mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Jingle Bells, dünyanın en meşhur yılbaşı şarkılarından biri."Auld Lang Syne" er en af de mest sungne sange nytårsaften.
Ayrıca tavuk kümesleri de meşhurdur. adını aldığı mudurnu tavukçukul sayesinde olmaktatır.Desuden er småkagen også mindre end kagen, hvilket er grunden til navnet.
18. yüzyılda Hayfa, korsanların ini olmasıyla meşhurdu.I 17. og 18. århundrede var den kendt som en piratby.
Ayrıca köyün cevizleri meşhurdur.Byens knive var også berømte.
Bu nakış güzel desenleri, şık renkleri ve mükemmel ince işiyle meşhurdur.Malerierne er kendt for deres elegance, smukke farver og sans for detaljer.
En meşhuru kahve deresidir.Den største eksportvare er kaffe.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Byens flagalle kan også lejes.
Rakımı 150 metredir ve rakımın düşük olması nedeniyle meşhur Salihli Kirazı yetişmemektedir.Højeste enkeltfald er cirka 150 m, tallet er usikkert, da fossen ikke er officielt opmålt.
Özellikle kaymaklı kadayıfı ve Afyon lokumu meşhurdur.Særligt er tilpasningen til løvspring og løvfald et problem.
Örnek olarak bazı meşhur heykeller Bargello'ya gitti.Han har bl.a. tegnet en del bygninger for Carlsberg.
İlçenin, özellikle "kuyu kebabı" meşhurdur.Specielt bemærkelsesverdig er det såkaldte romerske bad.
Tus bu tarihten sonra bir daha inşa edilmedi ve Meşhed bölgenin merkezi haline geldi.Området blev ikke tilplantet igen, men har nu udviklet sig til Klosterhedens største hedeareal.
Karayazıcı, Osmanlı tarihinde Celali olarak adlandırılan isyancılar arasında meşhur olanlarından birisidir.Han var en af de centrale personer indenfor det, der sommetider kaldes Osloskolen.
Bu silah meşhur 88 mm lik top değildi.88 mm-kanonen var ikke så kraftig som de allierede modstykker.
Ancak Herat ve Meşhed halen Özbeklerin elindedir.Haarder: Underet og ondskaben er lige omkring os.
En meşhur savaş suçlusu kimdir?Hvem er den berømteste krigsforbryder?
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesh-ki-ang-gasher gikk i havet og forsvant.
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.Den mest beryktede av disse legene var doktor Josef Mengele, som arbeidet i Auschwitz.
Örnek olarak bazı meşhur heykeller Bargello'ya gitti.Dette gjelder f.eks. noen berømte statuer som befinner seg i Bargello.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Disse nådde inn i byen fra år 52, hvor de møttes ved den kjente Porta Maggiore.
Young'ın meşhur çift yarık deneyi ışığın süperpozisyon ilkesine uyduğunu gösterdi.Youngs kjente dobbeltspalte-eksperiment viste at lys kan overlagres.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.Nattō er særlig populært i de østlige regionene Hokkaidō, Tōhoku og Kantō.
Bunlardan en meşhuru "Why" şarkısını halen canlı performanslarında seslendirmektedir.Den mest minneverdige av disse er kanskje låten «Why», som hun fortsatt iblant fremfører live.
National Geographic Society'nin Nisan 1913 sayısını Machu Picchu şehrine ithaf etmesiyle meşhur oldu.I 1913 ble stedet viden kjent da National Geographic Society viet hele aprilutgaven til Machu Picchu.
Vasnetsov, Repin'in meşhur tablosu Sadko Sualtı Krallığında için Sadko olarak modellik yaptı.Vasnjetsov var en modell for Sadko i Repins kjente maleri «Sadko i det underjordiske kongeriket».
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.«I E-ana ble Mesh-ki-ang-gasher, sønn av Utu , ensi og lugal; han hersket for 324 år.
Quezon City ilk başkenttir (1948-1976) ve Filipinlerde en meşhur şehirdir.Quezon City var Filippinenes hovedstad fra 1948 til 1976.
İbrahim bin Edhem'in en meşhur talebelerinden biri Şakik-i Balhi'dir (ö.Blant hans kjente patronymikoner er Abu Abdillah (faren til Abdullah-Allahs tjener).
Meshack Asare (1945– ), Çocuk edebiyatı yazarı.Meshack Asare (født 1945) er en ghanesisk barnebokforfatter.
Kısa süre içinde meşhur oldu.Han ble raskt kjent.
Ayrıca diğer konularla ilgili dönemin en meşhur öğretmenlerinden de ders almıştı.Han studerte også den viktigste tantra-læren fra forskjellige tradisjoner.
Meşhed 1673’ de meydana gelen depremde zarar gördü.Tempelet ble rasert i 373 f.Kr. i et jordskjelv.
Meşhur moonwalk figürü de bu şarkı eşliğinde ilk kez sergileniyordu.En kjenner ikke til når Mozart framførte denne symfonien for første gang heller.
En meşhur yemeği Yusufeli cağ kebabı'dır.Største bedrift er havbruksselskapet Arnøy Laks.
Şehrin meşhur anıtlarının çoğunu Palace of the Grand Master Büyük Üstatların Sarayı içerir.Mange av byens kjente monumenter, inkludert palasset til stormesteren, ble bygd i denne perioden.
Bu alanda üretim yapan en meşhur sanatçı Vuk Cosic'tir.Den mest berømte produsenten i området er Vega Sicilia.
Bu eserlerin en meşhuru, Süleyman Çelebi tarafından 15. yüzyılda yazılmış olandır.Ingen forfatter beskriver mer enn Salvian av Marseille i det 5. århundre.
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.Både rød, hvit og rosa vin produseres her.
Şehrin el dokuması halıları da meşhurdur.Også hestens allmenntilstand blir omhyggelig sjekket.
Ayrıca Nayin, dünya çapında meşhur kilimleriyle de tanınmaktadır.Varja), som også er kjent for sin fine utsikt over dalen.
18. yüzyılda Hayfa, korsanların ini olmasıyla meşhurdu.På begynnelsen av det 18. århundre var øyene populære skjulesteder for pirater og sjørøvere.
Pazar sabahı gelim almaya gitmeden önce meşhur iskilip dolması yenir.Det oppdager Fleksnes en tidlig søndagsmorgen da det ringer på døren.
Dokumacılar'da Cağ kebabı çok meşhurdur.Rangordningen hos høns er velkjent.
Meşhur Son Sözleri: Axl Rose (Television production).Dets hovedgeskjeft er Euskal Telebista (ETB).
Şirketin yapmış olduğu en meşhur oyun Medal of Honor: Allied Assault'tur.«Medal of Honor: Allied Assault».
1943’te Londra’da, meşhur gazeteci Arthur Koestler ile görüştü.Pada tahun 1943, di London ia bertemu dengan wartawan Arthur Koestler.
E-ana’dan Mesh-ki-ang-gasher, Utu’nun oğlu: 324 yıl.Mesh-ki-ang-gasher dari E-ana, putera Utu: 324 tahun.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Meš-ki-aĝ-gašer memasuki laut dan menghilang.
Landsberg hapishanesi'nden dolayı meşhurdur.Kota ini dikenal karena merupakan tempat berdirinya Penjara Landsberg.
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.Dokter Nazi yang paling terkenal adalah Dr. Josef Mengele, yang melakukan eksperimennya di Auschwitz.
En meşhurlarından birisi Üvey Kızkardeşin İtirafları'dır.Dimatanya wanita itulah yang paling hebat diantaranya kaumnya.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.Di Jepang, nattō paling disukai oleh orang di wilayah timur, termasuk wilayah Kanto, Tohoku, dan Hokkaido.
Özellikle trigonometri alanındaki çalışmaları ile meşhurdur.Lingkaran ini khususnya digunakan di dalam ilmu trigonometri.
Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur.Taman batu Jepang yang paling terkenal berada di Ryōan-ji, Kyoto.
Twitter logosunda yer alan meşhur kuş bir erkektir ve adı Larry'dir.Secara internasional, Twitter dikenal dengan logo burung birunya yang bernama "Larry the Bird".
Çal Karası olarak da bilinen bir türü gayet meşhurdur.Sebagai seorang pemain bertahan ia dikenal cukup tangguh.
En meşhur yemekleri hamis yemeğidir.Misafirperverdirler.Prangkokan Makanan terkenal adalah Gemblong Banding
Bunun üzerine Nadir de kuvvetleriyle Meşhed üzerine yürüdü.Kemudian dia mengirim pasukannya (untuk menimbulkan pertikaian).
Köyün "Öndül" isimli oyunu meşhurdur.Permainan itu dinamakan Prominent Cities.
Not: Van'ın(Wan) meşhur yemeği olan Keledoşu yiyin, yedirin.Hendaklah kalian berjamaah, sebab srigala itu memakan domba yang lepas dari kawanannya.”

İlgili Sayfalar