Ana içeriğe geç
Sözlük

meydan ile cümle

meydan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her an bir yangın meydana gelebilir.A fire may happen at any moment.
Venedik'teki San Marco meydanı yazın hep turist kaynıyor.St Mark's Square in Venice is always swarming with tourists in the summer.
Şimşek, genelde gök gürültüsünün ardından meydana gelir.Lightning is usually followed by thunder.
Betty bir tenis oyununda bana meydan okudu.Betty challenged me to a game of tennis.
Trafalgar Meydanı'nda Nelson'un bir heykeli var.There is a statue of Nelson in Trafalgar Square.
Onu açıklamak için sana meydan okuyorum.I defy you to make it public.
Kehanet meydana geldi.The prophecy came to pass.
Büyük deprem meydana geldiği zaman ben sadece on yaşındaydım.When the big earthquake occurred, I was just ten.
Kaza benim dikkatsizliğim nedeniyle meydana geldi.The accident came about through my carelessness.
Kaza, sürücünün dikkatsizliğinden dolayı meydana geldi.The accident was due to the driver's carelessness.
Kaza ne zaman meydana geldi?When did the accident take place?
Kaza meydana geldiğinde, o üç yıldır fabrikada çalışıyordu.He had been working in the factory for three years when the accident occurred.
Şehir meydanında çok sayıda güvercin vardır.There are many pigeons in the City Square.
Felakete neden olan deprem 1995 yılında meydana geldi.The earthquake which caused the disaster occurred in 1995.
Trafik kazası karayolunda meydana geldi.The traffic accident took place on the highway.
Kalabalık meydanda korkunç bir şey oldu.Something horrible happened in the busy square.
Ben bu sorunu çözmen için sana meydan okuyorum.I defy you to solve this problem.
Olayın meydana geldiği yer burası.This is the place where the incident took place.
Burası olayın meydana geldiği yer.This is the place where the incident took place.
Trafik kazalarının yağışlı günlerde meydana gelmesi olasıdır.Traffic accidents are likely to occur on rainy days.
Meydandaki şu direğe bak.Look at that pole in the square.
Meydan parlak ışıklarla aydınlatıldı.The square was illuminated by bright lights.
Ağır yağışların bir sonucu olarak sel baskınları meydana geldi.There were floods as a result of the heavy rain.
Bu sabah bir trafik kazası meydana geldi.A traffic accident took place this morning.
Hindistan'da dün büyük bir deprem meydana geldi.A big earthquake occurred in India yesterday.
Dün gece havai fişek fabrikasında bir patlama meydana geldi.Last night an explosion took place at a fireworks factory.
Ona bir oyunda meydan okudum.I challenged him to a game.
O, kazasından sonra meydanda görünmeyi bıraktı.She stopped appearing in public after her accident.
Geçen gün yoğun meydanda korkunç bir şey oldu.The other day, something horrible happened in the busy square.
Onlar kralın yasalarına meydan okudular.They defied the laws of the king.
O, eller belde meydan okurcasına durdu.She stood defiantly with arms akimbo.
Kaybedecek bir şeyi olmayan birine meydan okuma.Don't challenge someone who has nothing to lose.
Rynok Meydanı kentin tarihi merkezidir.Rynok Square is the historic centre of the city.
Çoğu araba kazaları sürücünün dikkatsizliği nedeniyle meydana gelir.Most car accidents occur due to the inattention of the driver.
Eh, tuhaf şeyler meydana geldi.Well, stranger things have happened.
Türk darbesi 12 Eylül 1980'de meydana geldi.The Turkish coup d'état occurred on September 12, 1980.
Mucizeler meydana gelir, sadece biz olayların akışı içerisinde onların farkına varmayız.Miracles do exist, but we just don't notice them in the flow of events.
Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.His brazen act of defiance almost cost him his life.
Test pilotları sürekli ölüme meydan okuyor.Test pilots are constantly tempting fate.
Sen bana ne meydana geldiğini anlatabilir misin?Can you tell me what is happening?
Olaylar tam onun tahmin ettiği gibi meydana geldi.The events unfolded just as she predicted.
Tom bir meydan okuma ile karşı karşıya.Tom is facing a challenge.
Japonya birçok deprem meydana gelen bir ülkedir.Japan is a country in which there are many earthquakes.
Muhtemelen bir trafik kazası meydana geldi.There's probably been a traffic accident.
Hata ne zaman meydana geldi?When did the error occur?
Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?Did the error occur right from the start or later on? - When?
Yeni bir meydan inşa ediyorlar.They're building a new square.
Boğa meydandan kaçtı.The bull escaped from the ring.
Kasırgalar genellikle haziran ayında meydana gelirler.Hurricanes usually occur in June.
İki hamlede, Kasparov meydan okuyucu kontrol edecektir.In two moves, Kasparov will check the challenger.
O üç gün önce meydana geldi.That happened three days ago.
Tom, bir satranç oyununda Mary'ye meydan okudu.Tom challenged Mary to a game of chess.
Tom tenis oyununda Mary'ye meydan okudu.Tom challenged Mary to a game of tennis.
Ben sadece o meydana geldiğinde nefret ederim.I just hate when that happens.
Dolaşım sistemi, bir küçük ve bir büyük dolaşımdan meydana gelir.The circulatory system consists of a short and a long circuit.
Geçen yıl çok fazla araba kazası meydana geldi.A lot of car accidents occurred last year.
Saçma bir şey meydana gelirse, o zaman kırmızı düğmeye basın.If something ridiculous occurs, then press down on the red button.
Ben asla tekrar böyle bir şeyin meydana gelmesine izin vermeyeceğim.I'll never again let such a thing happen.
Ama ne yazık ki, bu çok yakında meydana gelmeyecektir.But unfortunately, this will not occur very soon.
Bu çok ilginç deney senin mesleki kişiliğini meydana çıkarmaktadır.This very interesting test reveals your professional personality.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod