Midenizdeki asit gibi vücudunuzda asidik ortamlar bile var.ومن ثم لديك بيئات حمضية مثل أحماضك المعِدِيّة
Midenizdeki büyük yağ kitlesine teşekkür etmelisiniz bunun anlamı çok şanslıydınız ben şanslı mıydım ?Ihr übermäßiges Fett hat Sie vor schlimmeren Bewart. Sie hatten Glück. Glück?!
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırBo po jakimś czasie znika on z powierzchni. Gdzie się podział?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırDenn nach einiger Zeit ist das Zeug weg. Wo ist es hin?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştır테플론이라는 물질을 먹게되는데 닳아서 없어진 테플론이 어디로 갔을까요?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırOf dat teflon-achtige materiaal. Want na een tijdje ziet men dat spul niet meer. Waar is het naartoe?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırPentru că după ceva timp chestia asta dispare. Unde s-a dus?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırPerché dopo un pò di tempo quella roba scompare. Dov'è andata?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırВедь через какое-то время он испаряется. А куда он делся?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırאו חומרים דמויי טפלון. כי אחרי תקופה מסוימת החומר נעלם, לאן הוא נעלם?
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştırأو تلك المادة الشبيهة به -التي تمنع التصاق الطعام - لأنه بعد فترة تختفي هذه المادة. إلى أين ذهبت؟
Midenize... halbuki bu amaçla yapılmamıştır使う毎にその物質は減っていきますね どこへ行ったんでしょう? 胃袋です 困ったことですね
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Anda mungkin tidak melihat perut Anda sebagai di luar Anda, tetapi secara fundamental.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Du magst zwar denken, dass Dein Magen nicht das Äußere von Dir ist, aber eigentlich ist er das.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Misschien beschouw je je maag niet als de buitenkant van je lichaam, maar in essentie is het dat wel.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Może nie postrzegacie żołądka jako warstwę zewnętrzną, ale zasadniczo tak jest.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Poderá não conseguir visualizar o seu estômago como parte do seu exterior, mas a verdade é que o é.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Sice nevidíme svůj žaludek jako něco, co je na povrchu nás, ale v podstatě tomu tak je.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.우리는 위(stomach)는 밖으로 나와있거나 직접 볼수는 없지만 그렇다고 볼수있어요.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Talán nem úgy tekintesz a gyomrodra, mint ha a külszineden lenne pedig alapjaiban véve így van.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Usted puede no considerar su estómago como fuera de ud, pero fundamentalmente así es.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.Зображу це в тому ж кольорі. Складно уявити, щось таке як шлунок ззовні тіла, але, в принципі, воно таке і є.
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.יתכן שאינכם חושבים על הקיבה שלכם כאילו היא מחוץ לגופכם. אבל בעקרון, זה המצב. ,
Midenizi kendinizin dışında olan bir parça gibi görmüyor olabilirsiniz ama aslında öyle.ربما لا تعتبر معدتك كجزء خارجي منك ولكنها كذلك في الأساس
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.El interior de su estómago no puede ser muy grande.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Hänen mahansa ei voi olla näin iso.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Hans mage kan inte vara så här stor.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Men hans mave kan ikke være så stor.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Niemożliwe, żeby wnętrze jego brzucha miało te rozmiary.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Non è possibile che la sua pancia sia così grande.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.O interior da barriga dele não pode ser assim tão grande.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Αποκλείεται να έχει τόσο μεγάλη κοιλιά.
Midesinin içinin bu kadar büyük olmasına imkan yok.Его живот не может быть таким огромным.
Midesi yüzünden.Θέλω να είσαι χαρούμενη.
Midesi yüzünden.Заради стомаха му е.
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.소화 도중 체내 효소가 커피 원두에 달라 붙게되죠.
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.Med prebavo se sprosti nek encim v kavna zrna.
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.Un enzima del suo stomaco penetra nei semi, poi qualcuno ha l'ingrato compito di raccoglierne
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.אנזים שנמצא במערכת העיכול שלו נצמד לפולים,
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.ثم الانزيمات في جهازه الهضمي تؤثر (تحلل جزئيا) هذه الحبوب
Mideye gelen kahve çekirdekleri sindirim sisteminde enzimler tarafında bir işlem görüyor ve emiliyorlar.そうしてネコが排泄したものを集める人がいて
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Ich muss doch bitten. Er fängt an sich zu ekeln.
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Importas-te?! Ele está a ficar enojado.
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Te gêne pas! Ça commence à le dégouter.
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Ti dispiace! Si sta schifando.
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Αν δε σε πειράζει! Φρίκαρε.
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Перетань! Его уже тошнит!
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.モデル?
"Neden!" Martha yankılandı. "Çünkü onlar kıt bugüne kadar vardı hayatlarını dolu mideleri."왜!"마르타가 울렸다. "그들이 부족한 적 자신을 했거든
"Neden!" Martha yankılandı. "Çünkü onlar kıt bugüne kadar vardı hayatlarını dolu mideleri."למה!" הדהד מרתה. "בגלל שהם נדירים אי פעם שלהם
"Neden!" Martha yankılandı. "Çünkü onlar kıt bugüne kadar vardı hayatlarını dolu mideleri."لماذا!" وردد مارثا. "نظرا لأنها نادرة من أي وقت مضى
"Neden!" Martha yankılandı. "Çünkü onlar kıt bugüne kadar vardı hayatlarını dolu mideleri.彼らの生活の中で完全な胃。彼らは若いタカ"のように空腹
Ne istiyor? Belki midesi bulanıyordur.Poate că el se simte rău.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.hvis ende er fortapelse, hvis gud er buken, og som setter sin ære i sin skam, de som attrår de jordiske ting.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.katerih konec poguba, katerih Bog trebuh in njih slava v njih sramoti, ki jim je zemeljsko v mislih.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.저희의 마침은 멸망이요 저희의 신은 배요 그 영광은 저희의 부끄러움에 있고 땅의 일을 생각하는 자라
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.ktorých koniec je zahynutie, ktorých bohom je brucho a sláva v ich hanebnosti, ktorí myslia na zemské veci.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.Их конец – погибель, их бог – чрево, и слава их – в сраме, они мыслят о земном.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.котрим кінець - погибель, котрим Бог черево, а слава в соромі їх, котрі про земне думають.)
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.כי רבים המתהלכים אשר עליהם אמרתי לכם פעמים הרבה ועתה גם בבכי אני אמר כי הם איבי צלב המשיח׃