Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım, Meshettiğim kralın soyunu Işık olarak sürdüreceğim.我 要 叫 大 衛 的 角 、 在 那 裡 發 生 . 我 為 我 的 受 膏 者 、 豫 備 明 燈
Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım, Meshettiğim kralın soyunu Işık olarak sürdüreceğim.我 要 叫 大衛 的 角 、 在 那 裡 發生 . 我 為 我 的 受膏者 、 豫備明燈
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daavid sanoi hänelle: "Kuinka et peljännyt ojentaa kättäsi tuhotaksesi Herran voidellun?"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sa David til ham: Hvorledes kunde du driste dig til å utrekke din hånd og ta livet av Herrens salvede?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Da sagde David: "Frygtede du dog ikke for at lægge Hånd på HERRENs Salvede og dræbe ham!"
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Daud berkata, "Berani sekali engkau membunuh raja pilihan TUHAN!
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Davi ainda lhe perguntou: Como não temeste estender a mão para matares o ungido do Senhor?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David i -a zis: ,,Cum nu ţi -a fost frică să pui mîna... pe unsul Domnului şi să -l omori?``
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David lui dit: Comment n`as-tu pas craint de porter la main sur l`oint de l`Éternel et de lui donner la mort?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.David sade till honom: »Kände du då ingen fruktan för att uträcka din hand till att förgöra HERRENS smorde?»
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða - vít nói rằng : Cớ_sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức_Giê - hô-va ?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ða-vít nói rằng: Cớ sao ngươi không sợ giơ tay lên giết kẻ chịu xức dầu của Ðức Giê-hô-va?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.In David mu reče: Kako, da se nisi bal položiti roke svoje na maziljenca GOSPODOVEGA, da ga pogubiš?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Ismét monda néki Dávid: Hogy nem féltél felemelni kezedet az Úr felkentjének elvesztésére?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.다윗이 저에게 이르되 네가 어찌하여 손을 들어 여호와의 기름부음 받은 자 죽이기를 두려워하지 아니하였느냐 하고
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Le dijo David: --¿Cómo no tuviste temor de extender tu mano para destruir al ungido de Jehovah
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Na to mu riekol Dávid: Ako je to, že si sa nebál vystrieť svoju ruku, aby si zahubil pomazaného Hospodinovho?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Opět mu řekl David: Kterak jsi směl vztáhnouti ruku svou, abys zahubil pomazaného Hospodinova?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu."Waarom hebt u niet geweigerd de koning te doden? Hij was immers een gezalfde van de HERE!" wilde David weten.
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Zatem rzekł do niego Dawid: Jakożeś się nie bał ściągnąć ręki twej, abyś zabił pomazańca Pańskiego?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.И рече му Давид: Ти как се не убоя да дигнеш ръка да убиеш Господния помазаник?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.Тогда Давид сказал ему: как не побоялся ты поднять руку, чтобы убить помазанника Господня?
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.ויאמר אליו דוד איך לא יראת לשלח ידך לשחת את משיח יהוה׃
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.فقال له داود كيف لم تخف ان تمد يدك لتهلك مسيح الرب.
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.大 衛 說 、 你 伸 手 殺 害 耶 和 華 的 受 膏 者 、 怎 麼 不 畏 懼 呢
Davut, ‹‹RABbin meshettiği kişiye el kaldırıp onu yok etmekten korkmadın mı?›› diye sordu.大 衛說 、 你 伸手 殺 害 耶和華 的 受膏者 、 怎 麼 不 畏 懼呢
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.A föld királyai felkerekednek és a fejedelmek együtt tanácskoznak az Úr ellen és az õ felkentje ellen:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Insorgono i re della terra e i principi congiurano insieme contro il Signore e contro il suo Messia
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Jordens konger reiser sig, og fyrstene rådslår sammen mot Herren og mot hans salvede:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Jordens Konger rejser sig, Fyrster samles til Råd mod HERREN og mod hans Salvede:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Jordens konungar resa sig upp, och furstarna rådslå med varandra, mot HERREN och hans smorde:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.세상의 군왕들이 나서며 관원들이 서로 꾀하여 여호와와 그 기름받은 자를 대적하며
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Kráľovia zeme sa postavujú, a kniežatá sa spolu radia proti Hospodinovi a proti jeho pomazanému a hovoria:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Maan kuninkaat nousevat, ruhtinaat yhdessä neuvottelevat Herraa ja hänen voideltuansa vastaan:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Os reis da terra se levantam, e os príncipes juntos conspiram contra o Senhor e contra o seu ungido, dizendo:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Raja-raja dunia bangkit serentak dan para penguasa bermufakat melawan TUHAN dan raja pilihan-Nya
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Schodzą się królowie ziemscy, a książęta radzą społem przeciwko Panu, i przeciw pomazaócowi jego, mówiąc:
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Se presentan los reyes de la tierra, y los gobernantes consultan unidos contra Jehovah y su ungido, diciendo
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Sstupují se králové zemští, a knížata se spolu radí proti Hospodinu, a proti pomazanému jeho,
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Vzdigujejo se kralji zemlje in knezi se skupaj posvetujejo zoper GOSPODA in zoper Maziljenca njegovega,
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.Восстают цари земли, и князья совещаются вместепротив Господа и против Помазанника Его.
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.יתיצבו מלכי ארץ ורוזנים נוסדו יחד על יהוה ועל משיחו׃
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.قام ملوك الارض وتآمر الرؤساء معا على الرب وعلى مسيحه قائلين
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.世 上 的 君 王 一 齊 起 來 、 臣 宰 一 同 商 議 、 要 敵 擋 耶 和 華 、 並 他 的 受 膏 者
Dünyanın kralları saf bağlıyor, Hükümdarlar birleşiyor RABbe ve meshettiği krala karşı.世上 的 君王 一 齊 起來 、 臣宰 一同 商議 、 要 敵擋 耶和華 、 並 他 的 受膏者
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!(83:10) Боже, защитник наш! Приникни и призри на лице помазанника Твоего.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!(84:10) Toi qui es notre bouclier, vois, ô Dieu! Et regarde la face de ton oint!
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Berkatilah raja kami, ya Allah, lindungilah orang yang telah Kaupilih
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Gott, unser Schild, schaue doch; siehe an das Antlitz deines Gesalbten!
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Gud, vort Skjold, se til og vend dit Blik til din Salvedes Åsyn!
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Herra, Jumala Sebaot, kuule minun rukoukseni, ota se korviisi, Jaakobin Jumala. Sela.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Herre, Gud, hærskarenes Gud, hør min bønn! Vend øret til, Jakobs Gud! Sela.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!HERRE Gud Sebaot, hör min bön, lyssna, du Jakobs Gud. Sela.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Hỡi Ðức Chúa Trời, là cái khiên của chúng tôi, hãy xem xét, Ðoái đến mặt của đấng chịu xức dầu của Chúa.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Hỡi_Ðức_Chúa_Trời , là cái khiên của chúng_tôi , hãy xem_xét , Ðoái đến mặt của đấng chịu xức dầu của Chúa .
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Hospodine, Bože Zástupov, čuj moju modlitbu, pozoruj, Bože Jakobov! Sélah.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Hospodine Bože zástupů, vyslyš modlitbu mou, pozoruj, ó Bože Jákobův. Sélah.
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!우리 방패이신 하나님이여 주의 기름 부으신 자의 얼굴을 살펴보옵소서
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Mira, oh Dios, escudo nuestro; pon tu vista en el rostro de tu ungido
Ey Tanrı, kalkanımıza bak, Meshettiğin krala lütfet!Och HERE, God van de hemelse legers, luister toch naar mijn gebed. Luister goed naar mij, God van Jakob.