Hepsi metaldir.Все они являются металлопротеазами.
Meslekten bir metal işçisiydi.Работал рабочим-металлистом.
Ağır olmayacak çünkü üzerinde çok az miktarda metal olacaktır.”"انها لن تكون ثقيلة لأن سيكون هناك القليل جدا من المعدن في محتواها".
Bunsen, metalleri çıkarmak için bu hücreden yararlandı.استخدم بنسن هذه الخلية لاستخراج المعادن.
Başlangıçta küçük metal bileşenler üretiyordu.كانت في الأصل تقوم بإنتاج المكونات المعدنية الصغيرة.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.وفي هواء الريف، وهدوء الساحل الجنوبي، استعاد ميتاستاسيو صحته.
Tahta tekerlekler yerine metal tekerleklere geçilir.واستبدلوا العجلات المعدنية بدلاً من العجلات الخشبية.
Günümüzde ise en çok savunma, metal ve motor sektörlerinde yatırım yapılmaktadır.أما في يومنا هذا فأغلب الاستثمارات في مجال الدفاع، والمعادن والمحركات.
1870'lerde kimyagerler sezyumun ötesinde 87 atom numaralı bir alkali metal olması gerektiğini düşünüyorlardı.اعتبارا من 1870، اعتقد الكيميائيون أنه يجب أن يكون وراء الفلزات القلوية السيزيوم، مع العدد الذري 87 .
İki önemli yıldız özelliği kütle ve metallikdir çünkü bu iki veri gezegen sistemlerinin yapısını belirler.أهم الخصائص النجمية هي الكتلة والمعدنية لأنها تحدد كيف تشكلت هذه النظم الكوكبية.
Çeviri: Nietzsche ve Metafor (1993).ترجم عن الألمانية Zhang، C.Y. (1993).
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.فهنا تطورت نباتات مقاومة لنسبة المعادن العالية في التربة.
Metabolik ve sinir sistemi görüntüleme testleri bazen yararlı olur ama rutin olarak kullanılmazlar.وتعتبر اختبارات الأيض وتصوير الأعصاب مفيدة في بعض الأحيان ولكنها ليست ورتينية.
Böylece Metastasio'ya 15.000 scudi miktarında bir miras kaldı.وورث ميتاستاسيو ثروة تقدر بـ 15,000 سكودا.
Uçak iskeleti, tamamen metal Su-27'nin aksine büyük oranda kompozit malzeme içerir.كما أن هيكل الطائرة به أجزاء مصنعة من المواد المركبة، علي العكس من سو-27 المصنوعة كاملةً من المعدن.
1887 yılında Heinrich Hertz ışığın metalden elektron yayabildiğini gözlemlemiştir.في عام 1887 لاحظ هاينريش هيرتس أن باستطاعة الضوء إطلاق الإلكترونات من المعدن.
2007’ye kadar Metasploit Framework'u Ruby programlama dilinde tamamen tekrar yazılmıştı.سنة 2007 أعيد برمجتها كليا بواسطة لغة Ruby.
İlk albümlerinin adları da "Plays Metallica by Four Cellos" tur yani Metallica'dan gelmektedir.أول أعمالهم الموسيقية كان "Plays Metallica by Four Cellos".
Metacritic (İngilizce).Metacritic (باللغة الإنجليزية).
Kısaca metakuramı bir kuram hakkındaki bir başka kuramdır.أو يكون الحديث عن صحابي فيعيده عن صحابي آخر.
Hızlı bir şekilde metal işlerine ve at sürmeye alışmışlardır.تأقلموا على استخدام الحصان بسرعة.
Üçüncü bir çelişki metallerin özgül ısısıyla ilgilidir.هو عنصر فلزي ثلاثيّ التّكافؤ.
Cüce gökadaların tipik bir özelliği olarak metallik oranı çok düşüktür ve Güneş'in sadece yüzde biri kadardır.كمجرة قزمة نموذجية ، معدنية ليو الأولى منخفضة جدا، واحد في المئة فقط من معدنية الشمس.
Bu o zamana kadar yapılan ilk metal bacak idi.وكانت أول ساق معدنية يتم صنعها على الإطلاق.
Yani bir death metal vokali gibi brutal değildir.ليس هناك ما هو أسهل من قتل فودكا.
Metastasio, patronunun dileklerine karşılık verdi.واستجاب ميتاستاسيو لرغبات كفيله.
Merkür yaklaşık olarak %70 metalik ve %30 silikat maddelerinden oluşur.يتألف عطارد بنسبة 70% من تركيب معدني و30% من مواد السيليكات.
Çoğunlukla metal plakalardan yapılır.والآن مصنوعة في الأغلب من اللدائن.
Nu metal, metal müziğin bir türüdür.البلاك ميتال هو أحد أنواع موسيقى الميتال.
Yıldızlararası bulutlar da uzaydaki metallerin varlığını ve oranlarını incelemek için bir ortam sağlar.كما توفر السحب بين النجوم الوسيلة لدراسة وجود ونسب المعادن في الفضاء.
Yarı metaller.حادث النصف متر.
Caterpie gelişince Metapod olur daha sonra da Butterfree olur.إن قفز مابي مرة أخرى متتالية على الترامبولاين فسينقطع.
Ada, bilime şiirsel yaklaşımı ve kendisini analizci ve metafizikçi olarak tanımladı.وصفت آدا منهجها بأنه "علم شاعري" ونفسها ب"المحلل (والميتافيزيقية)".
Meshuggah, İsveçli bir ekstrem metal grubu.علي الحاكيمي، عداء مسافات متوسطة سويسري.
Metallica bu ödülü iki kere kazanmıştır.فازت فيديا بالجائزة مرتين.
Spinoza'nın bu fikri ve metafiziksel açıklamaları Batı'da panteizm açısından çok önemlidir.لهذا السبب فإن مونتيفيديو والحياة فيها تذكر جداً بأوروبا الغربية.
Ama metalarda, bu farklıdır.نجد في حالة القذيفة ظروفا مختلفة عن ذلك.
Ayrıca metalik olmayan mineral üretiminde ise büyük artış olmuştur.فضلا عن توسيع إنتاج المعادن غير الحديدية.
Bir çeşit sert kauçuk olan ebonitten, ayrıca metalden yapılanları da vardır.هناك نوع كوتاتسو ذو حفرة مع سخان كهربائي أيضا.
Metod her bir harfin ince bir metal katmanlar süslenmesiydi.وكانت سعه كل برميل مترا مكعبا من الماء.
Tedavide amaç zehirli maddenin zehirsiz başka bir metabolite çevrilmesidir.أن يحول السم إلى مادة أخرى أقل سمية.
Platinum Metals Review E-Journal (İng.)Platinum Metals Reviewurl = روثينيوم
Anotlama sırasında, kaplama metalin yüzeyinden içeri doğru büyür.لان الحرارة بتنتقل من السطح إلى داخل الكره.
KClO4 alkali metal perkloratlar içerinde en düşük çözünürlüğe sahiptir(25 °C’deki 100 ml. suda 1.5 gr.).ذوبانية KClO4 هي الأقل بين فوق كلورات المعادن القلوية (1.5 غ/ 100 مل من الماء على الدرجة 25 °س).
Özellikle Bizans döneminde yöre madenlerinden çıkan değerli metaller para basımında kullanılmıştır.أوساس معروف بصورة أساسية من العملات المعدنية التي صُكت خلال عهده.
Bütün iletkenler ve sivri metaller( yıldırım yakalama uçları) birbiriyle bağlanır ve topraklanır.هم متطابقون ويظهرون وهم يرتدون قبعات مقرنّة ولكل منهم فأس و صولجان.
İçinde yine metalden küçük bir tokmak asılıdır.تم اصطفاف بعض الكبائن الصغيرة داخليًا بالمعدنِ.
Parlak, metalik beyaz renklidir.وهو فلز لين أبيض لامع.
(Alaşım yaparlar) Bakır yumuşak bir metal olmasının yanı sıra iyi de bir iletkendir.إنما هو حفل زفاف عظيم، ومجيد تُزَّف فيه روحٌ عالية راضية إلى جنة عرضها السماوات والأرض أعدت للمتقين.
Bu elektronların enerji kazanmalarına ve bundan dolayı da metal gibi iletkenlerde hareket etmelerini sağlar.وهذا يمنح الإلكترونات الطاقة وبالتالي الحركة داخل الموصل مثل أي معدن .
Hamak standları, ahşap ya da metalden yapılır.كانت الأبواب مصنوعة من المعدن أو الخشب.
Diğer yandan metaller kısmen dolu elektronik kuşaklar elektron kuşağı yapısına sahiptirler.ومن ناحية أخرى، فإن الفلزات لديها بنية نطاق إلكتروني تحتوي على شرائح إلكترونية ممتلئة جزئيا.
Metal bir maske takmaktadır.والنهر يلبس الأقنعة.
Metastasio kısa süre içinde kendisini İtalya'daki zamanın en ünlü improvvisatori ile rekabet içinde buldu.وجد ميتاستاسيو نفسه يتنافس مع أشهر المرتجلين في عصره في إيطاليا.
Ama, Dünya’nınki erimiş demir ve nikelden oluşurken Jüpiter’inki metalik hidrojenden oluşmaktadır.ولكن في حين أن لب الأرض مصنوع من الحديد والنيكل، يتكون لب المشتري من هيدروجين فلزي.
1641’de metafizikle ilgili Latince bir çalışma yayınladı: İlk Felsefe Üzerine Düşünceler.وفي سنة 1641 م، كتب «تأملات في الفلسفة الأولى».
Heavy Metal yapmak...معدن ثقيل.
RJ45 (Registered Jack 45) Üzerinde 8 adet metal bağlantı noktası bulunan bağlayıcı (ing. connector).وصلة RJ45 تتميز باحتوائها على 8 روابط كهربائية.
Fiyatları oldukça pahalı olmalarına rağmen metal dişli servolar ise en avantajlı olanlardır.وفي حين أن جميع الوسائل ذات منافع مادية، إلا أن اللوالب الرحمية النحاسية أكثرها نفعاً من الناحية الاقتصادية.
Metafizik, felsefenin bir dalıdır.فلسفة الجمال هو فرع من الفلسفة.