kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.dầu thắp đèn, các hương liệu để chế dầu xức và dầu thơm.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.des aromates et de l`huile pour le chandelier, pour l`huile d`onction et pour le parfum odoriférant.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.e as especiarias e o azeite para a luz, para o óleo da unção e para o incenso aromático.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.en kruiden en olie voor de lampen en voor de zalfolie en het reukwerk.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Illatozó szert is és olajat, a mécsbe és a kenethez, és fûszereket a füstöléshez.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.in dišav in olja za svetilo in za mazilno olje in za blagodišeče kadilo.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.ja hajuaineita ja öljyä seitsenhaaraista lamppua varten sekä voiteluöljyksi ja hyvänhajuiseksi suitsutukseksi.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.등불과 관유와 분향할 향에 소용되는 기름과 향품을 가져 왔으니
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Mereka juga membawa rempah-rempah dan minyak untuk lampu, minyak upacara dan dupa yang harum
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.og krydderiene og oljen til lysestaken og til salvings-oljen og til den velluktende røkelse.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Także rzeczy wonne i oliwę do świecenia, i na olejek pomazywania i na wonne kadzenia.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.Též vonné věci a olej k svícení, a k oleji pomazání, a k vonnému kadidlu.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.und Spezerei und Öl zu den Lichtern und zur Salbe und zum guten Räuchwerk.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.vidare kryddor och olja, till att användas för ljusstaken och smörjelseoljan och den välluktande rökelsen.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.και τα αρωματα, και το ελαιον δια το φως και δια το χριστηριον ελαιον και δια το ευωδες θυμιαμα.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.и ароматите, и маслото за осветление, и за мирото за помазване, и за благоуханния темян.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.также и благовония, и елей для светильника и для составления елея помазания и для благовонныхкурений;
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.ואת הבשם ואת השמן למאור ולשמן המשחה ולקטרת הסמים׃
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.وبالطيب والزيت للضوء ولدهن المسحة وللبخور العطر.
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香 料 作 香 、 拿 油 點 燈 、 作 膏 油
kandil, mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat ve zeytinyağı getirdiler.又 拿 香料 作香 、 拿 油 點燈 、 作 膏油
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.A mosdómedenczét és lábát is kend meg; így szenteld meg azt.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.A pomažeš umyvák a jeho podstavce a posvätíš ho.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Asimismo, ungirás la fuente y su base, y la consagrarás
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Buatlah begitu juga dengan bak air dan alasnya
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Cũng hãy xức dầu cho thùng và chân thùng ; biệt thùng riêng ra thánh .
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Cũng hãy xức dầu cho thùng và chân thùng; biệt thùng riêng ra thánh.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Doe hetzelfde met het wasvat en zijn voetstuk, zodat ook dat heilig wordt.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Du skall ock smörja bäckenet jämte dess fotställning och helga det.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Então ungirás a pia e a sua base, e a santificarás.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.In pomazili umivalnik in stojalo njegovo ter ga posveti.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.너는 또 물두멍과 그 받침에 발라 거룩하게 하고
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Nad to pomażesz wannę i stolec jej, a poświęcisz ją.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Og du skal salve tvettekaret og dets fotstykke og hellige det.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Og du skal salve Vandkummen og Fodstykket og hellige den.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Pomažeš také umyvadla a podstavku jeho, a posvětíš ho.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Să ungi ligheanul cu piciorul lui, şi să -l sfinţeşti.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Sollst auch das Handfaß und seinen Fuß salben und weihen.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Tu oindras la cuve avec sa base, et tu la sanctifieras.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Ungerai anche la conca con il suo piedestallo e la consacrerai
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Voitele myös allas jalustoineen ja pyhitä se.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Και θελεις χρισει τον νιπτηρα και την βασιν αυτου και αγιασει αυτον.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.Да помажеш и умивалника и подложката му, та да го осветиш.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.и помажь умывальник и подножие его и освяти его.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.ומשחת את הכיר ואת כנו וקדשת אתו׃
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.وتمسح المرحضة وقاعدتها وتقدسها.
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.要 抹 洗 濯 盆 、 和 盆 座 、 使 盆 成 聖
Kazan ve kazan ayaklığını meshederek kutsal kıl.要 抹 洗濯盆 、 和 盆座 、 使 盆 成聖
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.وجدت داود عبدي. بدهن قدسي مسحته.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.(88:21) Я обрел Давида, раба Моего, святым елеем Моим помазал его.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.(89:21) J`ai trouvé David, mon serviteur, Je l`ai oint de mon huile sainte.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Achei Davi, meu servo; com o meu santo óleo o ungi.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Aku telah menemukan Daud, hamba-Ku, dan Kulantik dia dengan minyak upacara
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.am găsit pe robul Meu David, şi l-am uns cu untdelemnul Meu cel sfînt.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Hallé a mi siervo David y lo ungí con mi aceite santo
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Ich habe gefunden meinen Knecht David; ich habe ihn gesalbt mit meinem heiligen Öl.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.jeg har fundet David, min Tjener, salvet ham med min hellige Olie;
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.내가 내 종 다윗을 찾아 나의 거룩한 기름으로 부었도다
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Našel sem Davida, hlapca svojega, pomazilil sem ga s svetim oljem svojim.
Kulum Davutu buldum, Kutsal yağımla onu meshettim.Ta đã gặp Ða - vít , là kẻ tôi_tớ ta , Xức cho người bằng dầu thánh ta ,