Ana içeriğe geç
Sözlük

mevsimi ile cümle

mevsimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.O verão aproximava-se, o gelo começava a derreter.
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.We waren te ver in de zomer, het ijs begon te smelten.
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.Було пізнє літо; лід став танути.
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.Лето уже приближалось, лёд начал таять, мы поговорили по радио с русскими вертолетчиками, и они сказали нам:
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.נכנסו עמוק מידי לתוך הקיץ, הקרח התחיל להינמס
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.لقد كان الوقت متأخراً على دخول فصل الصيف، وبدأ الجليد بالذوبان،
Geç kaldığımız için yaz mevsimi geliyordu ve buzlar erimeye başlamıştı.無線でロシアのヘリコプターの操縦士と話をした時に
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Allting har sin tid, och vart företag under himmelen har sin stund.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Alt har sin stund og hver en Ting under Himmelen sin Tid:
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Alt har sin tid, og en tid er der satt for hvert foretagende under himmelen.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Ein jegliches hat seine Zeit, und alles Vornehmen unter dem Himmel hat seine Stunde.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Il y a un temps pour tout, un temps pour toute chose sous les cieux:
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Kaikella on määräaika, ja aikansa on joka asialla taivaan alla.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Każda rzecz ma swój czas, i każde przedsięwzięcie ma swój czas pod niebem.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.천하에 범사가 기한이 있고 모든 목적이 이룰 때가 있나니
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.ndennek rendelt ideje [van], és ideje [van] az ég alatt minden akaratnak.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Per ogni cosa c'è il suo momento, il suo tempo per ogni faccenda sotto il cielo
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Phàm sự gì có thì tiết ; mọi việc dưới trời có kỳ định .
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Phàm sự gì có thì tiết; mọi việc dưới trời có kỳ định.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Segala sesuatu di dunia ini terjadi pada waktu yang ditentukan oleh Allah
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Toate îşi au vremea lor, şi fiecare lucru de supt ceruri îşi are ceasul lui.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Todo tiene su tiempo, y todo lo que se quiere debajo del cielo tiene su hora
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Tudo tem a sua ocasião própria, e há tempo para todo propósito debaixo do céu.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Voor alles bestaat een bepaalde tijd:
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Vse ima svoj določeni čas in vsako početje pod nebom svojo dobo.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Všeliká věc má jistý čas, a každé předsevzetí pod nebem svou chvíli.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Všetko má svoj čas a svoju hodinu každá vec pod nebom.
Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.Χρονος ειναι εις παντα, και καιρος παντι πραγματι υπο τον ουρανον.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.På hösten är det också mörkt, eftersom solen går ner tidigare än på sommaren.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Syksyllä on myös pimeää, koska aurinko laskee aikaisemmin kuin kesällä.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.Осенью также темно, потому что солнце заходит раньше, чем летом.
Güz mevsiminde hava karanlık da olur, çünkü, güney yaz aylarına göre daha erken saatlerde batar.كذلك يكون الخريف فصلاً معتماً لأن الشمس تغيب في ساعة مبكرة أكثر من الصيف.
Meyve sineklerinin mevsimiЛето - сезон для мух на фруктах
Şimdi, bazıları dört takımın dört mevsimi temsil ettiğini söylerler.어떤 이들은 이 문양이 4계절을 나타낸다고 말합니다.
Şimdi, bazıları dört takımın dört mevsimi temsil ettiğini söylerler.4つの季節を表します 春と夏 —
Şimdi, bazıları dört takımın dört mevsimi temsil ettiğini söylerler.Agora, há quem diga que os quatro naipes representam as quatro estações.
Şimdi çilek mevsimi.עכשיו עונת התותים.
İrlanda takviminde Temmuz, Iúil olarak adlandırılmıştır ve yaz mevsiminin üçüncü ve son ayıdır.В ирландския календар този месец се казва Aibreán и е третият и последен пролетен месец.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Чифтосването се обикновено по време на дъждовния сезон.
Yaz mevsimi sıcak, kışlar soğuk geçer.Лятото е горещо, зимата студена.
Avlanma mevsimi kış mevsimidir.Zima je bila lovni period.
Burada ilk mevsiminde sadece iki maçta oynama imkânı buldu.U svojoj prvoj sezoni osvajaju samo dva boda.
Kurak mevsimin uzun olmadığı bölgelerde bir yılda iki defa mahsul alınabilir.Više od dva puta tjedno komorač ne bi smjele konzumirati osobe koje su sklone proljevu.
Yalnızca Kış tatili mevsimi boyunca mevcuttu.Práce boli naplánované vždy na obdobie zimnej prestávky.
Kiraz Mevsimi.Třebíčský okres.
Avlanma mevsimi kış mevsimidir.Žiema derungams yra medžioklės sezono metas.
Yaz mevsiminde Üstüü-Hüree Müzik festivalleri olmaktadır.Čia vyksta ir vasaros muzikos festivaliai.
Sahil bölgesinde kısmen mevsimine göre balıkçılık faaliyetleri artar.Tänu oma asukohale rannikul elatuvad amid peamiselt kalapüügist.
Köy 4 mevsimi tam yaşar.Linn jaguneb 4 linnarajooniks.
Ardından muson mevsimi geldi ve kavurucu sıcağın yerini sırılsıklam ıslaklık aldı.Luego del golpe llegó la temporada del monzón y el calor abrasador se quedó hecho sopa.
Ardından muson mevsimi geldi ve kavurucu sıcağın yerini sırılsıklam ıslaklık aldı.Poté uhodilo monzunové období a po spalujícím horku přišly deště.
Ardından muson mevsimi geldi ve kavurucu sıcağın yerini sırılsıklam ıslaklık aldı.Puis, la saison des moussons a frappé, et la chaleur insupportable s'est transformée en inondations.
Ardından muson mevsimi geldi ve kavurucu sıcağın yerini sırılsıklam ıslaklık aldı.Toen sloeg het regenseizoen toe en bloedheet werd kletsnat.
Ardından muson mevsimi geldi ve kavurucu sıcağın yerini sırılsıklam ıslaklık aldı.Αμέσως μετά, έφτασε η εποχή των μουσώνων και όσοι έλιωναν από τη ζέστη έγιναν μούσκεμα από τη βροχή.
Bangladeş, Dhaka'da taşkın yağmur mevsiminde çok sıradan bir sahne.Las inundaciones son un escenario común en Dacca, Bangladesh.
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.Sezon weselny w Bangladeszu zwykle trwa od grudnia do stycznia, kiedy temperatura jest niższa.
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.Свадебный сезон в Бангладеш — декабрь и январь, когда становится прохладнее обычного.
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.إن موسم الزفاف في بنغلاديش يمتد من ديسمبر/كانون الأول إلى يناير/كانون الثاني عندما تكون درجة الحرارة معتدلة.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Wanneer je de blaadjes ziet uitkomen, weet je dat het bijna zomer is.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.wenn sie jetzt ausschlagen, so sehet ihr's an ihnen und merket, daß jetzt der Sommer nahe ist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod