.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Nó chỉ là một cấu trúc rất rất phụ, bé xíu, hiển vi.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.To je samo majcena pod-podstruktura, mikroskopska.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Είναι μια μικροσκοπική υπο-υποδομή.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Това е само една малка под-конструкция, микроскопична.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Це лише крихітна підструктутра, мікроскопічна.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.Это всего лишь под-подструктура, микроскопического размера.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.זה רק תת מבנה זעיר, מיקרוסקופי.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.انها مجرد بنية رديفة ميكروسكوبية
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Aşa că dacă aceste idei sunt corecte, aşa va arăta peisajul ultra-microscopic al universului.
Dolayısıyla eğer bu fikirler doğru ise, evrenin ultra-mikroskobik manzarası şuna benzeyecektir:Así que si estas ideas son correctas, esto es a lo que se asemeja el paisaje ultramicroscópico del universo.