mezarın ile cümle

mezarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kız, Akhilleus'un mezarının dibinde öldürülecektir.She was to be killed at the foot of Achilles' grave.
Homeros'un İlyada'sı birkaç yerde Truva ovasının ortasında Ilos'un mezarından bahseder. [1]Homer's Iliad mentions at several points the tomb of Ilus in the middle of the Trojan plain.[5]
Yunanlılar, Akhilleus'un mezarına Priamos'un kızı Polyksena'yı kurban ederler.The Greeks make a human sacrifice of Priam's daughter Polyxena at Achilles' tomb.
Tutankhamun'un mezarından bir kutuInscription from Carter 001k, a box from Tutankhamun's tomb
Mezarını bile yaptılar, tanrım!They have even built thy tomb, O Lord!
VII. Ramses'in mezarında oturan tanrılarSeated deities from the tomb of Ramesses VII
Antik Atina Donanmasının kurucusu Themistokles'in mezarının yakınında Pire'ye gömüldü.He was buried in Piraeus near the tomb of Themistocles, the founder of the ancient Athenian Navy.
[1] Mezarının üzerindeki yazıt, onu Sultan Kuli Kutub-ül-Mülk olarak adlandırır:The inscription on his grave itself names him as Sultan Quli Qutb-ul-Mulk:
Kalıntılarının bir kısmı, doğum yeri Unoke, Ishikawa'daki Nishida ailesinin mezarına gömüldü.Part of his remains were buried in the Nishida family grave in his birthplace Unoke, Ishikawa.
Mezarın harabeye dönmeden önce, Bizans dönemine kadar ayakta kaldığı düşünülmektedir.The tomb is thought to have stood until the Byzantine era before falling into ruin.
Kont de Cabreras, cesedin kafasının kesilmesini ve mezarına yeniden defnedilmesini emretti.[B 1]The Count de Cabreras ordered the corpse's head to be cut off and to be reinterred in his tomb.[B 1]
Mezarının üzerine bir türbe inşa edilmiştir.A mausoleum was erected on his grave.
Mezarın bulunduğu yer kendisine gösterilir.Seine Grabstätte ist dort erhalten.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.Das Grab selbst wurde noch nicht ausgegraben.
Hamo, üç oğul sahibi dul bir Kürttür ve her gün karısının mezarını ziyaret etmektedir.Der kurdische Witwer Hamo, Vater dreier Söhne, besucht täglich das Grab seiner Frau.
Ancak manastırda 1931'de yapılan kazılarda mezarın boş olduğu görülmüştür.Jedoch soll bei einer Öffnung des Grabes im Jahre 1931 dieses leer vorgefunden worden sein.
Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi.Zwei Jahre später wurde auf seinem Grab ein Grabmal errichtet.
Semeni mezarın üzerinde kalır ve hiç kimse dokunmaz.Die Inschrift auf seinem Grab lautet: "Und kein Schatten eines Vorwurfs belastet seine Seele.
Ölümünden sonra kendisi Falkenberger Kilisesinin mezarında gömüldü.Nach ihrem Tod wurde sie in der Falkenberger Kirche beigesetzt.
Mezarın üstünde, "Linus" yazmaktadır.Auf seinem Grabstein steht „Burnham“.
Mezarının nerede olduğu bilinmiyor.Es ist nicht bekannt, wo sich sein Grab befindet.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Sein Grab ist verschollen.
John Perry önce karısının mezarını ziyaret etti.Simpson gab an, er habe das Grab seiner Ex-Frau besuchen wollen.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Sommer: Yesterday besucht wie jeden Tag das Grab ihres Mannes.
Gimli burada Balin'in mezarını gördü.Die Geschichte endet hier an Balins Grab.
Taş koymanın başka bir sebebi de mezarın bakımını yapmaktır.Die Suche nach diesem Säbel hat auch erheblich zur Zerstörung des Grabes beigetragen.
Helen Bishopsgate sokağındaki kiliseye gömüldü ama mezarının kesin yeri bilinmiyor.Carolus wurde auf dem Friedhof Sainte-Hélène begraben, seine Grabstätte hat sich nicht erhalten.
Anıt mezarın açılışını ekim ayında yapacağız.Im März findet die Museumsnacht statt.
Firavun Tutankamon’un mezarında ise işlemeli trompetler bulunmuştur.Im Grab des Pharao Tutanchamun wurden Blätter des Ölbaums gefunden.
‘Oğlunun mezarına gittin’ soruşturması.Es wurde dort im Grab ihres Sohnes beigesetzt.
Mezarın batısından Döllük deresi geçmektedir.Blick nach Westen auf den Halsgraben.
Daha sonra mezarının üstüne büyük bir türbe yapıldı.Später wurde über seinem Grab eine Kapelle errichtet.
Buffy dirilmiştir ve mezarından kendi eliyle çıkmak zorunda kalmıştır.Buffy est obligé de sortir de sa tombe seule.
Bugüne dek mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor."Nul ne connaît le lieu où il fut enterré jusqu'à ce jour ».
Doktor orada mezarını görür.On peut toujours y voir sa tombe.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.La veuve du commandeur se rend encore chaque jour sur la tombe de son mari.
Bobby, kendi ölümüne kadar, 14 yıl boyunca sahibinin mezarını korumayı kendine görev edinmiş göründü.Il avait veillé sur la tombe de son maître pendant quatorze ans.
Mezarında Latince Cor Cordium ("Kalplerin Kalbi") yazmaktadır.Sa tombe porte l'inscription « Cor cordium ».
Mezarın girişi büyük bir taşla örtüldü.L'entrée de la tombe était aussi fermée par une grande plaque.
Pskov'daki Monakovo'da bir toplu mezarın içine gömüldü.Elle est enterrée à Monakovo, oblast de Pskov.
İki mezarkazıcı, mezarını kazarken Ophelia'nın bariz intiharını tartışır.Scène I — Deux fossoyeurs discutent le suicide apparent d'Ophélie alors qu'ils creusent sa tombe.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.La tombe elle-même n'a pas encore été fouillée.
Ancak Tuco mezarlığın yerini, Sarışın ise mezarın adını öğrenebilmiştir.Tuco connaît le nom du cimetière où se trouve l'or, mais Blondin connaît le nom de la tombe où il est enterré.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Sa tombe a disparu.
Semeni mezarın üzerinde kalır ve hiç kimse dokunmaz.Aucun dommage ne lui est associé et il ne toucha aucune terre.
Anıt 27 metrelik anıt mezarın üzerinde yer almaktadir.Monument aux morts, situé à une vingtaine de mètres de la place de l'Église.
Günümüzde mezarına ait hiçbir iz mevcut değildir.Il n'y a plus aujourd'hui traces de leurs sépultures.
1922 - İngiliz arkeolog Howard Carter ve ekibi, Tutankamon'un mezarını keşfetti.1922 : l'archéologue Howard Carter et son mécène Lord Carnarvon ouvrent le tombeau de Toutânkhamon.
Hacı Ali anıt mezarının da bulunduğu Quartzsite'de gömülüdür ve bulunduğu mezarlığa adı verilmiştir.Il est enterré dans le Mission Creek Cemetery aussi connu sous le nom de cimetière indien.
Bu Finwe'yi çok üzmüş ve sık sık mezarına ziyaretine gitmiştir.Lottie est très attachée à Sara et vient souvent lui rendre visite au grenier.
Mezarın tam ortasına demir bir haç kondu.Croix de fer forgé sur une tombe du cimetière.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Son rituel quotidien se résume à aller se recueillir sur la tombe de sa femme.
Medinet Habu, III. Ramses'in mezarının da yer aldığı tapınağa verilen genel addır.Presque tout ce que nous savons sur la bataille vient du temple funéraire de Ramsès III à Médinet Habou.
Mezarın keşfedildiği sırada ortaya su çıkmıştır.Elles découvrirent alors le tombeau vide.
John, bacağı kırıldığından babası ve amcasına mezarın açılması sırasında katılamaz.Dado que John tiene una pierna fracturada, no puede acompañar a su padre y tío cuando abren la tumba.
Bu esnada Miles, Nikki ve Paulo'nun mezarındaki elmasları kazarak çıkarmıştır.Mientras tanto, Miles ha desenterrado los diamantes que estaban en la tumba de Nikki y Paulo.
"Carl David Anderson Mezarının Yeri".«Tumba de Carl David Anderson» (en inglés).
Ligeia'da ilk eş mezarında döner ve anlatıcının yeni eşini öldürür.En Ligeia, la primera esposa regresa de la tumba y destruye a la nueva amante del narrador.
Jihyun, Joomi’nin mezarını ziyaret edip af diliyor.Jihyun visita la tumba de Joomi, llorando le pide perdón.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Restos de ambos tipos de nenúfares se han encontrado en la tumba de Ramsés II.

İlgili Sayfalar