Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Temná hmota vo vesmíre tiež podlieha rovnakému myceliárnemu archetypu.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Úplně mimo téma, temná hmota má stejný vzor jako podhoubí.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Ver weg vormt donkere materie eenzelfde patroon als de mycelia.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Weitreichend passt sich dunkle Substanz dem gleichen Archetypus des Myzels an.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Αν βγούμε πιο έξω, η σκοτεινή ύλη ακολουθεί το ίδιο μυκηλιακό αρχέτυπο.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Отойдя от темы: тёмная материя соответствует тому же архетипу мицелия.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.Стигайки много далеч, тъмната материя се подчинява на същия мицелен архетип.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.ואם נרחיק החוצה, החומר האפל מציית לאותו אבטיפוס תפטירי.
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.بعيدا عن هذا، المادة المظلمة تخضع لنفس هذا النموذج الميسيلي
Bu süreçte, bu karanlık mevzunun da miselyum modeline uyduğunu görürüz.私が考えるのは 物質に生命が宿り
Bu taktik mevzubahis konularda halkın farkındalığını artırmak adına çıkarıldı.Пропекинские законодатели, однако, критиковали торможение принятия законов как деструктивное.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.De kaderrichtlijn is omgezet in nationale wetgeving.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Directiva-cadru a fost transpusă în legislaţia naţională.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Dyrektywa ramowa została transponowana do prawodawstwa krajowego.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.La Directiva marco se ha incorporado a la legislación nacional.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.La directivecadre a été transposée dans la législation nationale.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Okvirna direktiva je bila prenesena v nacionalne zakonodaje.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Puitedirektiivi on saatettu osaksi kansallista lainsäädäntöä.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Rámcová smernica bola transponovaná do vnútroštátnych právnych predpisov.
Çerçeve Direktif, ulusal mevzuata uyumlaştırılmıştır.Ramdirektivet har införlivats i de nationella lagstiftningarna.
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatAnsvaret for sundhedspleje i fængslerne ligger i de fleste lande hos justitsministeriet.
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatLegislação recente sobre o tratamento da toxicodependência na prisão
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatLegislación reciente sobre el tratamiento de la drogodependencia en prisión
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatLegislaţia recentă privind tratamentul pentru consumul de droguri în penitenciare
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatLégislation récente sur le traitement pour toxicomanie dans les prisons
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatNeue Rechtsvorschriften über die Drogenbehandlung in Haftanstalten
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatNy lagstiftning om narkotikabehandling i fängelser
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatÚjabb jogszabályok a kábítószer miatti kezelésről a börtönökben
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatViimeaikainen vankiloiden huumehoitoa koskeva lainsäädäntö
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatZa zdravstveno oskrbo v zaporih je v večini držav odgovorno ministrstvo za pravosodje.
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatΧρήση ναρκωτικών
Cezaevinde uyuşturucu tedavisine ilişkin yeni mevzuatЗдравеопазване и социални грижи в местата за лишаване от свобода
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceLagstiftning som rör barn, unga och familjerfinska _ svenska _ engelska
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceLapsia, nuoria ja perheitä koskevaa lainsäädäntöäsuomi _ ruotsi _ englanti
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceLégislation relative aux enfants, jeunes et famillesfinnois _ suédois _ anglais
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceNormativa referente a niños, jóvenes y familiasfinés _ sueco _ inglés
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceЗаконодательство, касающееся детей, подростков и семьифинский _ шведский _ английский
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizceالقوانين المتعلقة بالأطفال والشباب والعائلاتالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Çocuklar, gençler ve ailelerle ilgili yasal mevzuatlarFince _ İsveççe _ İngilizce与青少年儿童及家庭有关的法律法规芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.Beaucoup d'entre vous en connaissent plus que moi à ce sujet.
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.Viele von Ihnen wissen mehr über diese Sache als ich.
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.Wielu z was wie znacznie więcej ode mnie o tych sprawach.
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.Πολλοί από σας γνωρίζουν αρκετά περισσότερα γι'αυτό το πράγμα από μένα.
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.Много от вас знаят доста повече за този тип неща от мен.
Çoğunuz bu mevzu hakkında benden daha çok şey biliyordur.解像度が現在のHDの4倍という
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.C'est parce qu'il va y avoir un mariage.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Din cauza ca va fi o casatorie.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.För att det kommer å bli äktenskap.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Het is omdat er een bruiloft gaat komen.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Ini karena akan ada pernikahan.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Ker bo v kratkem poroka.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Perché ci sarà un matrimonio.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.To dlatego, że zamierzają wziąść ślub.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Vì sắp có người kết hôn rồi.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Weil es in kürze eine Hochzeit geben wird.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Επειδή πρόκειται να γίνει ένας γάμος.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.Из-за намечающейся свадьбы.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.מפני שהולכת להיות חתונה.
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.لأنه سيكون هناك زواجا
Çünkü ortada olası bir evlilik mevzusu var.結婚