Ana içeriğe geç
Sözlük

mikroskobik ile cümle

mikroskobik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bakteriler mikroskobik organizmalardır.Bacteria are microscopic organisms.
Dan saçın mikroskobik incelemesini yaptı.Dan performed a microscopic examination of the hair.
Ancak mikroskobik incelemeyle birbirinden ayırt edilirler.Microscopic examination is needed to distinguish them.
Bu işlem, hem mikroskobik hem de moleküler düzeyde yapılır.This is done both on a microscopic and molecular level.
Mikroskobik yapıdadırlar.Creates microwaves.
Ama.. mikroskobik seviyede, küfler ve bakteriler arasında amansız bir mücadele vardır.But down at a microscopic scale, mold and bacteria fight vicious battles.
Çok küçük alt-alt yapılar, mikroskobik.It's just a tiny sub-substructure, microscopic.
Kaideyi oymak için mikroskobik boyutta bir elmas kırığı kullandım.I used a microscopic shard of diamond to actually carve the actual base.
Milyarlarca yıldan beri buradalar ve "tek hücreli mikroskobik canlılar" olarak tanımlanabilirler.They've been here for billions of years, and what they are are single-celled microscopic organisms.
Serabral korteksin içinde düşüncenin oluştuğu mikroskobik yapı var.Inside the cerebral cortex is the microscopic structure of thought.
Mikroskobik tüpün içinde çok garip bir dünya.It's a very strange world inside a nanotube.
Olgusal ve mikroskobik teorilerle tanımlanagelmiştir.It has since been described through phenomenological and microscopic theories.
Yukarıdan aşağı 40X, 100X ve 200X mikroskobik büyütme.From top to bottom 40X, 100X and 200X microscopic magnifications.
Bir alfa parçacığı, mikroskobik, pozitif yüklü madde parçacığıdır.An alpha particle is a sub-microscopic, positively charged particle of matter.
Parçalanmış klamidosporları gösteren eski bir Coccidioides immitis kültürünün mikroskobik görünümü.Microscopic appearance of an old culture of Coccidioides immitis, showing fragmented chlamydospores.
Mikroskobik inceleme, özütte canlı maya hücresi olmadığını ortaya koydu.Microscopic investigation revealed no living yeast cells in the extract.
İnsan vücudunda yaşayan mikroskobik hayvanlar mikrobiyotaya dahil edilmezler.Micro-animals which live on the human body are excluded.
Azolla, erkek ve dişi sporların içinde gelişen mikroskobik erkek ve dişi gametofitlere sahiptir.Azolla has microscopic male and female gametophytes that develop inside the male and female spores.
Biyokimya laboratuvarında mikroskobik incelemeMicroscopic examination in a biochemical laboratory
Anorektal bileşkenin mikroskobik kesiti.Microscopic cross section of the anorectal junction.
Sitoloji, tek tek hücrelerin mikroskobik olarak incelenmesidir.Cytology is the microscopic study of individual cells.
Ancak mikroskobik incelemeyle birbirinden ayırt edilirler.Sie können aber nur mikroskopisch eindeutig voneinander unterschieden werden.
Yapılar mikroskobik bir saç uzantısına benzemektedir.Das Gerät ähnelt in der Funktion einem Haarföhn.
3,000 den fazla mikroskobik resmi inceleyerek doğal kar kristallerinin genel sınıflandırmasını tamamladı.À partir de 3 000 photomicrographies, il établit une classification générale des cristaux de neiges naturels,.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.Les astéroïdes varient en taille, depuis plusieurs centaines de kilomètres à des poussières microscopiques.
Bir kısmı mikroskobiktir.Algunos son microscópicos.
Bu mikroskobik kıvrımlara mikrovilli denir.Este flujo sanguíneo se denomina microcirculación.
Yine aynı merkezde mikro-teknoloji olarak adlandırılan mikroskobik boyutta malzeme üretimi yapılmaktadır.Para tal estudio se toma una unidad más pequeña llamada microecosistema.
Landau teorisi sıvı helyumun süperakışkan bileşiğinin mikroskobik yapısı üzerinde ayrıntılı şekilde durmaz.La teoria di Landau non è una teoria microscopica della componente superfluida dell'elio liquido.
Bakteriler mikroskobik organizmalardır.Бактерии являются микроскопическими организмами.
Biyoloji laboratuvarlarında mikroskobik çalışmalarda kullanılır.В своей биологической лаборатории использовал микроскоп.
Yapılar mikroskobik bir saç uzantısına benzemektedir.Аппарат функционально похож на фен для волос.
Landau teorisi sıvı helyumun süperakışkan bileşiğinin mikroskobik yapısı üzerinde ayrıntılı şekilde durmaz.Теория Ландау разрабатывала подробно микроскопической структуры сверхтекучей компоненты жидкого гелия.
Histogenezde oluşan dokuların mikroskobik yapılarının bilimi histoloji olarak adlandırılır.A ciência das estruturas microscópicas dos tecidos formados na histogênese é denominada histologia.
Bu mikroskobik kıvrımlara mikrovilli denir.O esporo masculino denomina-se micrósporo.
Bu büzgenlerin bazıları mikroskobik ölçülerdedir.Muitos gastrótricos são microscópicos em tamanho.
Ancak mikroskobik incelemeyle birbirinden ayırt edilirler.De twee kunnen enkel door microscopisch onderzoek van elkaar onderscheiden worden.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.Rozmiar planetoid wynosi od setek kilometrów do rozmiarów mikroskopijnych.
Evrensel ile mikroskobik arasında bir geçit olduğunu hatırla.Wierzono, że między mikro- a makrokosmosem istnieje harmonia.
Mikroskobik canlılardır.Grzyby mikroskopijne.
Bu mikroskobik kıvrımlara mikrovilli denir.En tredje typ benämns mikrorörelser.
Mikroskobik poliarteritis nodosa, poliarteritis nodosanın küçük damarları tutan türevidir.Polyarteritis nodosa är en inflammation i små och medelstora artärer.
Landau teorisi sıvı helyumun süperakışkan bileşiğinin mikroskobik yapısı üzerinde ayrıntılı şekilde durmaz.Теорія Ландау не розробляла детально мікроскопічної структури надплинної компоненти рідкого гелію.
Mikroskobik hayvanlar veya böcek leşleri ile beslenirler.Předpokládá se, že semena rozšiřují zvířata nebo hmyz.
Mikroskobik canlılardır.Minerálky jsou zdravé.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.Mărimea asteroizilor variază de la câteva sute de kilometri până la mărimi microscopice.
Bu işlem, hem mikroskobik hem de moleküler düzeyde yapılır.Studiul este făcut atât la nivel microscopic cât și la nivel molecular.
Bu işlem hem moleküler hem de mikroskobik ölçüde gerçekleştirilir.Experimentările se fac atât la nivelul microscopic cât și molecular.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.A kőzetrések mérete változó a mikroszkópikus nagyságrendtől a több kilométer hosszúságig.
Histopatoloji, hasta dokuların mikroskobik yapısını inceleyen bilim dalı.Not always! - A hemostázis vizsgálata gyermekek elektív sebészeténél?
Olgusal ve mikroskobik teorilerle tanımlanagelmiştir.Mag és Talaj elmélettel magyarázzák.
Bu işlem, hem mikroskobik hem de moleküler düzeyde yapılır.Tutkimusta tapahtuu sekä mikroskooppisella että molekulaarisella tasolla.
Evrensel ile mikroskobik arasında bir geçit olduğunu hatırla.Mikrokosmoksen ja makrokosmoksen välillä on yhteys.
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.Gradasi ukuran asteroid adalah ratusan kilometer sampai mikroskopis.
Mikroskobik yapıdadırlar.Microlagenaria を含む。
Bu büzgenlerin bazıları mikroskobik ölçülerdedir.本作中所有人類都擁有微量魔力。
Yine aynı merkezde mikro-teknoloji olarak adlandırılan mikroskobik boyutta malzeme üretimi yapılmaktadır.在物理学中,具有同一能量的微观状态被称为简并的。
Asteroitlerin büyüklüğü birkaç yüz kilometreden mikroskobik boyutlara kadar değişmektedir.소행성의 크기는 수백 킬로미터에서 현미경으로 보아야 할 정도의 크기까지 다양하다.
Bu işlem, hem mikroskobik hem de moleküler düzeyde yapılır.דבר זה מבוצע הן ברמה המיקרוסקופית, והן ברמה המולקולרית.
Silica fiberleri düzensiz materyallerdir, bu yüzden mikroskobik ölçüde yoğunlukları değişir.Silikatno vlakno predstavlja nehomogen materijal, pa njegova gustoća se neznatno mijenja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod