Ana içeriğe geç
Sözlük

meslek ile cümle

meslek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mesleki deneyimin var mı?Do you have professional experience?
Bütün meslekleri bilir ama hiçbirinin ustası değil.Jack of all trades, and master of none.
Bay Brown meslektaşının başarısını kıskanıyor.Mr Brown is jealous of his colleague's success.
Bay Turner meslektaşlarına veda etti.Mr Turner bade farewell to his colleagues.
Meseleyle ilgili meslektaşlarımla görüşmeliyim.I must confer with my colleagues on the matter.
Bay Johnson serbest meslek sahibidir ve mobilya tamiriyle uğraşır.Mr Johnson is self-employed and is in the business of repairing furniture.
Deneyim bu meslek için gereklidir.Experience is requirement for this profession.
Politika, belki de hiçbir hazırlığın gerekli görülmediği tek meslektir.Politics is perhaps the only profession for which no preparation is thought necessary.
İnsanlara milliyet, cinsiyet veya meslek temelinde ayrımcılık yapmayın.Don't discriminate against people based on nationality, gender, or occupation.
Kendime seçtiğim meslekten çok gururluyum.I'm very proud of the job I chose myself.
Meslektaşlarım beni çok sıcak karşıladı.My colleagues welcomed me very warmly.
O ,emekli olduğu zaman meslektaşı ona bir hediye aldı.His colleagues gave him a present when he retired.
O, meslek olarak bir doktordur.He is a doctor by profession.
O meslek olarak bir dişçidir.He is a dentist by profession.
O, meslek olarak bir avukattır.He is a lawyer by profession.
Mesleki kariyeri mahvoldu.His professional career was bankrupt.
Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.His colleague was transferred to an overseas branch.
Şarkı söylemeyi bir meslek yapmak istedi.He wanted to make singing a career.
Araştırmayı tamamlamak için gereken mesleki hizmetler ücrete dahildir.The fee includes the payment for professional services needed to complete the survey.
Onların meslektaşları bir yurt dışı şubesine transfer edildi.Their colleague was transferred to an overseas branch.
Kocası Fransız olan meslektaşım Paris'e gitti.The colleague whose husband is French has left for Paris.
Kahramanlık en kısa süren mesleklerden biridir.Heroing is one of the shortest-lived professions there is.
İspanya'da bir meslektaşımız var.We have a colleague in Spain.
Meslektaşlarım sıcak bir şekilde karşıladılar beni.My colleagues warmly welcomed me.
Biri eğitimle mesleki eğitimi karıştırmamalı.One should not confuse education with job training.
Onlar meslektaşını terfi etmesinden dolayı tebrik ettilerThey congratulated their colleague on his promotion.
Tom ve Mary her ikisi de benim meslektaşlarım.Tom and Mary are both colleagues of mine.
Hem Tom hem de Mary benim meslektaşlarım.Tom and Mary are both colleagues of mine.
"Kim partiye geliyor?" "Birkaç arkadaş ve dört ya da beş meslektaş.""Who will be coming to the party?" "A few friends and four or five colleagues."
Meslektaşları hakkında bazı küçümseyici sözler söyledi.She made some derogatory remarks about her colleagues.
Bir meslektaş beni ziyarete geliyor.A colleague is coming to visit me.
O, meslek okuluna gidiyor.She goes to vocational school.
Bu çok ilginç deney senin mesleki kişiliğini meydana çıkarmaktadır.This very interesting test reveals your professional personality.
Tom benim meslektaşım.Tom is my colleague.
Serbest meslek sahibi olmak istiyorum.I'd like to be self-employed.
O benim meslektaşım.He is my colleague.
O serbest meslek sahibi.He's self-employed.
Tatoeba başka çevirmen, meslektaş ve dil öğrencilerine tavsiye ettiğim web sitesidir.Tatoeba is the website I recommend to other translators, colleagues and language students.
Meslekte daha fazla olanak sahibi olmak için Almanca öğreniyorum.I learn German in order to have more opportunities in the profession.
O çok stresli bir meslek.It's a very stressful job.
O gerçekten çok çalışıyor ve onun meslektaşları bunun için ona saygı duyuyor.He works really hard, and his co-workers respect him for it.
Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.I always wanted to be a professional singer.
O uzun ve zorlu bir meslek kursundan geçti.She went through a long and arduous vocational course.
Ben meslek hakkında buradayım.I'm here about the job.
Tom meslektaşlarının güvenini kaybetti.Tom lost his colleagues' trust.
Ben mesleki hayatta, kişisel duyguların bir kenara konulması gerektiğini biliyorum.I know that in professional life,personal feelings should be put aside.
Mary bir meslektaşı ile uyudu.Mary slept with a coworker.
O bir meslektaşa güvendi.She trusted a co-worker.
Onun konuşması tüm meslektaşları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.His speech has a positive influence on all the colleagues.
Tom kadın meslektaşlarına cinsel tacizle suçlandı.Tom was accused of the sexual harassment of his female colleagues.
Onun yeni bir meslektaşı var. Onun adı Claire.He has a new colleague. Her name is Claire.
Sevgili meslektaşım, tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I completely agree with you, my dear colleague.
O, müdürün odasındaki meslektaşlarına katıldı.He joined his colleagues in the director's office.
Tom serbest meslek erbabı.Tom is self-employed.
Tom serbest meslek sahibi.Tom is self-employed.
Dan testeresi ile bir meslektaşını ciddi biçimde yaraladı.Dan seriously injured a co-worker with his chainsaw.
Tom yeni meslektaşımız.Tom is our new colleague.
Tom meslektaşları için çok destekleyicidir.Tom is very supportive of his colleagues.
Ben meslek okulundayım.I am at vocational school.
Şirket politikası, farklı mevkilerdeki meslektaşları arkadaşlık etmekten men ediyor.Company policy precludes fraternization between co-workers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
meslek ile cümle - meslek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App