Ana içeriğe geç
Sözlük

mihrab ile cümle

mihrab kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.Biskoppens helbred brød sammen.
Mihrabın iki yanında büyük pencereler vardır.Anden sal har yderligere to store vinduer på siden.
Hani onlar duvardan Davud'un ibadet yeri olan "mihrâba" tırmanmışlardı" (es-Sâd, 38/21).Da han kom fram til David, kastet han seg erbødig til jorden» (2 Sam 1,2).
Mihrabın önündeki rahle.Di depan mimbar tehampar permadani.
Mihrab üzerindeki yarım kubbenin içinde...Sâu vào trong cổ họng rồng....
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.此外,兩位吉他手也具有開創性意義。
Hani onlar duvardan Davud'un ibadet yeri olan "mihrâba" tırmanmışlardı" (es-Sâd, 38/21).曾經因為黛西加入雷族使伴侶雲尾特別關心而吃醋。
Korniş ve çinilerle düzenlenen mihrabın üst kısmı, beş dişlidir.就繁體和簡體中文中,立部歸於五劃部首。
Mihrab kemerini dolaşan yazı şeridi de Kur'ân'ın Tevbe Suresinden bir ayettir.原來匿名信是某週刊的記者因報復而發的惡作劇,讓大家虛驚一場。
Mihrabın muhtelif yerlerinde Selçuklu devrine ait yedi sekiz parça cini mevcuttur.身上嵌有七塊青色勾玉,是八岐大蛇將自己的七個魂注入其體內的證明。
Zekeriyya Meryem'in bulunduğu mihrâba her girdiğinde onun yanında yiyecek, rızık buldu.먼 훗날 한 천사가 마리아에게 와서 밝히기를, 예수가 수태되던 당시 하나님이 자신의 씨와 요셉의 씨를 섞었고, 예수는 하나님의 아들로 태어났다고 하였다.
Mihrabın büyük bir kısmı günümüze kadar gelebilmiştir.성벽의 대부분이 오늘날까지 남아있다.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.자는 자후(子厚)이며 당송 8대가의 한 사람이다.
2016 Yılından itibaren Mihrabat Yayınları Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi.משמשת מ-2016 כדוברת תאגיד השידור הציבורי מאז הקמתו.
Kıbleye bakan mihrabı bir sanat eseridir.עיצוב חותמת נלווית היא אומנות.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.Него пророкът възкресил от мъртвите със силна молитва към Бога (3Царст.
Mihrabının yakınında Peygamber'in namaz kıldığı yer belirgin hale getirildi.To je bilo i jedino hodočašće koje je Prorok obavio u svom životu, a naziva se Oproštajni hadž .
Camiin mihrabı dört sıra mukarnaslı nişi ile etrafı çerçevelidir.Drugačije je ako se larva na četiri dana prihvati za tijelo ženke.
Kubbe kasnağında dört penceresi olup, mihrabı sade bir niş biçimindedir.V štirih nadstropjih je po 14 lož, pritličje ima obliko podkve.
Mihrab üçgen şeklindedir.Ima obliko trikotnika.
Mermerden yapılan mihrabında güçlü bir taş işçiliği vardır.Carrarski marmor ima videz trdnega kamna.
"Zekeriyya mabedden (mihrâb) kavminin önüne çıktı" (Meryem, 19/11).Palermost sai moslemite Sitsiilia pealinn, ümbernimetatuna al-Madinah ("Linn").
Küçük bir mihrabı vardı.Tal oli väike maavaldus.
Birçok orta çağ kilisesi sizi mihraba çekmek için bunu kullanır.A myslím že najdete mnoho kostelů co se snaží mít kresbou v obloucích tak vysoko jako tu.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Bili so vse tri stoji v vozel pred oltarjem.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.De var alla tre stod i en knut i framför altaret.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.De var alle tre stående i en knude i foran alteret.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ei au fost în picioare toate trei într-un nod în faţa altarului.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Erano tutti e tre in piedi in un nodo davanti all'altare.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.He olivat kaikki kolme seisoo solmuun alttarin edessä.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ils étaient tous trois debout dans un nœud dans devant l'autel.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.그들은 매듭을 세 개 모두 서에 있었 제단 앞에.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Mereka semua berdiri tiga simpul di depan altar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ők mindhárman állt egy csomót előtt az oltár.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Oni boli všetci traja stoja v uzol pred oltárom.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Oni byli všichni tři stojí v uzel před oltářem.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Sie waren alle drei ständigen in einem Knoten in vor dem Altar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Tất cả đều đứng ba trong một nút trong trước bàn thờ.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Wszyscy byli trzy stałe w węzeł przed ołtarzem.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Ze waren alle drie staande in een knoop in voorzijde van het altaar.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Είχαν και οι τρεις στέκεται σε ένα κόμπο στο Μπροστά από το βωμό.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Вони всі троє стояли у вузол перед вівтарем.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Они все трое стояли в узел перед алтарем.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.Те всички са трите постоянни на възел в пред олтара.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.כולם היו עומדים שלושה בקשר ב לפני המזבח.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.وكانوا جميعا يقفون في ثلاثة عقدة في أمام المذبح.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.祭壇の前。 私は他と同様に側廊をくつろぐ
Bu resmi, katedraldeki mihraba tam kubbenin altına yerleştirmeyi planlıyorlar. .Przechodząc przed głównym ołtarzem można przeczytać na posadzce następującą inskrypcję:
Bu resmi, katedraldeki mihraba tam kubbenin altına yerleştirmeyi planlıyorlar. .Ідучи повз головний вівтар, можна роздивитися на самому споді напис:
Koronun durduğu yer, mihrabın hemen arkadındaki bölüm.Kněžiště je místo za oltářem v kostele.
Koronun durduğu yer, mihrabın hemen arkadındaki bölüm.Хор - це місце за вівтарем храму.
Koronun durduğu yer, mihrabın hemen arkadındaki bölüm.Хоры - это пространство за алтарём церкви.
Mihrabın altında şu yazı var: 'Siena'nın barış içinde olmasını borçlu olduğumuz Yüce Annemize."Пресвята Богородице, збережи мир у Сієні, і в житті Дуччо, адже саме він зобразив Тебе такою".
Mihrabın altında şu yazı var:Święta Matko Boża, przynieś spokój miastu Sienie, oraz artyście Duccio, który stworzył to dzieło.
Mihrabın arkasında yürüyüş yolu olur, ziyaret edenler yürürken bu küçük odacıklara, şapellere uğrayabilirler.A díky tomu se poutníci mohli zastavit u těchto kapliček.
Mihrabın arkasında yürüyüş yolu olur, ziyaret edenler yürürken bu küçük odacıklara, şapellere uğrayabilirler.la cual permitiría a los peregrinos hacer una parada en cada una de las pequeñas capillas radiales.
Onlar, mihrabın önünde bir düğüm her üç duruyorduk.Bili so vsi trije stoji v vozel pred oltar.
Onlar, mihrabın önünde bir düğüm her üç duruyorduk.De var alla tre står i en knut framför altaret.
Onlar, mihrabın önünde bir düğüm her üç duruyorduk.De var alle tre stående i en knude foran alteret.
Onlar, mihrabın önünde bir düğüm her üç duruyorduk.Ei au fost toţi în picioare trei într-un nod în faţa altarului.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod