mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Köyün tandırda ekmeği meşhurdur ve kına gecesi gibi gelenekler az da olsa sürdürülmektedir.Nem csak utcai ételként népszerű, a koreaiak gyakran rendelik elvitelre is, éjszakai nassolnivalónak.
Şah’ın oğlu Tahir Şah meşhur bir seyahat yazarı, gazeteci ve maceraperesttir.Hänen poikansa Tahir Shah on tunnettu matkakirjailija, journalisti ja seikkailija.
Vasnetsov, Repin'in meşhur tablosu Sadko Sualtı Krallığında için Sadko olarak modellik yaptı.Vasnetsov toimi Sadkon mallina Repinille teoksessa Sadko vedenalaisessa valtakunnassa.
Özellikle Descartes'ın meşhur Cogito ergo sum düşüncesini reddetti.Cogito ergo sum -argumentti on siis virheellinen.
Arabistan'da ceylan sürüleri meşhurdur.Kamelit ovat Saudi-Arabiassa arvostettuja eläimiä.
Albula Demiryolu'nda çalışan en meşhur trenler Glacier Express ve Bernina Express'tir. ^Sankt Moritz on Glacier Express ja Bernina Express -matkailujunien pääteasema.
Müküs balı meşhurdur.Laakso myöntää lobbauksen.
Şehir meşhur kış sporları merkezi Portes du Soleil'e yakındır.Kunta on suosittu vapaa-ajanviettopaikka, jonka lähellä on Portes du Soleilin talviurheilukeskus.
Baljorashi'nin sooqe as-sabt adında meşhur bir pazarı vardır. sooqe as-sabt "Cumartesi Pazarı" demektir.Siellä sijaitsee muun muassa Baljurashin kaupunki, joka on kuuluisa ”lauantaitoristaan” (arab. sooqe as-sabt).
İkilinin amacı 1893'te düzenlenecek olan Oklahoma'daki meşhur arazi kapma yarışına katılmaktır.Lopulta pariskunta osallistuu vuoden 1893 maanvaltaukseen Oklahomassa.
Meşhur yemeği koyun sırık çevirmedir.Juhlissa syödään savustettua lammasta.
Mavi yengeci meşhurdur.Sininen teriö on kellomainen.
Bergkamp 12 yaşında meşhur AFC Ajax genç sistemine katıldı.Bergkamp liittyi Ajax Amsterdamin maineikkaaseen organisaatioon jo 12-vuotiaana.
Meşhur Altın Yol da kalenin iç kısmında yer almaktadır.Valte Mäkinen on paljossa Väinö Linnan omakuva.
Mesh de herhangi bir dağıtıcının kullanılmasına gerek yoktur.Osia ei tarvitse ostaa joltain tietyltä kauppiaalta.
Köydeki Roma Hamamı çok meşhurdur.Naisen nimi Junia oli hyvin yleinen Roomassa.
Kendisi halihazırda Rimini'deki Tempio Malatestiano'nun mimarı olarak meşhurdu.Hän rakensi mm. kuuluisan Tempio Malatestianon.
Akvaryumculukta dünyaca meşhur bir süs balığıdır.Harjus on muualla maailmassa makeanveden kala.
Bu hikâye Meksika'da çok meşhurdur.Tarina on edelleen melko tunnettu Liettuassa.
Özellikle kurufasulyesi meshurdur.Erityisesti miestanssijoiden liike.
Özellikle cevizden yapılan kömelerimiz meşhurdur.Erityisesti kiduskansien takareunan piikit ovat näyttäviä.
Yemeklerin başında meşhur tarhana çorbası gelmektedir.Suolen alkupäässä on korimainen ravinnon suodatin.
Full Moon Party ile meşhur olan Ko Pha Ngan ikinci en büyük adadır.Harvaan asuttu vuoristoinen Kosrae on toiseksi suurin saari.
ABD'ye göç eden 4000 Meşhed Yahudisi ise kuyumculuk ve halıcılıkla uğraştı.Eloonjääneet 43 000 juutalaista keskitettiin ghettoihin ja pakotettiin pakkotyöhön.
Pannonia ayrıca av köpeği yetiştiriciliği ile meşhurdur.Kreuger harrasti myös koirankasvatusta.
Köyün dallık şenliği meşhurdur.No siinä niitä meijän kylän julkkiksia...
Meşhed; ö.Leppävaara, es.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Moldovan viini on jopa arvostettua ja kuuluisaa.
Mahallenin birçok meşhur yemeği vardır.Heimoon kuuluu useita merkittäviä ruokakalalajeja.
Bu sözcük şimdi bilinen Kavşak sözcüğünün galat-ı meşhurudur.Kyseinen versio on ollut nykyään tunnettua saagaa laajempi.
Bu kule meşhur Galata Kulesi 1348 Christea Turris (Tower of Christ:İsa'nın Kulesi) diye adlandırılır.Οι Γενουάτες ονόμασαν τον νέο πύργο Christea Turris (Πύργο του Χριστού).
Özellikle İsviçre peyniri meşhurdur.Πολλές φορές αναφέρεται απλά ως ελβετικό τυρί.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Τα δυο τους συναντήθηκαν στη Ρώμη το έτος 52, στο σημείο της περίφημης Πόρτα Ματζόρε.
Meşhed'de Ayetullah Milani'nin fıkhın harici derslerine katıldı.Το βραβείο περιελάμβανε και μαθήματα στη Σκάλα του Μιλάνου.
Yaz aylarında yaylacılık çok meşhurdur.Σήμερα, το ψήσιμο σε εξωτερικό χώρο είναι πολύ δημοφιλές το καλοκαίρι.
En meşhur yemeği, "banak" dır.Οι πιο γνωστές είναι: Μπανάνες.
En meşhur yemeği avreşkidir.Το πιο νόστιμο φαγητό .
Aynı zamanda otlu peyniri de çok meşhurdur.Κεφαλοτύρι: επίσης σκληρό τυρί.
Haşıl kahvaltısı meşhurdur.Είναι ιδανική για πρωινό.
Gitarı "Soul Power" ı ile meşhurdur.Η Σύνοδος της Εφέσου χαρακτηρίστηκε «ληστρική».
Yörenin peynirleri meşhurdur.Φημισμένο είναι το τυρί του Οχεντριά.
Ressam ayrıca bazı meşhur resimlerin gerçeküstü versiyonlarını da çizmiştir.Επίσης ζωγράφισε μια σειρά σουρρεαλιστικής εκδοχής άλλων γνωστών πινάκων.
Dimitrius Makabiler karşısında aldığı galibiyetlerden dolayı Yahudi tarihinde meşhurdur.Ο Δημήτριος είναι επίσης γνωστός στην ιστορία των Εβραίων για τη νίκη του ενάντια στους Μακκαβαίους.
Baldur's Gate serisi ve Neverwinter Night serisi şirketin en meşhur rol yapma oyunlarıdır.Το Σαβίτρι βρατ και το Ναβράτρι βρατ είναι τα κύρια γυναικεία φεστιβάλ στο Ντεραπούρ.
Küçük Asyadaki en meşhur Bulgar köyü idi.Ήταν οι χειρότεροι Βούλγαροι της επαρχίας μου.
Shetland, İzlanda ve Norveç midillileri meşhurdur.Η διάσχιση των συνόρων Σουηδίας-Νορβηγίας είναι απλή.
Sokak kedileriyle meşhurdur.Επικεντρώθηκαν στις λευκές γάτες.
Körükte yapılan kahve meşhurdur.Οι αποχρώσεις του καφέ ήταν πολύ δημοφιλείς.
Kısa süre içinde meşhur oldu.Den gjorde hende omgående berømt.
Man Adası kuyruksuz kedisi ile meşhurdur.Reersø er kendt for sine haleløse katte.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.Nattō er særlig populært i de østlige regioner Hokkaidō, Tōhoku og Kantō.
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.Den berygtede lejrlæge dr. Josef Mengele fra Auschwitz var blandt de ivrigste.
Pancar (Karalahana)'dan yapılan yemek çeşitleri meşhurdur.Artens agern er spiselige (rå eller kogt).
1756 yılında Salzburg'da şehrin en meşhur çocuğu Wolfgang Amadeus Mozart dünyaya gelmiştir.I 1756 fødes Salzburg mest berømte borger: Wolfgang Amadeus Mozart.
Hiç çıkarmadığı gözlükleriyle meşhurdur.Han er kendt for altid at løbe med solbriller.
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.Heraf laves rød- og rosévin.
Şarap ve konyaklarıyla meşhurdur.Hun har altid interesseret sig for glas og farver.
Özellikle kurufasulyesi meshurdur.Især på vasemalerier.
Yemeklerden özellikle hamur işleri çok meşhurdur.Dens bogudstillinger er især populære.
Ponte Vecchio (Türkçe: "Eski Köprü"), Arno Nehri üzerinde bulunan, Floransa'nın en meşhur köprüsüdür.Ponte Vecchio er den berømte bro over floden Arno.

İlgili Sayfalar