Ana içeriğe geç
Sözlük

meydana ile cümle

meydana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Akşam saatlerinde ise bir anda serinlik meydana gelir.Sempre que há um problema, aparece na hora certa.
Günümüzde bilinen birçok hastalık asalaklar neticesinde meydana gelir.Inúmeras vacinas estão sendo testadas atualmente.
Ülke, 22 eyaletten meydana gelir ve her eyaletin kendi idari merkezi bulunur.A cidade se divide em 22 distritos, cada um com seus próprios centros administrativos.
Bu derbide daha çok önlenemez olaylar ve birçok ölümler, yaralanmalar meydana gelmektedir.Porém onde tem muita adrenalina, ocorre muitos acidentes e fatalidades foram inevitáveis.
Bu her sene 22 Mart'ta meydana gelmektedir.Acontece anualmente no dia 24 de Junho.
Yunanistan'ın İstanköy Adası'nda ciddi hasarlar meydana geldi.A sua ocorrência na costa noroeste da Grécia é duvidosa.
Kaval kemiğinde büyük yaralar meydana gelmiştir.Barr teve sérios ferimentos no ombro.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 — Ocorre o acidente nuclear de Chernobil.
Tahribat nedeniyle üreme düzensizlikleri meydana gelmiş ve popülasyon zayıflamıştır.Sua unanimidade entre os críticos diminuiu, seguida pelo declínio de popularidade entre o público.
1996-1997 yıllarında Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak önemli gelişmeler meydana gelmiştir.De 1996 a 2004 houve um salto significativo no mercado da procura.
İstençdışı bellek irade dışı ve kendiliğinden meydana gelir.Mas o Destino, imprevisível, interfere...
Şehir 28 Mayıs 1995 tarihinde meydana gelen depremde ağır zarar görmüştür.A cidade sofreu grandes danos durante o terremoto de 14 de maio de 1970.
Bien, hamilelik nedeninin Şeytan'la cinsel ilişkiye girmekten meydana geldiğine dair itirafta bulundu.Ela também se vangloriou de ter tido relações sexuais com o Diabo.
İki veya daha fazla palden meydana gelir.Possuem dois ou mais carpelos.
En ciddi hasar güney Slavonya bölgesinde meydana geldi.Os danos mais severos ocorreram no panhandle da Flórida.
Bu düzlük otlaklardan ve ormanlardan meydana gelir ve Büyük Allen bataklığı da bu ovadadır.Esta fruta ocorre em cerrados e cerradões, ao longo de todo o bioma Cerrado.
Yanıkların yaklaşık %90’ı gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.Cerca de 90% das queimaduras ocorrem nos países em vias de desenvolvimento.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Não podemos acreditar cegamente naquilo que o mundo nos oferece.
Tüm bu olaylar, 1944 ve 1948 yılları arasında meydana geldi.Só realizaram tal intento nos anos de 1948 e 1949.
Migrenin adet kanaması döneminde meydana gelmesi daha olasıdır.A hemólise também pode ocorrer durante a coleta de sangue.
Bu saldırı, Hafte Tir bombalamasından iki ay sonra meydana geldi.O acidente fatal ocorreu apenas dois meses depois do lançamento da aeronave.
Olayın meydana geldiği alan müze haline getirilmiştir.Isso viria a acontecer por intermédio do museu em que se tornaria.
Kulübün kurucu listesi ise 78 kişiden meydana gelmekteydi.Na sua obra, a figura de Satã aparece 78 vezes.
Tüm dışbükey (konveks) çokgenler gibi, dört yüzlü de tek bir kâğıt yaprağın katlanması ile meydana gelebilir.Como todos os poliedros convexos, um tetraedro pode ser dobrado a partir de uma única folha de papel.
Patlama, yerin 8.5 km üstünde meydana geldi.A erupção ejetou mais de 4,2 km³ de material.
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Elas são geradas naturalmente por raios ou por objetos astronômicos.
"Bir grubu oluşturmada meydana gelen sosyal etkileşimleri bir kişi nasıl tanımlar?"Como crio vulnerabilidade numa personagem?'"
Kentin batı ve güneyinde büyük bir tahkimat sistemi meydana getirilmişti.A leste e oeste foram construídos importantes edifícios de estilo soviético.
Hata ne zaman meydana geldi?Como o erro surgiu?
Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?O erro é recorrente ou esporádico? O erro pode ser reproduzido?
Son deri değiştirildikten sonra tamamen gelişmiş ergin (imago) meydana gelir.Na de laatste vervelling vindt een kleurverandering plaats.
Dead Prez, stic.man ile M-1'dan meydana gelen Amerikalı hip hop ikilisidir.Dead Prez is een Amerikaans hiphopduo bestaande uit stic.man en M-1.
Dalga denizden meydana gelir ve yine ona döner.Zij maakt dan rechtsomkeert en gaat terug naar zee.
Bu nedenle denizin gücünü temsil eder, fırtınalar ve felaketler meydana getirir.Hij is degene die over stormen en rampen heerst.
Aspirine ve NSAID kaynaklı anafilaksi, her 50.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxie veroorzaakt door aspirine en NSAID’s treedt op bij ongeveer 1 op de 50.000 mensen.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.De beving deed zich voor in de ochtend van 23 januari 1556 in Shaanxi, China.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Hierbij dienden de leden zich met elkaar te verzoenen zodat ook God hun zonden kon vergeven (vgl.
Hua ilçemizde çeşitli talihsizlikler meydana geldi.In onze Hua County gebeurden vele onfortuinlijkheden.
Kanlı Pazar (1905), 22 Ocak 1905 tarihinde Petersburg'da meydana gelen olay.Bloedige Zondag (1905), bloedbad in Sint-Petersburg op 22 januari 1905.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.In een vroeg stadium van de ziekte kunnen meer problemen optreden.
Nükleer patlamalar büyük miktarlarda radyasyon ve radyoaktif enkazlar meydana getirir.Kernexplosies veroorzaken grote hoeveelheden straling en radioactief afval.
Monteleón kışlalarının olduğu meydana artık Plaza 2 de mayo denmekedir.De plaats waar de barakken van Montoleón lagen is hernoemd naar Plaza 2 de Mayo.
Yaklaşık 40 dağ ve tepeden meydana gelen volkanik kökenli bölge, 25,5 milyon yıl önce oluşmuştur.Het is een vulkanisch gebergte, dat ongeveer 25,5 miljoen jaar geleden is ontstaan.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.Het aantal burgerslachtoffers is één van de hoogste van eender welke oorlog sinds de Tweede Wereldoorlog.
Bazı çalışmalarda gutu ataklarının ilkbahar döneminde daha sık meydana geldiği bulunmuştur.Uit sommige onderzoeken is gebleken dat jichtaanvallen vaker voorkomen in het voorjaar.
Alman tahtına II. Wilhelm geçince, Alman dış politikasında değişiklik meydana geldi.Met de komst van Wilhelm II veranderde dit Duitse beleid.
Zeatin tabii olarak meydana gelen ve bol miktarda bulunan serbest bir sitokinindir.De veelvraat is een forse, gespierde marterachtige.
ABD'ye ilk büyük Ermeni göçleri, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ve yirminci yüzyıl başlarında meydana geldi.De eerste grote golf Armeniërs kwam in de late 19e en vroege 20e eeuw naar de VS.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Agni is naast beschermgod van het offervuur ook beschermgod van het haardvuur.
Kitap iki, çeşitli kişisel hikayelerden meydana gelir.Het boek bestaat uit twee afzonderlijke verhalen.
Penisilin kaynaklı anafilaksi, tedavi gören her 2.000 ila 10.000 kişiden birinde meydana gelir.Anafylaxie veroorzaakt door penicilline treedt op bij 1 op de 2000 tot 10.000 mensen die worden behandeld.
Buharlaşma su yüzeyinden meydana gelir.Incidenteel is het water afkomstig van oppervlaktewater.
1957 - Louisiana ve Teksas'ta meydana gelen Audrey kasırgası 500 kişinin ölümüne yol açtı.1957 - Orkaan Audrey maakt vijfhonderd slachtoffers in de Amerikaanse staten Louisiana en Texas.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Daarna komt de moord en dood.
Çeşitli medeniyetlerin meydana gelmesini sağlayan düşünce, gelişmesini dile borçludur.Wanneer een beschaving antwoordt op uitdagingen, groeit ze.
Bu gelişmeler sonucunda Balkan devletleri arasında bir yakınlaşma meydana geldi.Door dit verdrag kwam het tot een toenadering tussen deze geïsoleerde staten.
Meydana gelen grevler sadece bir başlangıç oldu.De aankoop van de vaartuigen is maar een begin.
Ölümlerin çoğu, salgın hastalıktan dolayı bu kamplarda meydana geldi.De meeste doden vielen door ziekten die in deze kampen opgelopen waren.
Çünkü en azından bir adet durum geçişi meydana gelir, bu da onu daha güvenilir hale getirir.Daardoor werd de snaar als het ware verkort, wat een hogere toon geeft.
Böylece ayaklanma meydana gelemedi.Een opstand kon daarom niet uitblijven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod