Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız."Dari perilakulah diketahui Nabi yang palsu dan Nabi yang benar.
Bu maya birayı hızlı fermente eder ve ona tatlı meyvemsi geniş lezzetini verir.Ragi akan memfermentasi bir dengan cepat, menghasilkan bir rasa manis dan cita rasa buah.
Meyve bir yılda olgunlaşır.Umumnya berbuah sekali dalam setahun.
Meyve suları, ısı veya çözücü kullanılmadan, taze meyvelerin ezilmesi veya sıkıştırılması ile hazırlanılır.Di sini mereka akan disajikan buah-buahan tergantung pada musimnya, atau minuman (misalnya kopi) atau hookah.
Kapsül şeklindeki meyveleri olgunlaşınca,kapsül açılarak tohumları etrafa saçılır.Buah berbentuk kapsul, jika sudah masak kapsul akan merekah.
Ayçekirdeği, ayçiçeği (Helianthus annuus) bitkisinin meyvesi.Biji bunga matahari adalah buah dari bunga matahari (Helianthus annuus).
Meyveyi teşkil eden meyve kabuğu (perikarp), üç kısımdan meydana gelmektedir.Bunga kuma-kuma memiliki tiga kepala putik (stigma) yang terletak distal terhadap daun buah.
Durian, çok yağlı bir meyve.Durian dari daerah ini enak.
Ama henüz keşfettikleri şey şudur ki: bu meyve sağlığa müthiş etkili..Selain rasanya yang lezat, ternyata sate emprit ini juga bermanfaat bagi kesehatan.
Bir ağaç yaklaşık 15 kg kadar meyve verebilir.Satu pohon bisa menghasilkan hingga 100 kilogram cengkih kering.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Wirodha yaitu suatu tindakan dengan hasil yangberbeda.
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız.Mengenal Buah-Buahan yang Bergizi.
Meyvelerin Kraliçesi olarak da adlandırılır.Disebut juga Pangeran Ratu.
Meyvesinin yenilebildiği söylense de, lezzetsiz bulunmaktadır.Ketimbang dianggap gagal, ia menyatakan bahwa buah tersebut tak enak.
Meyve 1 mm kalınlığındadır.Pertumbuhannya 1mm per minggu.
En fazla yetiştirilen meyve kayısıdır.Buah-buahan yang dikembangkan adalah salak.
Böcekler ve küçük meyvelerle beslenirler.Makanannya antara lain serangga dan buah-buahan kecil.
Meyve yarasalarının virüsü etkilenmeden taşıyıp yaydıklarına inanılmaktadır.Kelelawar buah diyakini dapat membawa dan menyebarkan virus tanpa terjangkit.
Liçi meyvesi, çiçek açmasından yaklaşık 100 gün sonra, Temmuz - Ekim ayları arasında olgunlaşır.Bunga mugunghwa mekar selama 100 hari, dari Juli sampai Oktober, lebih lama daripada bunga manapun.
Afrika meyve yarasası, Kırmızı listede ‘’LC’’ (düşük önemde) kategorisindedir.Daftar merah IUCN : Resiko Rendah (LC).
Yeşili ve suyu bol, bu nedenle meyve ve sebzesi de çeşit bakımından zengindir.Kanan dan kiri sungai itu masih hijau dan aliran airnya jernih.
Sütlü sapı ve sarı-yeşil meyveleri oldukça zehirlidir.Kandungan lemak pada daging buah dan biji mentawa amat rendah.
Sebze ve meyve yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.Harga sayur dan buah cukup terjangkau di sini.
Kırmızı meyveleri vardır.Selain itu juga ada "buah merah".
Meyveleri tatlıdır.Keseriusan itu berbuah manis.
Stephenie Meyer kitap kapağındaki elmanın kitabındaki yasak meyveyi tasvir ettiğini belirtti.Stephenie Meyer đã nói rằng trái táo trên bìa truyện đại diện cho trái cấm trong cuốn Sách Sáng thế.
Van Gogh Müzesi, Amsterdam Çevresi Selvili Çiçek Açan Meyve Bahçesi, Nisan 1888.Bảo tàng Van Gogh Amsterdam Vườn cây đơm hoa, bao quanh bởi hàng cây bách, tháng 4 năm 1888.
Bu meyvenin mayhoş bir tadı vardır.Món ăn này chứa đựng hương vị ngon.
Et ve meyvede çok az vardır.Lúa mì và lúa mạch chỉ có rất ít.
Yediği meyveden dolayı vücudu yaşlanmaz.Anh ta không phải là cái mà lao động anh ta sản xuất ra.
Meyveleri tatlıdır.Toàn cây có vị ngọt.
Şarap, meyvenin (genellikle üzüm) fermente edilmesiyle üretilen alkollü bir içecektir.Nay lúa dã suốt về Heo đực đã mổ, rượu đã đầy ché.
Dondurma ve meyve püresi tatlıları da oldukça popülerdir.Kem và thanh kẹo trái cây làm bằng mãng cầu Xiêm cũng rất phổ biến.
Ayçekirdeği, ayçiçeği (Helianthus annuus) bitkisinin meyvesi.Hạt hướng dương (tiếng Anh: sunflower seed) là quả của cây hướng dương (Helianthus annuus).
Kröller-Müller Müzesi, Otterlo, Hollanda Arles'dan Manzara, Çiçekli Meyve Bahçeleri, 1889.Bảo tàng Kröller-Müller, Otterlo, Hà Lan Cảnh quan Arles, cây ăn quả ra hoa, 1889.
Hiç meyve ağacı yoktur.Không có vườn nho thương mại.
Kupula içerisinde 1-3 kadar fındıksı meyve bulunur.Quả hạch chứa một hạch có 1–3 hạt.
Meyve çok sayıda tohum içeren kapsüldür.Quả đại chứa nhiều hạt.
Mevsiminde cevize, meyvelere, özellikle çilek ve böğürtlene bayılır.Hắn rất thích ăn trái cây, đặc biệt là chuối.
Balıkçılar ak balığı tutmak için yem olarak meyve bile kullanırlar.Ngay cả Chúa cũng giúp các môn đồ bắt cá để ăn.
Özellikle meyveleri kuşlar için iyi birer yiyecektir.Các loài chim này chủ yếu là chim ăn quả.
Meyvenin tamamı, kabuk dahil yenebilir.Ốc có thể thu mình hoàn toàn trong vỏ.
Meyvesi sofralık zeytin ve yağ olarak kullanılır.Người Israel khá quan tâm tới những sản phẩm từ sữa và phomat.
Çocukken, erkeksi idi ve meyve sattı.Khi là thiếu niên,anh đã từng bán ma túy.
Çeşitli meyveleri şekerdendir.果実は液果である。
Her bir meyvecik içinde bir tohum bulunur.各果実には種が一つ入っている。
Onları meyvelerinden tanıyacaksınız.フルーツに詳しい。
İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.なお正解者には難易度に見合わない粗品が贈られる。
Erkek ağaçlar meyve vermez.しかし、幼虫は果実にはつかない。
Meyvesi yüksek oranda C vitaminine sahiptir.果実はビタミンCが高い。
Meyvelerin anası ve atası olarak kabul edilir.あなた方の祖先とアッラー。
Yediği şeytan meyvesi kendisine deprem yaratma gücü vermiştir.頭を左右に揺らすことで相手を眠らせる能力を持つ(悪魔の実によるものかは不明)。
Kırmızı mor kirazımsı meyveleri bulunmaktadır.赤く熟した果実は食用にされる。
Londra'ya taşındıktan sonra, 24 yaşınadayken, ilk romanı olan Tek Meyve Portakal Değildir yayımlandı.ロンドンに移って、24歳で処女作『オレンジだけが果物じゃない』を出版。
Bir kez ölüyü diriltebilen şeytan meyvelerinden "Yomi Yomi no Mi"yi kullanarak dirilmiştir.また、死者(伊弉冉尊)と生者(伊奘諾尊)の間を取り持ったことからシャーマン(巫女)の女神ではないかとも言われている。
Her evin önünde de meyve süs ağaçları yetiştirilmektedir.各家庭の庭先にはユズの木が植えられている。
Meyveleri basit meyveler, küme (agregat) meyveler ve bileşik meyveler olmak üzere üç kısma ayırmak mümkündür.毛色は栗毛で三本の脚が白く(長白)、額には星斑(星)がある。
Meyveleri insanlarca yenebilir, fakat pek hoşlanılan yiyecek değildir.その一方で人間離れした食欲を有し、食べるものが一瞬でなくなり、食べる量も多い。
Birçok türü tropikal meyve verir.トロピカルフルーツ各種を添えることも多い。
Daha sonra bu meyve Minas Anor'a dikildi.かれは後にその苗木をミナス・アノールに植えた。