meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
3 mahalladen meydana gelmiştir.Powstały tu trzy wsie.
Yumurtlama çiftleşmeden hemen sonra meydana gelir.Zaraz po złożeniu jaj dochodzi do kopulacji.
Yapılan testlerde 720p altı çözünürlüklerde görüntü kalitesinde bozulmalar meydana geldiği belirlenmiştir.Robiono to ręcznie, sprawdzając wszystkie z 676 możliwych przypadków.
Erkek kendi iradesiyle, yeni fikirleri, kavramları işlemek ve meydana getirmek için harekete geçer.Każdy z nich przywozi własną historię, marzenia, cel.
Saldırı yerel saatte 21:30'da meydana gelmiştir.Katastrofa nastąpiła około 21:30.
Kanlı Pazar (1905), 22 Ocak 1905 tarihinde Petersburg'da meydana gelen olay.22 stycznia – krwawa niedziela w Petersburgu zapoczątkowała rewolucję 1905.
Kasırganın neden olduğu en büyük can kaybı ve maddi zarar, New Orleans'ta meydana geldi.Największe zniszczenia, huragan spowodował na Haiti.
Yeryüzündeki huzur ve refah meydana getirir.Na Ziemię powróciły pokój i harmonia.
1857 - Tokyo'da meydana gelen depremde, 100000'den fazla kişi öldü.1857 – W wyniku trzęsienia ziemi w Tokio zginęło 107 tysięcy osób.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.Było to najsilniejsze trzęsienie ziemi od trzęsień w 2000 roku.
1968 Mayıs olayları, üç aşamada meydana gelişmiştir.Z powodu zajść w maju 1968 roku, Finał rozegrano trzy tygodnie po terminie.
Bu katliam II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya'da meydana gelen en büyük toplu cinayetlerden biridir.Był to jeden z największych aktów ludobójstwa na terenie byłej Jugosławii podczas II wojny światowej.
Onun için köprüde maalesef çok defa ölümcül kazalar meydana gelir.Na źdźble występują liczne martwe pochwy liściowe.
Diğer renkler bulutlarda doğal olarak meydana gelir.Scena ta jest przedstawiona w naturalnych kolorach.
Şehirde meydana gelen Mayıs 1921 Arap isyanında 4 Yahudi öldü.Podczas arabskich rozruchów w maju 1921 w Petach Tikwa zginęło 4 żydowskich osadników.
Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir.Autor powiedział o książce, iż jest to nowy typ powieści, opartej na autentycznych wydarzeniach.
Bu nedenle refrakter malzeme yoğunluğunda değişmeler meydana gelir.W ciężkich przypadkach może dojść do retencji azotowych produktów przemiany materii.
Minenin %96'sı mineralden ve geri kalanı su ve organik maddelerden meydana gelir.Jego tworzywo stanowią w 99% wodór i hel, zaś reszta to inne gazy oraz pył.
14 Ekim 1943'te Sobibor'da başarılı bir ayaklanma ve Yahudi tutsakların kaçışı meydana geldi.14 października 1943 roku w Sobiborze wybuchł bunt więźniów.
Volkanın 500 üzerinde ölüm meydana geldi ve yerleşmeler büyük zarara uğradı.W efekcie wybuchu zginęło ponad 150 ludzi, zaś cerkiew została poważnie uszkodzona.
Bütün bunları meydana getiren gerçekten de kendisidir.."Han låter en verkligen ge sitt allt.”
Yeryüzünü de Kingu'nun kanıyla yoğurup elde ettiği balçıktan ilk insanı meydana getirmiş.Vid den första skapades de människor som fanns på Jorden före Adam, föradamiterna.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).Lesionerna kan vara smärtsamma eller ömma (30 %) och kan uppträda utanför könsorganen (2–7%).
Saldırıdan bir gece önce Alcanar kasabasında bir patlama meydana geldi.En explosion inträffade natten före attacken i den katalanska staden Alcanar.
Ancak nonketotik hiperozmolar koma meydana gelebilir.Icke-ketotisk hyperosmolär koma kan emellertid förekomma.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.Ytterligare problem kan uppstå i det tidiga stadiet av sjukdomen.
1939 - Erzincan'da deprem meydana geldi.1939 – Erzincan i Turkiet utsätts för en jordbävning.
15 Ocak 1934'te Bihar'da meydana gelen bir deprem çok büyük yaşam kaybına ve zarara yol açtı.Den 15 januari 1934 drabbade en jordbävning Bihar och orsakade omfattande förödelse och många dödsoffer.
Lav tüpü mağaraları: Bazı mağaralar lavların soğuması sırasında içlerinde bulunan boşluklardan meydana gelir.När det är kallt väder faller de ibland i ett stelt tillstånd (torpor).
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Antalet har ökat bland heterosexuella i Kina och Ryssland sedan 1990-talet.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Den exakta mekanismen för huvudvärken som uppstår vid migrän är okänd.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.Migrän är ärftligt i cirka två tredjedelar av fallen, och beror då sällan på en enda genetisk defekt.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Den kommer från urkällan och är uppdelad i en manlig och en kvinnlig del (saidin och saidar).
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.En aura uppträder sällan utan efterföljande huvudvärk, men då det förekommer kallas det för en tyst migrän.
Ama, x’in varlığı, y’nin varlığını meydana getirmeyecektir.Men, närvaron av x implicerar inte att y kommer att hända.
Özellikle yaşlılarda ve altta yatan sağlık sorunu olan kişilerde komplikasyonlar meydana gelebilir..Komplikationer kan inträffa, framför allt hos äldre människor och för dem med underliggande hälsoproblem.
Buna göre her şeyin meydana gelişi de bir anda ve birdenbire olmuştur.Allt detta kommer på en gång och plötsligt.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.Indien fortsatte sin kollision med Asien och skapade därmed fler bergskedjor.
Pico ve Faial adalarında da küçük miktarda hasar meydana geldi.Mindre skador rapporterades vid öarna Pico och Faial.
Londra Bira Seli, 17 Ekim 1814 günü St Giles, Londra, İngiltere'de meydana geldi.Ölfloden i London inträffade den 17 oktober 1814 i St. Giles i London.
İyi biçimlendirilmiş ince boyutlu kristaller şeklinde meydana gelir.Den uppträder som välformade små kristaller.
1-2 Eylül 1859’da kaydedilen en büyük jeomanyetik fırtına meydana geldi.Den 1 - 2 september 1859 skedde den största dokumenterade geomagnetiska stormen någonsin.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 – Kärnkraftsolyckan i Tjernobyl inträffar.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.Saknas enzymer sker dock denna reaktion så långsamt att den blir obetydlig.
Bağışıklık sistemi enfeksiyona cevap verdiğinde daha fazla akciğer hasarı meydana gelebilir.När immunsystemet svarar på infektionen kan det till och med uppstå mer skada på lungorna.
1929 senesinde ilk sesli film projesini meydana gelmiştir.År 1929 visades den första ljudfilmen.
Bu bozukluk çoğunlukla üçüncü trimestre’de meydana gelir ve zamanla daha da kötüleşir.Ofta är smärtan värst på tredje dagen för att därefter vända.
Spermatogen hücre bölünerek 2 spermatozoit hücre meydana getirir.Den spermatogena cellen genomgår celldelning så att två spermieceller uppstår.
Bu şekilde konkresyonlar meydana gelir.De uppstår på följande sätt.
Menstrüasyon sadece insansılarda meydana gelir.Difteri finns endast hos människor.
1998 yılında 6.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.År 1988 drabbades regionen av en jordbävning med magnituden 6,2.
İlerleyen dakikalarda, kardiyovasküler çöküş meydana gelir ve kurban komaya girer.Under följande minuter sker en kardiovaskulär kollaps och offret faller i koma.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxi orsakat av penicillin förekommer hos 1 av 2 000-1 0000 behandlade människor.
Şehir tarihinde bu olayın meydana geldiği güne "Kara Cuma" (Black Friday) denmiştir.Händelsen har gått till historien som Svarta fredagen.
Jólnir'in oluşumu, 1966 yılında meydana gelen Surtsey patlaması ile yakından bağlantılıdır.Bildandet av Jolnirs är nära knuten till den närliggande vulkaniska ön Surtsey, som uppstod 1963.
Diploit organizmalar , DNA ikileşmesi olmadan bölünerek haploit hücreler meydana getirirler.Haploida celler uppstår genom att diploida celler delar sig utan att DNA kopieras.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.I egenskap av ädelgas så stör den inte de kemiska reaktionerna i lampan.
Ezelden beri meydana gelmiş her şeyi dokurdu.Den händelsen har hemsökt honom ända sedan dess.
Asit-baz tepkimesi, bir asit ile bir baz arasında meydana gelen kimyasal tepkimedir.En syra-basreaktion är en kemisk reaktion som sker mellan en syra och en bas.
Böylece bugünkü kadro meydana geldi.Då tillkom dagens byggnad.
İlgili Sayfalar