Mantık, yanlış sonuca inançla ulaşmanın sistematik bir metodudur.Logica is een systematische methode om betrouwbaar uit te komen op de verkeerde conclusie.
2012'de Kepler-56 etrafında bir gezegensel sistem, geçiş metoduyla keşfedilmiştir.W 2012 został odkryty system planetarny wokół Kepler-56 za pomocą metody tranzytowej.
Dupin'in metodu, okumanın ve yazılı iletişimin önemini vurgular.Metoda Dupina podkreśla ważność słowa czytanego i pisanego.
Bu modele Wiener metodu da denir.Nazywana także metodą Eulera.
Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.Ze względu na swoją praktyczność norma ta jest stosowana w większości krajów świata.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Pozostałe mandaty są przydzielane partiom zgodnie z metodą D'Hondta.
Rastgele üretilen sayılardan faydalanılarak istatistiksel simülasyonlar Monte Carlo metoduyla yapılır.Losowanie konkretnych parametrów dla pojedynczej symulacji odbywa się z użyciem metody Monte Carlo.
Bu varsayımsal dil, günümüz dilbiliminin karşılaştırmalı metodu kullanılarak üretilmiştir.Powstała w ten sposób komparatywistyka, czyli językoznawstwo porównawcze.
Kendi adıyla anılan Kodaly Metodu'nu geliştirmiştir.Wprowadził metodę gastroenterostomii, znaną jego imieniem.
Çıkana kadar analitik geometriyi formüle etmişti ve matematiksel metodu felsefeye uygulama fikrini bulmuştu.Stworzył geometrię analityczną, co skłoniło go do stwierdzenia, że filozofia powinna stosować podobną metodę.
1955'te kendisini şirketi geliştirmeye adadı ve Actors Studio'da oyunculuk metodu öğrenmeye başladı.Hon ägnade 1955 åt att bygga upp sitt företag samt att börja studera metodskådespeleri på Actors Studio.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Inom koalitionerna delas platserna upp mellan partierna med d’Hondts metod.
Tamamen para ile para kazanma metodu üzerine kurulmuştur.Jag fattade ett dumdristigt beslut baserat på pengar.
Bu metodu bulan kişi, Danimarkalı bilim adamı Hans Christian Gram'dır.Metoden utvecklades av den danska bakteriologen Hans Christian Gram.
Yapılan birçok araştırmada anıların geri çağrılması için ipucuyla hatırlama metodu kullanılır.Därför har flera minnesregler uppfunnits för att komma ihåg dem..
Genellikle bir başka tahribatsız muayene metodunun uygulanmasından önce yapılması gereken bir çalışmadır.Det är oftast nödvändigt att förbereda provet på något sätt innan det går att använda.
Rastgele üretilen sayılardan faydalanılarak istatistiksel simülasyonlar Monte Carlo metoduyla yapılır.Ett alternativ som fungerar i godtyckligt många dimensioner är Monte Carlo-algoritmer.
"Açık erişim dergileri" açık erişim sağlamanın iki genel metodundan biridir.Самоархівування є одним із двох методів для забезпечення відкритого доступу.
Daha önce, bu metodu uygulamak için doğal iyonitler (sulfoglu, zeolitler) kullanılmıştır.Раніше для реалізації цього методу використовувалися природні іоніти (сульфовуглі, цеоліти).
Naif yanlışlamacılık, bilim için mantıksal olarak kaçınılmaz olan metodun başarısız bir açıklamasıdır.Наївна спростовуваність є невдалою спробою припису раціонально детермінованого наукового методу.
Bu sistemlerde geri yayılım metoduyla daha sağlıklı öğrenme sağlanmaktadır.Демонстрація цих механізмів сприяє більш усвідомленому споживанню медіа.
Bu metodu yanlış buluyorum.Цей постулат є неправильним.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Křesla v těchto departementech se rozdělují D'Hondtovou metodou.
Windows 2000 ve sonrası sürümler Kerberos’u temel kimlik doğrulama metodu olarak kullanmaktadır.Windows od verze 2000 dále využívají Kerberos jako standardní zabezpečovací metodu.
Bu metodu eski ustaların çalışmalarından esinlenerek denemişti.Byl vychováván v duchu starých pruských tradic.
"AXE metodu" VSEPR teorisinin uygulanmasında elektron çiftlerinin sayılmasını kolaylaştıran bir yöntemdir.Metoda AXE se běžně používá pro počítání elektronových párů v teorii VSEPR.
Sanat Tarihi Metodu.Metoda literárního dějepisu.
Bu nedenle örnekleme metodunun uygulanması tercih edilir.Proto se asi uplatňuje spíše přílohový systém.
Yapılan birçok araştırmada anıların geri çağrılması için ipucuyla hatırlama metodu kullanılır.Ty pak používají k uložení čísla tolik paměti, kolik je potřeba.
Katodik koruma, bir tür metal koruma metodu.Bezpečnostní sklo je typ skla sloužící k ochraně osob.
3 önemli erişim metodu vardır.Existují tři dominantní metody přípravy.
Dupin'in metodu, okumanın ve yazılı iletişimin önemini vurgular.Metoda lui Dupin subliniază importanța de a citi și a cuvântului scris.
Bu metodu yanlış buluyorum.Nu există detecție de erori la această metodă.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Alocarea mandatelor în cadrul circumscripției naționale, prin metoda d'Hondt.
Tarihi coğrafi Fin Metodu'nun aksi bir görüştür.Aceasta constituie punctul terminus al îndoielii metodice.
Adomian bozunma metoduHolometabolism Subimago Metamorfoză
Windows 2000 ve sonrası sürümler Kerberos’u temel kimlik doğrulama metodu olarak kullanmaktadır.A Windows 2000 és utódai a Kerberos-t használják alapértelmezett hitelesítési módszerként.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.Edustajat valitaan puolueiden pitkiltä listoilta suhteellisella vaalitavalla d'Hondtin menetelmällä.
Tabanca metodunda ise yakıt olarak sadece uranyum kullanılır.Siinä käytetään polttoaineena uraania sisältäviä kuulia.
İki çeşit terbiye metodu vardır:Hayvanı tatlılıkla alıştırmak veya kırbaç zoruyla yola getirmek.Sillä on kaksi työskentelytapaa: joko ajaa riista puuhun tai pysäyttää se.
Onun bu metodu, bugün de kullanılmaktadır.Nykyään hänen poikansa toteuttaa myös tätä samaa periaatetta.
Kuyrukluyıldızların yörüngelerinin hesaplanması için ilk yetkin metodu ortaya atan kişidir.Επινόησε την πρώτη ικανοποιητική μέθοδο υπολογισμού κομητικών τροχιών.
Diğer direkt yöntem hareketli küme metodu olarak adlandırılır.Η άλλη άμεση μέθοδος είναι η λεγόμενη μέθοδος του κινούμενου σμήνους.
Bu ders kitabında yeni bir öğretim metodu kullanılıyor.Σε αυτό το εγχειρίδιο χρησιμοποιείται μια καινούργια μέθοδος διδασκαλίας.
Knesset’teki sandalyeler birçok parti içinden seçilmiş üyelere D’Hondt Metoduyla verilir.De resterende pladser fordeles mellem partierne efter D'Hondts metode.
Metodu Miguel Kartelin mekanı Ford Staunton’u zorla almaktır.Dårlig økonomi tvinger hjemmesiden Arto til lukning.
Çoğunda damıtma metodu uygulanır.Men der sker det meste af beskæringen!
Bunun yaygın iki metodu vardır.Der er to almindelige variationer.
Adomian bozunma metoduFolksonomi Metadata
Bu metodu bulan kişi, Danimarkalı bilim adamı Hans Christian Gram'dır.Denne metoden ble oppkalt etter dansken Hans Christian Gram.
1955'te kendisini şirketi geliştirmeye adadı ve Actors Studio'da oyunculuk metodu öğrenmeye başladı.Tahun 1955 ia dedikasikan untuk membangun perusahaannya dan mulai belajar metode akting di Actors Studio.
Bu niteleyici analiz metoduna alev testi denir.Metode analisis kualitatif ini disebut uji nyala api.
Yayınlanmış bir yaylı tambur metodu bulunmamaktadır.Tidak ada format layar lebar yang dirilis.
Sabit izleyen(durağan) bir veri için kullanılan başlıca iki tahminleme metodu vardır.Ada dua cara umum di mana istilah "Garis Kontrol Aktual" digunakan.
1955'te kendisini şirketi geliştirmeye adadı ve Actors Studio'da oyunculuk metodu öğrenmeye başladı.Monroe dành năm 1955 để xây dựng công ty của mình và bắt đầu nghiên cứu kỹ thuật diễn xuất tại Actors Studio.
Makalesinde metodundaki birkaç hatayı belirtti.その論文において、自身の手法についてのいくつかの誤りを指摘している。
Harmanlanmış öğrenme metodunun uygulanması için genel geçer kurallar yoktur.向き癖を防止するなどの科学的根拠はない。
Radyokarbon tarihleme yöntemini (Karbon 14 metodu) geliştirerek 1960 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır.炭素14を用いた放射性炭素年代測定法を開発した功績で知られ、1960年のノーベル化学賞受賞者となった。
1937'de Hulubei'in araştırma metodunu reddeden Amerikalı fizikçi F. H. Hirsh Jr. çalışmayı eleştirdi.1937年、フルベイの仕事は、フルベイの研究手法を拒絶したアメリカ合衆国の物理学者 F. H. Hirsh Jr. によって批判された。
Kullanılan geri alma metodu, neyin geri alınabileceği konusunda etkiye sahiptir.お下がりとなるものは、再使用が出来るもの。