Ana içeriğe geç
Sözlük

mevsimi ile cümle

mevsimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sonbahar ve kış mevsimi en yağışlı mevsimdir.Fall and winter are primary wet seasons.
Çiftleşme mevsimi Nisan ve Mayıs arasındadır.It mates between April and May.
Göçmen kuş mevsimi Mart-Kasım aylarıdır.The migratory bird season is March to November.
Sonbahar milli parkın en canlı ve renkli mevsimidir.Autumn is the most vivid and colorful season in the national park.
Sıcaklıkta aşırı mevsimsel değişiklikler vardır ve yaz mevsiminde bile geceler soğuktur.There are extreme seasonal variation in temperature, and nights are cold, even in the summer.
Yağmur mevsiminde orman 6–9 metre su altında kalır.The forest is submerged under 20–30 feet water in the rainy season.
Sonbaharın gelişiyle birlikte seviye yükselir ve ilkbaharda yağmur mevsiminde maksimuma ulaşır.With arrival of fall, the level rises and reaches its maximum during rain season in the spring.
Sonraki büyüme mevsimi, kök yumruları yeni sürgünler üretir.The next growing season, the root-tubers produce new shoots.
Üreme mevsimi Ocak - Nisan ve Haziran - Temmuz arasıdır.The breeding season is January through April and June through July.
Çiftleşme mevsimi Mart sonundan Nisan başına kadar sürer.The mating season takes place from late March to early April.
Yılın herhangi bir zamanında yapılabilse de genellikle gimjang mevsiminde yapılır.Although it can be made at any time of the year, it is usually made during the gimjang season.
Vietnamlılar mevsiminde meyve kullanırlar.Vietnamese use fruits in season.
Üreme mevsimi boyunca, küçük yer ispinozları ile büyük gruplar oluşturdukları bilinmektedir.During the non-breeding season it is known to form large groups with small ground-finches.
Çiftleşme Mevsimi , Paramount Pictures tarafından yapılan 1951 yapımı bir filmdir.The Mating Season is a 1951 film made by Paramount Pictures.
Meyveler mevsiminde taze olarak yenir ve kışın kurutulur veya konserve edilirdi.Fruit was eaten fresh when in season, and dried or preserved over winter.
Tutulma mevsimiEclipse season
Kış mevsiminde, yaz dönemine göre daha fazla yağış düşer.In winter time, more precipitation falls than in the summer period.
Yağmur mevsimi yaz aylarında başlar ve sonbaharın başında sona erer.The rainy season starts during the summer and ends at the beginning of autumn.
Yaz mevsiminde, burada hava çok sıcaktır.Im Sommer ist es hier sehr heiß.
Yaz mevsimi olsaydı ne güzel olurdu.Was wäre es schön, wenn es Sommer wäre.
Avustralya'nın yaz mevsimi (aralık - şubat) dışında, bütün yıl boyunca çiftleşebilirler.Außer im australischen Sommer (Dezember bis Februar) kann die Paarung das ganze Jahr über erfolgen.
KÖYÜN İKLİMİ her mevsimin ayrı güzelliği vardır.her mevsimi mevsim özelliğine göre yaşar.Zu Recht lebe ich fröhlich, Freunde, zu jeder Jahreszeit.
Yaz mevsiminin tanrısıdır.Der Gott jenes Sommers.
Kış mevsiminde çok kar yağar.Im Winter es schneit viel.
Bu durum, yaz mevsimi olduğunun göstergesidir.Ich will glauben, es sei Sommer.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Die Fortpflanzung erfolgt allgemein in der Regenzeit.
Kış mevsiminde dolunayda en yüksek noktaya ulaşır.Er erreicht im Winter seine höchste Position am Nachthimmel.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.Im Mittelalter bestand das Dorf aus vier Wohnhäusern mit einer Waldschmiede.
Köyün rakım olarak yüksekte bulunması kış mevsiminde hayat şartlarını zorlaştırmaktadır.Ihr dann erreichtes Gewicht ist ausschlaggebend für ihre Überlebenschancen im kommenden Winter.
Bozanın mevsimi 15 Eylül - 15 Mayıs arasıdır.Saison ist vom 1. Mai bis zum 15. September.
Rüzgarüstü Adalarında yaz mevsiminde kasırgalar görülebilir.Es wurde befürchtet, dass Sommergewitter auftreten könnten.
Avustralya'da ise grip mevsimi Mayıs ile Ekim arasında kabul edilir.Die Fortpflanzungszeit fällt in Australien grundsätzlich in den Zeitraum September bis Mai.
Yaz mevsiminde kadınlar tarla ve bahçelerde çalışır.Da man die Zuarbeit der Kinder im Sommer für Arbeiten im Hof und auf dem Feld brauchte.
Bu karnaval geleneği kış mevsiminin kovulması âdetine dayanır.Diese Tradition soll wie der Karneval den Winter vertreiben.
Yaz mevsiminde geçen Alice Harikalar Diyarında, Alice ile ablasının nehir kıyısında oturmasıyla başlar.Aber zum Glück erwacht Alice in diesem Augenblick und sieht ihre Schwestern am Flussufer neben sich sitzen.
Rio'da karnaval mevsimi gelmiştir.In Peru feiern sie Karneval.
Ancak özellikle fındık mevsiminde köyün nüfusunda önemli bir artış olmaktadır.Vor allem in der Senkelle-Region gab es ein jüngerer Zeit einen Anstieg der Population.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.Dies allerdings nur in Gegenden mit Winterregen.
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Kommt pünktlich und geht pünktlich.
Monsoon mevsimi: Haziran sonunda başlar.Der Monsun beginnt normalerweise Ende Juni.
Üreme mevsiminden sonra tüm populasyonları dağılım alanlarına yayılırlar.Der Bestand geht im gesamten Verbreitungsgebiet zurück.
Kış (hʉyh) mevsiminde yedi ay boyunca nehirler buz tutar.Insbesondere in der Republik Sascha bleiben während des sieben Monate dauernden Winters die Flüsse gefroren.
Serinin iki mevsimi vardı: 1997 ve 1998 arasında ilk, ikinci olarak 2002'de ikinci.Die erste Generation wurde insgesamt zwei Facelifts unterzogen, das erste 1998 und das zweite 2001.
Ancak 1971 yılında yaşanan soğuk kış mevsimi meyve ağaçlarının çoğunu kurutmuştur.Im strengen Winter 1771 froren alle Maulbeerbäume aus.
Teaserın teması ilkbahar mevsimi ve masum güzel bir kız hakkındaydı.Er sah in der Gestalt des Mädchens eine Verkörperung der Unschuld und Jungfräulichkeit.
Her sene yaz mevsiminde Dadaloğlu şenliği düzenlenmektedir.Alljährlich wird im Hochsommer das Schootenfest gefeiert.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Chaque printemps, chaque membre de la PFA vote pour deux joueurs.
Serinin iki mevsimi vardı: 1997 ve 1998 arasında ilk, ikinci olarak 2002'de ikinci.La série a eu deux saisons: la première entre 1997 et 1998 et la seconde en 2002.
Böylelikle kuzey yarımküredeki yaz mevsimi kıştan 4.66 gün, sonbahardan 2.9 gün daha uzun geçer.En 2006, l'été a été 4,66 jours plus long que l'hiver et le printemps 2,9 jours plus long que l'automne.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.La ville présente un climat avec quatre saisons.
Kış mevsiminde tamamen beyaz bir renge kavuşur, sadece kuyruğunun ucu siyah kalır.La mue automnale lui confère un pelage hivernal blanc, où seul le bout de la queue reste noir.
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Être strict sur la ponctualité et commencer à l'heure.
Bir de Kabak borusuyla közde kızaran mısırlara üfleme yaz mevsimi köy çocuklarının en önemli aktivesiydi.En été, se reposer près de ces chutes est une des principales activités des jeunes du village.
Sıcak bir yaz mevsimi, bu üç insanın yolları kesişir.Devant cette situation critique, les trois hommes ont besoin de se relaxer.
Kış mevsiminde çok kar yağar.En hiver il neige beaucoup sur la ville.
Bozanın mevsimi 15 Eylül - 15 Mayıs arasıdır.La baignade s'effectue du 15 mai au 15 septembre.
Bu durum, yaz mevsimi olduğunun göstergesidir.C’est ainsi que, timidement, apparut la saison d’été.
En aktif dönemleri yağmur mevsiminde olmaktadır.Les plus fortes précipitations sont observées pendant la grande saison des pluies.
Avlanma mevsimi kış mevsimidir.À l’époque, la saison d’Hyères est l’hiver.
Aynı zamanda bu tır yaz mevsiminde Avrupa'da da hizmet vermektedir.Toutefois, c'est en Europe qu'il va briller cette saison.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod