1821 Nepveu gastrit ve mide kanseri arasında bir ilişki olduğunu savundu.Năm 1874, Bác sĩ Paget đã ghi nhận mối quan hệ giữa sự thay đổi núm vú và ung thư vú.
Bu durum, mide ağrılarımla cebelleşiyor olmamdandı; yediklerimi kusmamaya çalışıyordum.Như vậy, khi đau yếu, chúng ta không cảm thấy muốn ăn.
1952 yılı sonlarında hastalandı ve mide kanserine muzdarip olduğu teşhis edildi.Cuối năm 1965, người ta chẩn đoán ông bị ung thư ruột.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Tác dụng giảm đau liên quan mật thiết với tác dụng chống viêm (liều chống viêm/ liều giảm đau = 1/1).
Gece olduktan sonra, muhtemelen saat 9 civarı, van Gogh midesini tutarak hana gelir.Đã gần 9 giờ sáng, và Rehnskjold phải đi đến quyết định.
Bu gazın kokusu sarımsağa benzer, mide bulandırıcı bir kokusu vardır.Những người này cơ thể có mùi giống như mùi cá chết.
Mide dolu hissederken tatlı yeme.節制 飽くほど食うなかれ。
Mide kanserini başarılı bir operasyonla atlattı.胃癌切除手術に初めて成功した。
Mide iltihabı, genellikle ilaç gerektirmeyen akut ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır.胃腸炎は通常急性の自己制限疾患であり、投薬は必要としない。
Bu gazın kokusu sarımsağa benzer, mide bulandırıcı bir kokusu vardır.こちらはにおいはにんにくのような香りである。
Mayıs 2008'de kanserin sıçradığı midesinden parça aldırmak için ameliyat oldu.2008年に右目下にできたがん性のほくろを除去する手術を受けていたことを告白。
Mide krampı da görülebilir.胸腺の胸腺小体でも見られる。
Bazen mide kasılmaları dışarıdan hissedilebilir.腰痛が時々見られる。
Klasik diyabetik ketoasidoz (DKA)’da karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma görülebilir; fakat ishal görülmez.糖尿病性ケトアシドーシス (DKA)も腹痛、吐き気、嘔吐などの症状を呈するが、下痢はみられない。
Tam gelişmiş bir mideleri yoktur, sadece bazen incelen ve kalınlaşan bir bağırsakları vardır.頭足類と腹足類以外では明確な頭部が見られない。
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.また、キャラクターによっては上記4カテゴリ以外に固定武装を持っていることがある。
1954 Palmer insan midesinde bakteri olmadığı ile ilgili bir çalışma yayınladı.1954年 - アメリカの病理学者エディ・パルマーが、ヒトの胃の生検1100例の結果で胃内に細菌は認められなかったと報告。
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.残響効果を付与すること。
Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır.初期症状として発熱と咽頭痛がある。
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.通常の水域では餌量はそれほど多くないから、そうやって吸着した餌を食べるだけである。
Midelerinde kırkbayır bölümü eksiktir.頭頂部分は欠損している。
Benim de midemde hala kelebekler uçuşuyor.また、ぬいぐるみを持ち歩くこともある。
1896 Saloon kedilerin ve farelerin midesinde spiroketler buldu..1896 沙倫(Saloon)於貓和老鼠的胃內發現螺旋體。
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 克里尼茨(Krienitz)在胃癌病人的胃內發現細菌。
Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.虽然与流感并无关系,但该病也被称为肠胃型感冒和消化道流感。
16. yüzyıl öncesi Hippocrates ilk kez mide semptomlarını tanımladı.16世紀以前 希波克拉底首次描述了胃部的症狀。
Gastrektomi midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınmasıdır.胃切除術(gastrectomy)為胃的一部分或全部的切除手術治療法。
1761 Ağrı mide ülseri ile ilişkilendirildi.1761 人們認為胃潰瘍和疼痛有關。
1960 Vital ve Orrego Campylobacter-benzeri organizmaları kedilerin ve köpeklerin midesinde gözlemlediler.1960 维塔爾(Vital)和奧里戈(Orrego)在貓和狗的胃中觀察到類似曲狀桿菌(Campylobacter)的生物體。
İbni Sina yemek ve mide ağrısı arasındaki ilişkiyi farketti.伊本·西那注意到胃痛和用餐時間的關聯。
1921 Luger spiroketleri mide sıvısında keşfetti ve varlıklarını mide kanseri ile ilişkilendirdi.1921 盧格爾(Luger)在胃酸中發現螺旋菌,並認為此菌和胃癌有關。
1821 Nepveu gastrit ve mide kanseri arasında bir ilişki olduğunu savundu.1821 內普弗(Nepveu)主張胃炎和胃癌有關聯。
1892 Giulio Bizzozero köpeklerin midesinde spiral organizmalar gözlemledi.1892 比佐澤羅(英语:Giulio Bizzozero)(Giulio Bizzozero)在狗的胃內發現螺旋狀生物體。
Midenin düşük pH (1-4 arası) seviyesi, mideye giriş yapan birçok mikroorganizma için ölümcüldür.胃內部低pH(約為1到4之間)的環境可以殺死許多微生物。
J. Robin Warren H. pylori bakterisini ilk kez mide biyopsisinde gözlemledi.華倫(J. Robin Warren)首先在胃檢體的切片中發現了幽門螺桿菌。
1905 F. Reigel ülserlerin nedeninin aşırı mide asiti olduğunu ileri sürdü.1905 李格爾(F. Reigel)認為潰瘍可能是由過多酸液所造成。
1924 Luck ve Seth insan midesinde üreaz enzimini keşfettiler ve doğal olarak oluştuğunu söylediler.1924 勒克(Luck)和塞斯(Seth)於人類胃內發現脲酶,但他們認為這是胃內與生俱來的酵素。
Ayrıca, insan ve hayvanların midesinde hümik asit olduğunu tespit etmişlerdir.另一个因素是人和动物舌头上的甜味接受器官。
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.哮喘病人通常没有痒感或胃肠症状。
1586 Marcellus Donatus otopsi ile mide ülserini tanımladı.1586 曼切華的馬塞盧斯·多納圖斯(Marcellus Donatus)在執行驗屍時描述了胃潰瘍的型態。
1939 A. Stone Freedberg Beth Israel Hospital'da insan midesinde bakteri aramak için bir çalışma başlattı .1939 弗里德貝格(A. Stone Freedberg)在貝斯以色列醫院開始尋找人胃內的細菌,並找到了幽門螺桿菌(Helicobacter pylori)。
1822 William Beaumont mide asitliğini ve asit düzeyleri ile ruh hali arasındaki ilişkiyi gösterdi.1822 威廉·博蒙特(英语:William Beaumont)(William Beaumont)展示了胃酸酸度和心情之間的關聯。
Mide kanseri nedeniyle tedavi görmekte olduğu hastanede yaşamını yitirdi.他也引用了健康問題,因為他一直在接受胃癌治療。
1892 Giulio Bizzozero köpeklerin midesinde spiral organizmalar gözlemledi.1892년 - 이탈리아의 Giulio Bizzozero가 개의 위 속에서 나사균을 발견함.
Mide ekşimesi sanıyor.')"중증 근무력증에도 쓰인다.)
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.최초의 성공적인 위절제술은 테오도어 빌로스가 1881년에 위암을 치료하기 위해 했던 수술이다.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.תרופות נגד בחילות עשויות להיות מועילות לטיפול נגד הקאות אצל ילדים.
Mide salgısını histamin tuzuyla inceleme yöntemi.תהליך של העצמה אישית כדרך להתמודד עם הסטיגמה.
2 Aralık 1947'de tekrarlayan mide sorunları nedeniyle Regensburg yakınlarında bir Müttefik kampında öldü.הוא נפטר במחנה מעצר של בעלות הברית ברגנשבורג ב-2 בדצמבר 1947 בשל בעיות הקיבה החוזרות ונשנות שלו.
Mide bulantısı veya kusma olabilir.אולי מסומם, אולי סתם תמהוני.
Bunu herkesten önce anlamasının nedeni, kendisinin de eşini mide kanseri nedeniyle kaybetmiş olmasıdır.למכריו החדשים סיפר, כאשר אלה התעניינו בעברו, כי אשתו נפטרה מסרטן.
Genel semptomlar, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı ve huzursuzluktur.עייפות, סחרחורות, כאבי ראש ועילפון.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.אין להם מערכת עיכול ולכן הם צריכים לאכול בתדירות גבוהה.
Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.Въпреки че не е свързан с грипа, често го наричат стомашен грип и гастро грип.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Хората с астма обикновено не изпитват сърбеж или стомашни или чревни симптоми.
Crohn hastalığı da mide iltihabının bulaşıcı olmayan (sık sık şiddetli) bir kaynağıdır.Болестта на Хрон също може да бъде неинфекциозен източник на (често тежък) гастроентерит.
Bu çıkarılan kısım tüm midenin yaklaşık %80'i kadardır.Мозъка достига около 80% от крайния си размер.
Mide iltihabından gastro, mide mikrobu ve mide virüsü olarak da bahsedilmiştir.Гастроентеритът се нарича също и гастро, стомашна бактерия и стомашен вирус.
Mide krampı da görülebilir.Може да се появят и стомашни спазми.
Yemek borusu ağız ve mideyi birleştirir.Мускулът сгъва тазобедрената и колянната става.