Ana içeriğe geç
Sözlük

metanet ile cümle

metanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.You should face up to the reality.
Sen biraz metanete sahipsin.You've got some nerve.
N, Metanet Software tarafından geliştirilen ücretsiz bir video oyunu.N (stylized as n) is a freeware video game developed by Metanet Software.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.The problem is to find this polynomial.
Metanetinde, her şeyin daha saf hale geldiğini anlarsın.In your strength, you find that everything becomes more pure.
Bunlardır beyanında hikmet, hükümlerinde metanet bulunan kitabın ayetleri.These are the verses of the sagacious Book,
Andolsun, beyanında hikmet, hükmünde metanet olan Kur'an'a.I call to witness the Qur'an, custodian of all laws, --
Şu halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabırlı ve metanetli ol.Therefore worship Him, and be constant in His worship.
Sabreder ve sakınırsanız şüphe yok ki bu, hadiselere karşı gösterilen metanetten sayılır.But if you persevere and lead a righteous life—that indeed is a mark of great determination.
Ama, ey benim dostum, tanrılar bize sabrı, metaneti şifa bulmamız, acılara derman olsun diye verdiler.Vi prego di essere pazienti, di offrire a Dio la vostra sofferenza.
N, Metanet Software tarafından geliştirilen ücretsiz bir video oyunu.N+ è un videogioco a piattaforme sviluppato da Metanet Software.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Dürer preparò questa pala con la massima cura.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.Щоб досягнути такого стану, необхідно осягнути себе за допомогою медитації.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Гілл, скорчившись від болю, впав на канвас.
Sadaretinde, müfettişi umumilikte gösterdiği metaneti gösteremedi.Animessa hän ei paljastu vakoojaksi.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Max Planck kham chịu những thảm hoạ này với một sự điềm tĩnh bất động.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.作中ではパッキーがこの病気にかかっていた。
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.이것을 보살이 반야바라밀다를 수행한다고 한다.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.מרקוב זכר את כאב העקיצה שהופיע עם הדקירה.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.Jų esmė – pasiekti meditacinę būseną.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.De fapt datele arată că de obicei perseverența nu e proporțională cu talentul, ba chiar invers proporțională.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Faktisk er viljefasthed i vores data uden relation til eller omvendt proportional med talent.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Infatti, nei nostri dati, la grinta di solito non è legata o è inversamente legata al talento.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Itse asiassa, tutkimuksissamme, sinnikkyys ei yleensä liity tai on jopa kääntäen verrannollinen lahjakkuuteen.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.실제 저희 연구 자료에 따르면, 기개는 재능과는 상관없고 오히려 기개와 재능은 반비례하는 경향을 보입니다.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Pravzaprav je bila v naših podatkih zagrizenost navadno nepovezana ali celo obratno sorazmerna s talentom.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Według naszych danych wytrwałość jest niezwiązana lub wręcz odwrotnie proporcjonalna do talentu.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Всъщност, според нашите данни, упоритостта обикновено не е свързана или е обратно пропорционална на таланта.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Справді, згідно з нашими дослідженнями, жага не пов'язана з талантом - часто все зовсім навпаки.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.בעצם, בנתונים שלנו, נחישות לא קשורה או אפילו הפוכה למדידת כישרון
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.في الواقع،حتى في بياناتنا، لا يرتبط التَّجَلُّد في العادة بالموهبة أو حتى بالعكس.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.其實,喺我哋嘅數據裡面 意志通常係同才能 完全冇關甚至負相關
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.通常関係ない むしろ 反比例さえするのです これまで聞いた中で 子どものやり抜く力を育てるのに-
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Anders gezegd: we moeten vastberaden zijn om onze kinderen vastberaden te maken.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Cu alte cuvinte, trebuie să fim perseverenți în a-i învăța pe copii să fie perseverenți.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Dengan kata lain, kita perlu bertekad untuk membuat anak-anak kita menjadi lebih bertekad.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En d'autres termes, nous devons être tenaces pour faire en sorte que nos enfants soient plus tenaces.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.En otras palabras, necesitamos ser determinados sobre hacer que nuestros niños sean más determinados.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In altre parole, dobbiamo essere grintosi sul fatto di rendere i nostri ragazzi più grintosi.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.In anderen Worten: Wir brauchen Durchhaltevermögen dabei, unseren Kindern mehr Durchhaltevermögen zu geben.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Inými slovami, potrebujeme byť odhodlaní robiť naše deti odhodlanejšími.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Jinými slovy, potřebujeme být odhodlaní v tom, dělat naše děti odhodlanější.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.즉, 아이들에게 기개를 심어주기 위해서 바로 우리부터가 기개있게 연구해야 하는거에요.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Más szóval, kitartóaknak kell lennünk, hogy a gyerekeinket kitartóbbakká tegyük.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andra ord, måste vi vara ihärdiga för att kunna göra våra barn mer ihärdiga.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Med andre ord må vi blive viljefaste om at gøre vores børn mere viljefaste.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Musimy być wytrwali w rozwijaniu wytrwałości u naszych dzieci.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Nói cách khác, chúng ta cần phải bền bỉ trong việc khiến những đứa trẻ trở nên bền bỉ hơn.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Toisin sanoen, meidän on oltava sinnikkäitä lastemme sinnikkyyden tukemisessa.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Z drugimi besedami - zagrizti moramo v to, da naredimo naše otroke bolj zagrizene.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Με άλλα λόγια, πρέπει με σθένος να καλλιεργήσουμε το σθένος στα παιδιά μας.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.Іншими словами, у нас повинна бути жага пробудити завзяття у наших дітей.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.С други думи, трябва да сме много упорити, за да направим и децата си такива.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.במילים אחרות, אנחנו צריכים להיות נחושים לגבי חיזוק נחישותם של ילדנו.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.وبعبارة أخرى،نحن بحاجة لأن نكون مُتَجَلِّدِين كي نجعل أطفالنا مُتَجَلِّدِين.
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.換句話講,我哋需要意志 令我哋嘅孩子更加有意志
Başka bir deyişle, çocuklarımızda metanet duygusunu uyandırabilmek için metanetli olmamız gerek.私たち自身が やり抜かないといけないんです ありがとうございました
Birkaç yıl önce Chicago devlet okullarında metanet duygusunu araştırmaya başladım.Acum câțiva ani am început să studiez voința în școlile publice din Chicago.
Birkaç yıl önce Chicago devlet okullarında metanet duygusunu araştırmaya başladım.Beberapa tahun yang lalu, saya mulai mempelajari tentang tekad di sekolah-sekolah negeri Chicago.
Birkaç yıl önce Chicago devlet okullarında metanet duygusunu araştırmaya başladım.Een paar jaar geleden begon ik vastberadenheid te bestuderen op openbare scholen in Chicago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod