mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle buğdayı çok meşhurdur.Особенно популярна пшеничная каша на сливках.
Mavi yengeci meşhurdur.Синие ласточки насекомоядны.
En meşhur kitabi ise farklı dillere tercüme etmiştir.أكثر مطرب بالعالم تترجم اغانيه الي عدة لغات مختلفة.
Bu savaş'ta amiral Yi Sun-sin'in yükselmesine neden oldu ve onun ünlü kaplumbağ gemiside meşhur oldu.هذه الحرب كما شهدت صعود للأدميرال إي سن شن، وكتابه الشهير "سفينة السلحفاة".
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).فامنعوا حريمكم وسلطانكم ودار مملكتم.»
Âlimliği yanında, diğer meşhur bir yönü de şâirliğidir.وهي أسرة علم وفضل، لها شهرتها في الديار الشامية وغيرها.
Ailesi ismini, Japonya'nın Kobe şehrinde bir restoran menüsünde gördükleri meşhur biftekten etkilenerek koydu.وقد سماه أهله نسبة إلى اللحم المشهور كوبي، في اليابان، حيث رأوه على قائمة مطعم هناك.
Dakika ölçen ilk saat örneği Osmanlı saatçisi Meshur Sheyh Dede tarafından 1702'de yapıldı.مثال على ساعة تم قياسها بالدقائق تم إنشاؤها بواسطة صانع الساعات العثماني، ميشور شيه ديدي، في عام 1702.
İran'ın en büyük ikinci şehri olan Meşhed'dan 920 km uzaklıkta bulunur.وتبعد المدينة حوالي 250 كم عن مشهد وهي ثاني أكبر مدينة في إيران.
Karındeşen Jack tüm zamanların en meşhur seri katili olarak anılmaktadır.ويعتقد بأن الأسبست الأزرق هو أخطر الأنواع على الإطلاق.
Yörede patlıcanı ile meşhur güzel bir köydür.وقد أصبحت أحد الأحياء الجميلة بالمحافظة.
Meshuggah, İsveçli bir ekstrem metal grubu.علي الحاكيمي، عداء مسافات متوسطة سويسري.
Ağaçları ve örgüleri(mesh) iki ağ düzeyinde iletişimi uzatmak için ZigBee yönlendirici kullanımına izin verir.كلا الأشجار وطريقه النجمه تسمح باستخدام الموجهات زيجبي لتوسيع الاتصالات على مستوى الشبكة.
Yayla muzu ( oğçin) meşhurdur.قتيبة بن مسلم (فاتح المشرق).
Doğal rezervleriyle meşhurdur.تأميم الثروات الطبيعية.
Ayrıca Kapaması da meşhurdur.نوع المُدخل أيضاً مهم.
1118 senesinden îtibaren halk arasında tanınıp meşhur olmuştur.618 حرب بين أهالي يثرب.
Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar.مطاردة المصورين للمشاهير.
En meşhur tatlısı ise höşmerim tatlısıdır.العلامة التجاريّة الأكثر شهرة لهذه الحلوى تدّعى غلاسّي.
İddialara göre meşhur Yunan Kabbalacı Joseph Taitazak’ın soyundan gelmektedir.كما ادعى أنه سليل مباشر من القبلاني اليوناني الشهير جوزيف تايتازاك.
Usule dair kısa ama son derece meşhur bir eserdir.ومعظم ادواره قصيرة لكن كانت بارزة.
Dünya çapında meşhur pek çok hentai vardır.هناك العديد من المناطيد في جميع أنحاء العالم.
Meşhur bir tabirle, kopyala ve yapıştır usulüyle." dedi ."إنه فيلم بغيض وملتو ويحمل دعاية حربية".
Onu en meşhur eden film, Frank Dux 'un gerçek hikâyesine dayanan Bloodsport filmi oldu.بعده كان الفيلم Bloodsport، استنادا إلى قصة حقيقية.
Bu Henson'ın en bilinen ve meşhur kukla karakteridir.هي خصائص الأنيسون الكبير ذاتها.
Şah’ın oğlu Tahir Şah meşhur bir seyahat yazarı, gazeteci ve maceraperesttir.أبوها، سعيد الشيخ سمتر، باحث صومالي بارز، مؤرخ و كاتب.
Özellikle kurufasulyesi meshurdur.خصوصاً نكهة القرفة.
Meşhur Son Sözleri: Axl Rose (Television production).Famous Last Words: Axl Rose (Produção televisiva).
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.O mais notório desses médicos foi o Dr. Josef Mengele, que trabalhou no campo de Auschwitz.
Bağ ve bahçelerinin çokluğuyla meşhurdu.Coral gardens and their magic (em inglês).
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Meš-ki-aĝ-gašer entrou no mar e desapareceu.
Çiftin çocukları olmamıştır; bu da meşhur Struve astronomi hanedanının sonu olmuştur.Eles não tiveram filhos, e desta forma a famosa dinastia astronômica de Struve chegou ao fim.
Karaköy ayrıca, iskele boyunca yer alan Yunan tavernaları ile meşhur hale geldi.Karaköy tornou-se também famoso pelos seus restaurantes gregos ao longo do cais.
Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur.Existe um famoso jardim de pedras japonês no Templo Ryōan-ji em Quioto.
Çiftin en meşhur vakası Amityville Dehşeti, bazı eleştirmenler tarafından sorgulandı.O caso mais famoso dos Warrens, o Horror em Amityville, tem sido questionada pelos críticos.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Estes chegaram à cidade em 52 e foram unidos com a famosa Porta Maior.
Eşrefoğlu'nun en önemli eseri Divan'ı olsa da, Müzekinnüfûs isimli meşhur bir eseri de bulunur.Até o equivalente a uma semente de mostarda será contabilizado, pois Deus é o mais eficiente dos contadores.
"Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhuru" diye bilinir.É descrito como "um dos mais famosos, banidos e largamente pirateados escritores chineses".
"Elite Way School"'un en meşhur asilerindendir.É o melhor professor do Elite Way.
Bölge şarabı çok kaliteli ve meşhurdur.Os vinhos finos de Jerez são muito famosos e de grande qualidade.
Orta çağlarda Roma'nın en meşhur yeriydi.Na Idade Média, era a região mais populosa de Roma.
Daha sonra Konstantinopolis'te bulunan meşhur Studios Manastırı'nı yeniden inşa etmiştir.Em seguida, Constantino mandou reconstruir o famoso Mosteiro de Estúdio em Constantinopla.
Kısa süre içinde meşhur oldu.Não tarda a chegar a fama.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.No Japão o natto é mais popular nas regiões orientais, incluindo Kanto, Tohoku e Hokkaido.
Çevresini mahallenin meşhur ormanları sarar.Chama atenção o belo jardim que a circunda.
Köyün diğer meşhur bir lezzeti de peynir helvasıdır.Outro produto local famoso é o queijo de cabra local.
Ayrıca köyün ekmeği de oldukça meşhurdur.O pão da região também é muito apreciado.
Kilis yöresi pekmezleriyle meşhurdur.Notável por ser o lar de gravuras rupestres.
Bu konsept Japonya'da meşhur olan kız grubu Morning Musume çok benziyordu.Este conceito de formação rotativo seria inspirado no girl group japonês Morning Musume.
ZigBee, ağ katmanı doğal olarak yıldız ve ağaç tipik ağları ve genel mesh ağları destekler.A camada de rede ZigBee suporta nativamente as topologias estrela e árvore em arquiteturas de malha genérica.
Devrin meşhur âlimlerinden dersler aldı, İslami ilimlerin pek çoğunu öğrendi.O seu apelido, Tiradentes, virou sobrenome para muitos deles.
Şirketin yapmış olduğu en meşhur oyun Medal of Honor: Allied Assault'tur.A empresa contribuiu para o desenvolvimento do jogo Medal of Honor: Allied Assault.
Kastamonu'da yapılan çekme helvası tüm ülke içinde meşhurdur.O desfile de carnaval em Helmond é famoso em todo o país.
Sodur ekibi bilinen en meşhur etkinliğidir.Não obstante este facto, FMI será, provavelmente, a sua obra mais conhecida.
Tütünün haram olmadığını savunan meşhur kişilerden biri Osmanlı Şeyhülislamlarından Bahayi Efendidir.Uma das raças que não engana ter o seu sangue é o Baixadeiro brasileiro.
Bu eleştiriler, günümüzün meşhur "Roma yanarken keman çalıp şarkı söylüyordu" söylencesine de kaynaklık eder.Ele supostamente "brincava enquanto Roma ardia".
Meşhur arabaşı yemeği vardır.Tem uma alimentação generalista.
Yemeklerinden; bazlaması, miyane helvası (can helvası), tarhanası meşhurdur.É conhecida por sua beleza, união dos seus habitantes (bairrismo) e proximidade à Mealhada.
En meşhur belediye Monterrey'dir.É a cidade mais populosa do condado de Monterey.
Aileleri mahallen "Reisoğulları" namıyla meşhurdur.Agátocles, porém, é chamado de Agátocles, filho de Enante, que é a sua mãe.

İlgili Sayfalar