Ana içeriğe geç
Sözlük

mihrab ile cümle

mihrab kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.The other two skins are of doubtful origin.
Küçük bir mihrabı vardı.There was a small tailwheel.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Above it on the ceiling is a large Star of David.
Bir düğüm her üç ayakta idi mihrabın önünde.They were all three standing in a knot in front of the altar.
Onlar, mihrabın önünde bir düğüm her üç duruyorduk.They were all three standing in a knot in front of the altar.
Koronun durduğu yer, mihrabın hemen arkadındaki bölüm.So the choir is the space behind the altar of the church.
Suger önce binanın cephesini ve mihrabı tamamlatıyor,Now Suger completed the ambulatory, and also the facade of the church.
Geldi mi sana, o çekişme hikâyesinin haberi? Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.Have you heard of the litigants who jumped over the wall into his chamber?
Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.Have you heard of the litigants who jumped over the wall into his chamber?
Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.When they scaled over the wall into Dawud’s mosque.
Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.When they scaled over the wall into Dawud’s mosque.
Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.When they scaled over the wall into Dawud’s mosque.
Zekeriyya, onun yanına, mihraba her girdiğinde yanında bir rızık bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Zekeriyya, ne vakit mihRaba girse yanında bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu.Whenever Zachariah went in to her in the Sanctuary, he found her provisioned.
Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem!Whenever Zechariah entered upon her in the sanctuary, he found her with provision.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.The altar is covered by a dome on an octagonal lantern.
Mihrabı alçı malzemesidir.Its altar is plaster material.
İkinci en büyük kardeşi York Dükü tarafından mihraba götürüldü.She was led to the altar by her second eldest brother, the Duke of York.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.Die restlichen acht Ecken bilden dann die Ecken eines (dem Dodekaeder eingeschriebenen) Würfels.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Zwei gefundene Münzen sind ebenfalls trajanische Prägungen.
Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır.Auf der Dachseite ist eine Halbrundgaube.
Mihrabının mimari yönden bir özelliği yoktur.Über das Aussehen des Obertores ist nichts erhalten.
Zekeriyya Meryem'in bulunduğu mihrâba her girdiğinde onun yanında yiyecek, rızık buldu.Chaque fois que Zechariah entrait dans la chambre de Maryam, il trouvait auprès d'elle de la nourriture.
Çalışma büyük ölçekli olup mihrabın arkasındaki duvarın tamamını kaplayacak şekilde tasarlandı.Tout ce matériel était consciencieusement caché derrière le mur de la cellule.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Au-dessus du dôme est fixée une Étoile de David.
Kıbleye bakan mihrabı bir sanat eseridir."Le ready-made fit de l’art une question de fonction.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Les deux absidioles sont entièrement d’origine.
Batıdaki kemerler, mihrabın bulunduğu duvarla son bulur.Les collatéraux sont terminés à l'Est par des absidioles creusées dans le mur.
Hani onlar duvardan Davud'un ibadet yeri olan "mihrâba" tırmanmışlardı" (es-Sâd, 38/21).Cuando David llegó al Arca (señalando a Jesús entre su pueblo), había alabanza y adoración verdadera.
Rachel, mihraba doğru yürürken Luce ile gözgöze gelir.Cuando Rachel camina hacia el altar, su mirada se cruza con la de Luce.
Mihrabı çıkıntılıdır.Calcaterra è disperato.
Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.Naturalmente la vita del burlone è dura.
Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır.Al di sotto delle squame dissociate si vede chiaramente il colore biancastro della carne sottostante.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.В нём восемь помещений, перекрытых сводами, на которых сохранились лепные украшения.
Küçük bir mihrabı vardı.Имели один небольшой рог.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Одна из двух парусных требак одноимённого типа.
"Zekeriyya mabedden (mihrâb) kavminin önüne çıktı" (Meryem, 19/11).بعدها رحل زهير سراً إلى قومه فجمع جيشا من اليمن، وأقبل على بكر وتغلب، ففعل فيهم الأفاعيل.
İstanbul'da üç tane mihrabı olan tek camidir.هو أحد المساجد الثلاثة التي تحمل نفس الاسم في اسطنبول.
Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.إن دراسة الفقاعة آمنة.
Mihrabın batısında bulunan, tepesi altıgen külahla örtülü minber de özenli bir ahşap işçiliğinin ürünüdür.المنبر الذي يعلوه مخروط سداسي يقع في الغرب من المحراب، وهو أيضا نتاج صنعة خشبية دقيقة .
Tümü çiniden yapılmış mihrabı çok ilgi çe­kicidir.لأي فنان الجرأه-عين النمر- مهمة جدا.
Hani onlar duvardan Davud'un ibadet yeri olan "mihrâba" tırmanmışlardı" (es-Sâd, 38/21).Toen Davids faam groeide onder het volk pleegde Saul een aantal aanslagen op hem, waarop David vluchtte.
Mihrabın üzeri ise sekizgen bir fenerli kubbe ile örtülüdür.Het wordt gedekt door een achtkantig, naar het midden toelopend mansardedak.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Hierboven een ronde lijst voorzien van een davidsster.
Mihrabın sağında zengin dekore edilmiş minber bulunur.Z prawej strony mihrabu znajduje się drewniany minbar (kazalnica).
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Två primklokor av äldre ursprung.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Над нею на стелі велика зірка Давида.
Mihrabın büyük bir kısmı günümüze kadar gelebilmiştir.Більшість дерев збереглися до сьогодні.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Тепер дві збірки пишаються оригіналами майстра.
Kible duvarına küçük kubbeli bir mihrab inşa edildi.На одному з її торців перпендикулярно встановлена коротка стіна.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Na zdi nad schránou je znázorněna Davidova hvězda.
Mihrabın iki tarafında bulunan bakır şamdanlar tamir senesinde konmuş olup üzerlerinde tarihleri vardır.Sídlo Březí (Žinkovy) leží na dvou katastrálních územích, a to Březí u Žinkov a Kokořov.
Küçük bir mihrabı vardı.Ott egy kis rabszolgát találtam.
Mihrabın yanındaki iki pencere sonradan kapatılarak dolaba dönüştürülmüştür.Mivel a KTE másik két kapusa lesérült, neki kellett beugrania helyettük.
Caminin mihrabının üstünde Davud'un Yıldızı desenli yuvarlak bir vitray bulunmaktadır.Ez egy tórai mondatból formált Dávid-csillagot vesz körül.
Harim mihraba dik beş sahından oluşur.Minden varázslat egy öt szintből álló létrán áll.
İki mihrabı da orijinal istalaktitli alçıdandır.Ez a két kocsi volt a teljes típussorozat elődje.
Mihrabın yaşmağı istalaktitlidir.Puupposen yksityiselämä paljastuu.
Mihrabın iki yanında dev mumlar ve harimin ortasına inen topaç avizesi vardır.Στην κορυφή του εμβλήματος υπάρχουν δύο κέρατα με καλαμπόκι στο εσωτερικό και και γεμισμένα με άμμο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod