Ana içeriğe geç
Sözlük

mevsimi ile cümle

mevsimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bahar mevsiminde de kuzeye doğru göç başlar.Au printemps il migre vers le sud.
Monsoon mevsimi: Haziran sonunda başlar.La mousson commence fin juin et finit début octobre.
Bu saldırganlığı, üreme mevsiminde, çok daha büyük kuşlara ve insanlara saldıracak dereceye varır.Il attaque souvent en bandes s'attaquant ainsi à des oiseaux plus grands que lui.
Yaz mevsimi geldiği zaman nüfus 10.000 civarına yükselmektedir.En période estivale, la population dépasse les 10 000 habitants.
Yılın en sevdiğin mevsimi nedir?¿Cuál es tu estación del año preferida?
O, yaz mevsiminde yüzmeyi sever.Le gusta nadar en verano.
Meyve ve sebzeleri mevsiminde yemek daha sağlıklı.Es más sano comer frutas y verduras de temporada.
Serinin iki mevsimi vardı: 1997 ve 1998 arasında ilk, ikinci olarak 2002'de ikinci.La serie tuvo dos temporadas: la primera entre 1997 y 1998, el segunda en 2002.
Monsoon mevsimi: Haziran sonunda başlar.La temporada del monzón comienza a finales de junio.
Kış mevsimi için ayrılan bu türlerin %98'i güneye Afrika'ya göç ederler.De las especies que emigran en el invierno, el 98% viaja al sur a África​...
Krallar ve maiyetlerindekiler yaz mevsimi için Naupalia'ya gidip yerleşmişlerdir.Los reyes y su séquito se han ido a Nauplia para la temporada de verano.
Rüzgarüstü Adalarında yaz mevsiminde kasırgalar görülebilir.En verano pueden haber tormentas vespertinas.
Yalnızca Kış tatili mevsimi boyunca mevcuttu.Sólo están disponibles durante la temporada de vacaciones de invierno.
5 Kasım’da da albümün 2014 yaz mevsiminin başlarında çıkacağı söylendi.El 5 de noviembre anunciaron que el nuevo álbum será lanzado en verano de 2014.
2011-12 mevsiminde TB3L'nde oynamaya başladı.El equipo comenzó a jugar en la TB3L en la temporada 2011-12.
Yıllık ortalama yağış miktarı, kış mevsiminde maksimum yaklaşık 200 mm'dir.La pluviosidad media anual es de aproximadamente 200 mm, siendo el máximo durante la estación invernal.
"Cadılar Bayramı III: Cadının Mevsimi".«Halloween III: Season of the Witch» (en inglés).
2014-15 mevsiminde ise, takım normal mevsimi kümede dördüncü olarak tamamladılar.En la temporada 2014-15, el equipo finalizó en 4ª posición de la temporada regular.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.En el invierno, hasta donde se sabe, habita en zonas tropicales.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.La temporada de cría es la primavera austral.
Ama kış mevsiminde yapılan aktiviteler hava şartları nedeniyle yeterli olmamaktadır.En invierno el ascensor quedaba inutilizado debido a las condiciones climáticas.
Her mevsimi yağmurludur.Las lluvias son estacionales.
Yaz mevsimi, kurak ve tropikal hava kütleleri nedeniyle sıcak geçer.Llegan en verano con las vacaciones y el calor tropical.
Güney Asya'da , muson mevsiminde, Nisan-Haziran aylarında ürer.En el sur de la India, lo hacen en la temporada del monzón, es decir de junio a septiembre.
Yaz mevsimi boyunca Avrupa'daki en kalabalık havalimanlarından olmaktadır.Se usa como horario de verano en la mayor parte de Europa.
Köyün bahar mevsiminde görülmeye değer harika bi görüntüsü vardır.Se puede ver una magnífica exposición de bulbos de primavera durante el mes de mayo.
Orada yaz mevsimini geçirmek için bir tekne üzerinde Avrupa'ya gitmeye çalıştı.En el año 1946 realizó un viaje a Europa por barco.
Yüzerken bitki arayarak beslenir ve yumurtlama mevsiminde omurgasızlar ile de beslenir.Se alimentan por la noche, navegando con la ecolocalización de la misma forma como lo hacen los murciélagos.
Bozanın mevsimi 15 Eylül - 15 Mayıs arasıdır.La segunda es del 15 de septiembre hasta el 15 de diciembre.
Köy sınırları içinde yaz mevsiminde kuruyan irili ufaklı dereler vardır.También hay pequeños rios dentro del pueblo en los que en verano juegan los niños.
Mevsimler doğrultusunda ara ara yaz mevsiminde sular azalabilmektedir.Durante el verano es aconsejable rociarlas con agua vaporizada una vez al día.
Paul'un ailesi yaz mevsimini her yıl deniz kenarında geçiriyor.La famiglia di Paul trascorre le vacanze estive in riva al mare ogni anno.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Ogni primavera, ogni membro dell'associazione vota per due giocatrici.
Kış mevsiminde tamamen beyaz bir renge kavuşur, sadece kuyruğunun ucu siyah kalır.In inverno la pelliccia diventa totalmente bianca, tranne la punta della coda che rimane nera.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Grazie per le emozioni che ci hai fatto vivere in una serata di primavera.
Diğer yarım küre ise nispeten daha sıcak bir kış ve daha serin bir yaz mevsimi geçirecektir.L'altro emisfero avrà invece un inverno relativamente più caldo e un'estate più fresca.
Monsoon mevsimi: Haziran sonunda başlar.La stagione del monsone inizia generalmente verso la fine di giugno.
24 Kasım, Brumalia: Bacchus adına kutlanan, kış mevsimi başlangıcı festivali.24 novembre - Brumalia, in onore di Bacco.
Nüfusu turizm mevsimine göre 20.000 ile 70.000 kişi arasında değişmektedir.La popolazione varia durante l'anno a causa delle presenze turistiche da 20.000 a 70.000 persone.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.In estate si può passeggiare in costume da bagno o in pantaloncini avendo i pantaloni liberi.
2010 Yaz mevsiminde Venice Müzik Ödülleri 'nde 2010 yılının en iyi bayan vokali ödülünü kazanmıştır.Nell'estate del 2010 riceve anche il premio miglior voce femminile dell'anno 2010 ai Venice Music Awards.
Kiraz Mevsimi şu anlamlara gelebilir: Kiraz Mevsimi (dizi), Süreç Film'in 2014 yapımı televizyon dizisi.The Long Way Home può riferirsi a: The Long Way Home, film per la televisione del 1985.
Bütün bu yaylalar yaz mevsiminde turistler tarafından ziyaret edilir.È aperto ai turisti tutta la settimana in estate.
Üreme mevsimi dışında toplu halde yaşarlar.Forma grandi stormi al di fuori del periodo riproduttivo.
Birçok yarasa türünde, erkek ve dişi çiftleşme mevsimi dışında bir araya gelmez.In numerose coppie di allevamento, maschio e femmina non possono essere tenuti insieme a lungo.
Ağaç boyu genellikle 2 ve 2,5 metre olup yaz mevsiminde meyve verirler.Il frutto è un achenio lungo 2,5 – 3 mm che matura fine estate.
Gün gelir yaz mevsimi biter, güz gelir.Il tempo passa, arriva l'estate e poi di nuovo l'autunno.
Tüm türleri göçmendir ve kış mevsiminde daha sıcak sulara göçerler.È un migratore, in inverno si sposta in acque più calde.
Bahar mevsiminde işlenmiş toprağa tohumları saçıldıktan 4-5 gün sonra çimlenir.Germina dopo 4 5 giorni dalla semina su un suolo lavorato a primavera.
Kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine nazaran daha ılımandır.Qui l'inverno è più temperato che nel resto del settentrione.
Yaz mevsimi adeta bir ilkbahar serinliğindedir.È mezzogiorno di una giornata estiva gloriosa.
Sahada altı ay kış mevsimi yaşanır.Durante la stagione invernale è invece disponibile un locale di 6 posti.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.La stagione della maturità è la primavera.
Kış mevsimi genelde çok sert geçer ve uzun sürer.Il manto d'inverno diventa particolarmente spesso e pesante.
Çiftleşme mevsiminde (Mart-Nisan) büyük gruplar oluştururlar.Durante il periodo riproduttivo può formare grandi gruppi.
Burada ilk mevsiminde sadece iki maçta oynama imkânı buldu.In stagione, giocò soltanto due partite di 1. divisjon.
Rüzgarüstü Adalarında yaz mevsiminde kasırgalar görülebilir.In estate possono verificarsi inondazioni devastanti.
Alanda yer alan geçici sulak çayırlarda kış mevsimi hariç otlatma yapılmaktadır.Non è esclusa la presenza del cinghiale nella foresta, ma solo nel periodo autunnale-invernale.
Ne güzel bir yaz mevsimi!Какое прекрасное лето!
Kış mevsiminde kürk manto ve valenki giymeyi tercih ederim.Зимой я предпочитаю ходить в шубе и валенках.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod