Mesleğinden ötürü Levnî (Levn:renk) adı kendisine sonradan verildi.以后又逐渐内迁中原,后裔以国名为姓氏。
Kocasının ölümünden sonra onun bankerlik mesleğini devam ettirdi.在丈夫死後,她繼續做氣球飛行測試。
Abisi Hüseyin Geçer ve kardeşi Mikail Geçer ise baba mesleğini devam ettirmişlerdir.曾祖父耿世庸;祖父耿大振;父親耿金,曾任封監察御史。
Öğretmenlik mesleğinin en uzun dönemini bu okulda geçirdi.그는 그 대학교 사상 가장 오랜 기간 동안 총장을 맡았다.
Peyzaj mimarlığı mesleğini yapan kişilerdir.간사이 지방을 기반으로 하는 과자 제조업체이다.
Bütün malını satarak “Fakirlik” mesleğini icra etti.그녀는 부모가 죽자, 그들의 장례비를 지불하기 위해 그녀의 모든 재산을 다 팔아야 했다.
Diş hekimliği eğitimi aldı fakat mesleğini yapmadı.הוא למד רפואת שיניים, אך לא עסק במקצוע זה.
Öğretmen olduktan sonra ülkenin farklı şehirlerinde mesleğine devam etti.לאחר נישואיו עבד כמורה בערים שונות.
Bu nedenle avukatlık mesleğine ara verir.אז פנה לעיסוק כעו"ד פרטי.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Той никога не практикува лекарската професия.
Basımcılık mesleğini öğrendi ve edebiyat çalışmalarına başladı.Работи като учител и започва да се занимава с литературна дейност.
Halen serbest mimar olarak mesleğini sürdürmektedir.След военната служба продължава като актьор на свободна практика.
Meslek olarak tüccarlık mesleğini seçti.По професия е търговец.
Buna rağmen 2014 yılında mesleğini bırakmak zorunda kaldı.През 2014 г. слага край на кариерата си.
Alkol ve sigaraya düşkün olan Süreya, mesleğinde oldukça ciddi ve titiz bir şekilde çalışmıştır.За работата със своя стар приятел обаче се държи отговорно и сериозно.
Arabacılık mesleğinin zevklerinden ve karısının güzelliğinden bahse koyulur.Той възпява радостта от живота и красотата на съпругата си.
Bu süreçte eğitim gördüğü mesleğine başladı.В този период започва и преподавателската му кариера.
Bunun üzerine mesleğini bıraktı.Nakon toga je napustio službu.
Sonra öğretmenlik mesleğinin kendisine göre olmadığına karar verdi.Tada je uvidio da liječnički poziv nije za njega.
Malzemelerinin çoğu Fishing (Balıkçılık) mesleğinden elde edilir.Osim toga, služimo se njima za ribolov (npr.
Halen serbest mimar olarak mesleğini sürdürmektedir.Kasnije nastavlja svoj rad kao slobodni umjetnik.
1987'ten beri mesleğini sürdürmektedir.Od roku 1987 je v slobodnom povolaní.
Bu nedenle avukatlık mesleğine ara verir.Venoval sa právnickému povolaniu.
Fakat doktorluk mesleğini hiç yapmadı.Po vojne už nikdy neprevádzkoval lekársku prax.
Burada 4 yıl görev yaptıktan sonra askerlik nedeniyle mesleğine ara verdi.Tu zotrval zhruba 4 mesiace, keď bol na vlastnú žiadosť prevelený späť do armádnych útvarov.
Gazetecilik mesleğinin mutfağından yetişti.Rodil sa novinársky priemysel.
Noter, noterlik mesleğini yapan kişidir.Bol šľachticom, ktorý vykonával meštianske povolanie.
Mesleğinde oldukça cesur ve korkusuz biri olarak tanımlanır.Na poti se izkaže kot zelo pogumna in neustrašna.
Günümüzde ise zaman zaman hâlen bu mesleğini icra etmektedir.Iz tega razloga so včasih delo pripisovali samo njemu.
Mesleğinde doktordu.Po poklicu je zdravnik.
Bu görevde yaklaşık üç yıl kaldıktan sonra tekrar idare mesleğine döndü.Dobre tri tedne po končani zadnji nalogi se je ponovno podala v akcijo.
Thomas Dolliver Church peyzaj mimarlığı mesleğinde yüzyıl ortasında önemli bir peyzaj mimarıdır.Thomas Church predstavlja prelomnico v krajinski arhitekturi sredi stoletja.
Tercüman, tercümanlık mesleğini yapan kişi, çevirmen.Specialistas, atliekantis vertimą – vertėjas.
Mesleğini Fransız kanalı M6'da sürdürmektedir.Kai kuri šio turo dalis buvo parodyta per M6 TV kanalą Prancūzijoje.
Bu sadece mesleğine değil fakat ayrıca iki sanatçının uzun dönemli arkadaşlık ilişkisine de yardım etmiştir.Bet ji ne tik suspėdavo, bet ir pagarsėjo draugiškumu bei plačiais ryšiais.
Gittikçe zayıflayan hafızasına rağmen 2007 yılına kadar mesleğini sürdürmeye çalıştı.Praktiseeriva arstina jätkas ta tööd aastani 2007.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Aber obwohl man seine Herde aufgeben konnte, wollten viele das nicht.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Hoewel je dus je kudde op kon geven, wilden veel mensen dat niet.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.비록 그 당시의 사람들은 도시를 떠날 수 있었지만 그러지 않았죠.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Ma, anche se si poteva lasciar perdere il proprio gregge, molta gente non voleva farlo.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Men selvom du kunne opgive din flok, ville mange ikke.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Mutta vaikka saatoit antaa laumasi pois, monet eivät halunneet.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.Pero incluso aunque podías dar tu rebaño, mucha gente no quería.
Ama mesleğinizi bırakabilseniz bile bir çok insan bunu istemiyordu.אבל אפילו שיכולתם לוותר על העדר שלכם, הרבה אנשים לא רצו בכך.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.A bot a foglalkozásának egy szimbóluma.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Bol pastier. Je to symbol jeho povolania.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.C'est le symbole de sa propre profession.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Der Stab ist also das Symbol seines Berufs und besagt:
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.De staf is dus het symbool van zijn beroep.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Đó là dấu hiệu đặc trưng về nghề nghiệp của ông.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Era el símbolo de su ocupación.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Era il simbolo del suo lavoro.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.E un simbol a ocupaţiei lui.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Ini adalah lambang dari pekerjaannya.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Je to symbol jeho povolání.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.To symbol jego zawodu.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Είναι το σύμβολο της ασχολίας του.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Тя е символ на неговата работа.
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Це символ його заняття,
Asa onun mesleğinin bir sembolüydü.Это символ его профессии.