Ana içeriğe geç
Sözlük

meydan ile cümle

meydan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sendrom, "tıbba meydan okuma" olarak da değerlendirilebilir. ^ "Dehşetin adı 'Munchausen sendromu'".Ménière's disease على قاموس من سمى هذا؟ "Meniere's disease symptoms".
Meydan, Vaclav Meydanı ile Karl Köprüsü'nün arasında yer almaktadır.تقع الساحة بين ساحة فاتسلاف وجسر تشارلز.
Ancak son yıllarda "ayrık kondominyumlar"ın sayısında bir artış meydana gelmiştir.فحسب" زادت التحديات الإقتصادية على مستوى الاتصالات في السنوات الأخيرة .
LaMia Airlines'ın 2933 sefer sayılı uçuşunda meydana gelen kazada sağ olarak kurtulan altı kişiden biridir.كان أحد ضحايا كارثة رحلة خطوط لاميا الجوية 2933.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.بعضها يؤدي إلى الاختناق والموت المباشر.
Bir gün önce meydana gelen grizu patlamasında ölenlerin sayısı 66'ya ulaştı.بعد ذلك بيومين ارتفع عدد الجنود الذين قتلوا في انفجار القنبلة إلى 68.
Bu iddia, J.J. Thomson tarafından 1897 yılında yapılan parçacık keşfinden önce meydana gelmiştir.كان هذا قبل اكتشاف الجسيم بواسطة طومسون في عام 1897.
Edinim süreçleri üç basamakta meydana gelir.إيقاع النسبي للخطوات الثلاث الأخيرة.
Deprem 1950'den beri adalarda meydana gelen en büyük depremdi.كان الزلزال أكبر زلزال في المنطقة منذ عام 1932 م.
En aktif ayrılan levha sınırı, okyanus plakaları arasında meydana gelen ve orta okyanus sırtlarıdır.وتحدث معظم حدود الصفائح المتباعدة النشطة بين الصفائح المحيطية والتي توجد في شكل حدبة وسط المحيط.
İlk madde (maddî ûlâ), yer kaplayan varlıkların meydana getirici bir aletidir.وهي من أول الواجبات من العبادات التي كلف الله الحي المزكى بها الإنسان الصابئي.
Bangkok'ta büyük bir maddi zarar meydana gelmiş ve turizm endüstrisi de büyük darbe almıştır.ونتيجة للحرب، فقد تعرضت البنية التحتية الاقتصادية لأضرار جسيمة، لا سيما صناعة السياحة ذات الإيرادات الغنية.
Ayaklanmacılar Orta Kapı'yı açtırıp meydana girdiler ve sultanı ayak divanına çağırdılar.واوضح الشاهد إن احدهما طرق الباب وفتح له الفنان.
Kayra Han ilk önce bir varlık yaratmış onun aracılığı ile de yeryüzünü, dağları, vadileri meydana getirmiştir.إضافة (واو) قبل هاء الغائب في الكلمة: معوه، عندوه، في (معه، عنده)، (كنّو : كأنه)، كنو يبلو: كأنه جبل.
Aynı zamanda sürükleme meydana gelmelidir ve maddenin yaradılışına giden hiçbir süreç bilinmemektedir.أيضا بعض السحب يجب أن ينشأ ، ولا يوجد عملية معلومة لتكوين وخلق المادة.
2.000 civarında insan Londra, Trafalgar Meydanında toplanıp Fransız Ulusal Marşı'nı okudu.لعب في ملعب هامبدن بارك بين نادي ريال مدريد الإسباني ونادي بايرن ليفركوزن الألماني.
Bağırsak mukozal fonksiyonunda bozulma meydana gelir ve demir transportu bozulur.ونعهد في حياتنا اليومية تأكسد الحديد وينشأ صدأ الحديد.
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.تحرك بحذر عندما يتوقف الزلزال.
24 Nisan - Malazgirt'te meydana gelen depremde 2626 kişi öldü.22 أبريل - زلزال يدمر 200.000 مبنى في كورنث.
Bu rahatsızlığın en büyük zararı arka dişlerde aşınma meydana getirmesidir.أخطر ما يقوم به هذا السم هو التسبب في إحداث إحصار أذيني بطيني.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Gökçeada Havalimanıأنواع السياحة منظمة السياحة العالمية إدارة الفنادق فندق مدير الفندق جواز سفر وكالة سفر سياحة
Semerkant'ın Registan Meydanı Üç büyük tarihi medresenin bulunduğu mahallenin adıdır.مقاطعة ميدلسكس هي محور المقاطعات التاريخية الثلاث التي تنقسم إليها جامايكا.
Hindistan, Asya'yla çarpışmaya devam ederek Himalaya Dağları'nı meydana getirmeye devam etti.واصلت شبه القارة الهندية لتصطدم بآسيا والتي شكلت جبال الهيمالايا.
Tohum, döllenmeden sonra tohum taslağının gelişmesiyle meydana gelir.A semente deve ser semeada logo que amadurece.
Confessions on a Dance Floor 56 dakikalık enerjik anlardan meydana geliyor.Confessions on a Dance Floor são 56 minutos de pura energia.
Başka bir kaynağa göre de Stalin soygun sırasında meydanda değil, tren istasyonundaydı.Outra fonte afirma que ele estava na estação ferroviária durante o assalto e não na praça.
Lezyonlar ağrılı ya da hassas olabilir (%30), ve genital organların dışında meydana gelebilir (%2–7).As lesões podem ser dolorosas ou leves (30%), e podem ocorrer fora dos órgãos genitais (2–7%).
17 Ekim Raw bölümünde Goldberg, 12 yıl sonra WWE'ye dönüşünü gerçekleştirdi ve meydan okumayı kabul etti.No Raw de 17 de outubro, Goldberg fez seu regresso a WWE depois de 12 anos e aceitou o desafio.
Kyuhyun, kazanın meydana geldiği vakit sürücünün arkasındaki kotultukta oturuyordu.Kyuhyun estava sentado atrás do banco do motorista quando ocorreu o acidente.
İsyan, Sankt-Peterburg'daki Senato Meydanı'nında yaşandı.A revolta começou na Praça do Senado em São Petersburgo.
Afrika’da buzul sonrası mega faunal yok oluşlar uzun aralıklarla meydana gelmiştir.Extinções pós-glaciais de megafauna na África têm sido espaçadas por grandes intervalos de tempo.
İnsanlar eşcinsel olarak meydana çıkıp saygı istemeye başladılar.As pessoas começaram a aparecer em público como homossexuais, exigindo respeito.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Na Rússia e na China, desde a década de 1990 que o número de casos entre heterossexuais tem vindo a aumentar.
O, meydan okumayı tanımladı: "Bu, sesin soundu hakkında bir filmdir.Ele caracterizou o desafio: "Este é um filme sobre o som da voz.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Ocorreu na manhã do 23 de janeiro de 1556, em Shaanxi, na China.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.Foi feito com a intenção de destacar as mudanças políticas e sociais no Japão.
AJ Styles, meydan okumayı kabul etti ancak Owens, Styles'ın Dayton, Ohio'dan olmadığı için onu reddetti.AJ Styles aceitou, mas Owens negou a chance, pois Styles não era de Dayton, Ohio.
1948 tedavinin evrimi gösterdi ki kesin koşullar altında azalma meydana geliyor.Uma avaliação da terapia de 1948 mostrou que ocorreu remissões em determinadas circunstâncias.
Bu köprüler galaksi etkileşiminin erken evrelerinde meydana gelirler.Estas pontes formam-se cedo, durante as interações galácticas.
Challenge (Meydan Okuma): Verilen bölümü en kısa sürede tamamla.Time: Acabar a fase o mais rápido possível.
Roma'nın en büyük caddelerinden biri olan Via Nazionale meydandan başlamaktadır.Uma das mais importantes vias de Rome, a via Nazionale, começa nesta praça.
Meydana gelen moleküler orbitalde π simetrisi vardır.O orbital molecular resultante tem simetria π.
Scene 3: Savaş meydanının yakınında bir askerî kamp Alvaro iyileşmiştir ve Carlo onun karşısına çıkar.Cena 3: Um acampamento perto do campo de batalha Alvaro, já recuperado, é confrontado por Carlo.
Kısa süre sonra Randy Orton, Undertaker'a WrestleMania 21 için meydan okudu.Logo depois, Randy Orton desafiou The Undertaker para uma luta no WrestleMania 21.
1997 yılında Astana Meydanı'na onun adına bir anıt dikildi.Em 1997, um monumento foi erguido em seu nome, na Praça de Astana.
Meydanın merkezinde, tanrı Helios'un heykelinin olduğu bir sütun duruyordu.No centro da praça havia uma coluna com uma estátua do deus Hélio.
Ancak, taksici tekrar hapı seçmesi için ona meydan okur.No entanto, o taxista desafia-o novamente para escolher uma pílula e ver se ele pode resolver o enigma.
Justinianus'un Augustaion meydanı, devam eden yüzyıllarda bozulmadan muhafaza edildi.O Augusteu de Justiniano sobreviveu praticamente inalterado através dos séculos subsequentes.
Meydanın adı da 1991 yılında Lenin Meydanı'ndan Özgürlük Meydanı'na çevrildi.O nome da praça foi mudado de Praça Lenin para Praça da Liberdade em 1991.
Van Gogh Müzesi 1973'te Amsterdam'da Museumplein meydanında açıldı.O Museu Van Gogh foi inaugurado em 1973 no espaço público Museumplein de Amsterdã.
Toplamda ölümcül yanıkların neredeyse %60’ı 100.000’de 11,6 ile Güneydoğu Asya’da meydana gelmektedir.Cerca de 60% das queimaduras fatais ocorrem no sudeste asiático, a uma taxa de 11,6 por 100 000 habitantes.
Aşağı Ren ve Jülich-Cleves-Berg bölgelerinin birleştirilmesinden meydana getirilmiştir.Foi criada pela fusão das províncias do Baixo Reno e Jülich-Cleves-Berg.
Günümüzde Senato Meydanı, Helsinki'nin başlıca turistik yerlerinden biridir.Presentemente a Praça do Senado é uma das principais atrações turísticas de Helsínquia.
Fotoğrafların yayımı medyada tepki uyandırdı ancak Madonna meydan okudu ve özür dilemedi.A publicação das fotos causou um alvoroço da mídia, mas Madonna permaneceu desafiadora e sem remorso.
16 Ocak’ta Masters, Cena’ya Master Lock Yarışması’nın bir parçası olması için meydan okudu.Em 16 de janeiro, Masters desafiou Cena para que ele participasse de um Master Lock Challenge.
Senato ise bu isteği bir meydan okuma olarak algılar.Sim, senhores: ouso chamar isso de dever.
Bu ölümlerin çoğu yenidoğan döneminde meydana gelir.Muitas dessas mortes ocorrem no período neonatal.
İsrail'deki en büyük meydandır.É a maior empresa de Israel.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Sua obra é composta por 54 poemas originais.
Sivil ölüm oranı II. Dünya Savaşı'ndan bu yana meydana gelen savaşlar arasında en yüksek oranlardan biridir.O número de mortes de civis é um dos mais altos do que qualquer guerra desde a Segunda Guerra Mundial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod