Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Mutta on lokakuu, muistattehan, olemme kesämonsuunissa.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Nhưng vào thàng 10, hãy nhớ, vẫn còn mùa gió Tây Nam.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Pero en octubre, recuerden, todavía estamos en el monzón del SO,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.W październiku na Malediwach trwa monsun letni,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Но в октябре ещё период юго-западного муссона, помните?
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.Но през октомври - помнете, още сме в югозападния мусон,
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.אבל באוקטובר, זכרו, אנו עדיין במונסון הדרום מערבי.
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.ولكن في أكتوبر، تذكروا، ما زلنا في خضم الرياح الموسمية الجنوبية الغربية،
Ama ekimde, hatırlayın, hala güney-batı muson mevsimindeyiz.南西季節風の真っ只中です
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Ici, un évènement étrange et inexplicable s'est produit pendant la dernière saison des amours
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:이 경우에는 지난 산란기 때 일어난 약간 이상하고 설명이 안 가는 행동인데
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:Однако, во время последнего случного сезона произошло очень странное и необъяснимое явление.
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:במקרה הזה קרה דבר מוזר ולא מוסבר שהתרחש במהלך עונת הרבייה האחרונה,
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:في هذه الحالة كان السلوك غريبا وغير قابل للشرح هذا النشاط حدث في موسم التزاوج الماضي
Bu fotoğraftaysa, son üreme mevsiminde rastladığımız oldukça garip ve anlaşılmaz bir vaka görüyoruz:説明のつかない出来事に遭遇しました 大きなオスのキングコブラがメスに噛みついたと思ったら
Bu sayede grip mevsimimiz 2 hafta gecikmişti.미국의 독감 유행 시즌도 2주간 뒤늦게 나타났다는 것입니다.
Bu sayede grip mevsimimiz 2 hafta gecikmişti.l'influenza stagionale tardò due settimane.
Bu sayede grip mevsimimiz 2 hafta gecikmişti.luego del 11-S cuando los aeropuertos cerraron nuestra temporada de gripe se retrasó dos semanas.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.Kun ne jo puhkeavat lehteen, niin siitä te näette ja itsestänne ymmärrätte, että kesä jo on lähellä.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.når de alt springe ud, da se I og skønne af eder selv, at Sommeren nu er nær.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.När I fån se att de skjuta knopp, då veten I av eder själva att sommaren redan är nära.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.quando começam a brotar, sabeis por vós mesmos, ao vê-las, que já está próximo o verão.
Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız.quando gia germogliano, guardandoli capite da voi stessi che ormai l'estate è vicina
Bu mevsimi düzenler ve zamanında başlayıp zamanında sona ermesini sağlar.Каждое дело начинай и заканчивай в срок.
Oluklu balinalar kış mevsimi boyunca ekvatora yakın ılıman sularda çiftleşirler.Зимой малоголовые молот-рыбы держатся ближе к экватору, где вода теплее.
İlk CD'si Corazón Latino 2002'nin yaz mevsiminin sonlarında yayınlandı.Seu primeiro álbum, Corazón Latino, foi lançado no fim do verão de 2005.
""Kiraz Mevsimi" ne Uzak Doğu İlgisi".Primavera Negra «Cabília longe da reconciliação».
Serinin iki mevsimi vardı: 1997 ve 1998 arasında ilk, ikinci olarak 2002'de ikinci.Er werden twee seizoenen van gemaakt: de eerste reeks liep van 1997 tot 1998 en de tweede van 1998 tot 1999.
Bu son kış mevsimi açlığın görüldüğü zamanlardır.Deze winter werd bekend als de Hongerwinter.
Mevsimin ilk karı yağdı ve hızla eridi.De ploeg werd er in het eerste seizoen voorlaatste en zakte meteen helemaal weg.
Çiçeklerin açılması bir sonraki yaz mevsiminde olacaktır.Kwiatostany na przyszły sezon wegetacyjny zawiązuje już jesienią.
Araç 1989 yılında tanıtıldı ve 1990 yarış mevsiminde kullanılmaya başladı.Samochód był używany w sezonie 1988 i na początku sezonu 1989.
Burada yaz mevsimi kurak geçer.Latem przechodzi okres spoczynku.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Ungarna föds vanligen i samband med regntiden.
Dört Mevsimin yasandığı bir iklime sahiptir.Områden med tempererat klimat har fyra årstider.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Efter att vattnet drog sig tillbaka sådde man och lät grödorna växa från oktober till februari.
Üreme mevsiminden sonra tüm populasyonları dağılım alanlarına yayılırlar.По оголошенню фази дня прокидаються всі жителі.
Yolcu trafiği yaz mevsiminde günlük 5000 kişiye, kış mevsiminde ise 1000 kişiye ulaşmakta idi.Кількість відвідувачів у літній сезон — приблизно 5000 осіб на добу, у зимовий — 1000 осіб.
Burada ilk mevsiminde sadece iki maçta oynama imkânı buldu.У першому сезоні він провів всього два матчі.
"Romantik komedi ihtiyacımızı Kiraz Mevsimi karşılıyor".Хроніка з смутного часу Красюченка». .
Yağışların çoğu kış mevsimindedir.Většina pozorování je zimních.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Na jaře tvoří významnější část jejího jídelníčku hmyz.
Yaz mevsiminin yaşandığı Kasım-Mart aylarında sıcaklık yüksek seyretmektedir.V listopadu-prosinci teplota výrazně klesá.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Objevte kouzlo plédů právě teď, na jaře.
Bu durum, yaz mevsimi olduğunun göstergesidir.Atunci face impresia, că ar fi apărut vara.
Gün gelir yaz mevsimi biter, güz gelir.Dacă tot e vară, să mergem în Iad! 2.
Noel kutlamaları kış mevsimi kutlamaları arasında en ünlü kutlamalardandır.Vacanța de Crăciun este o vacanță din perioada sărbătorilor de iarnă.
Yaz mevsimi boyunca Avrupa'daki en kalabalık havalimanlarından olmaktadır.A rezgő nyár valamennyi nyár közül a leggyakoribb Európában.
Üreme mevsiminde grimsi beyaz uzun tüyleri bulunur.Ivarérett korban jellegzetesek nagy, fehér színű vállfoltjai.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Linnun pesimäkausi on keväällä.
1998 yılının yaz mevsiminde yayınlandı.Sarja kuvattiin kesän 2008 aikana.
Estonya neredeyse eşit uzunlukta dört mevsimi yaşar.Η Εσθονία έχει τέσσερις εποχές σχεδόν ισοδύναμου μήκους.
Kiraz Mevsimi dizisi 2015 yılında final yapmıştır.Η πατέντα του Glivec έληξε το 2015.
Yaz mevsiminde çevrede bulunan mermer ocakları tankerle su ihtiyacını buradan karşılamaktadır.Το καλοκαίρι οι ιαματικές πηγές στη γύρω περιοχή και τα θαλάσσια λουτρά προσελκύουν πολλούς επισκέπτες.
Yaz, ilkbahar ile sonbahar arasında yer alan, yılın en sıcak mevsimi.Sommer og efterår er de tider på året, hvor luftforureningen er værst.
Fındık mevsimi de yaz olduğundan, en çok nüfus yaz ayında olmaktadır.Er der ikke efterårsfarver, vil de fleste vejrkendere kalde det sensommer i stedet.
Kış mevsimi genelde çok sert geçer ve uzun sürer.Vinteren kan være meget lang og til tider meget streng.
Yaz mevsimine düşen yağış oranı %8 dir.Fuktigheten om sommeren kan nå 80 %.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Særlig om vinteren utgjør den en vesentlig del av fôret.
En sık Ekim ayında rastlansa da yılın her mevsiminde ortaya çıkabilir.Dette kan skje når som helst på året.