Başka bir meseleye atlıyorum:هنا نحن ننتقل لهذه الصورة حيث
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Also schauten wir uns das etwas genauer an, dazu werde ich Ihnen jetzt Daten zeigen.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Am analizat acest lucru cu mai multă atenție, și o să vă arăt concluziile.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Así que decidimos mirar en esto un poco más cuidadosamente y os voy a mostrar ahora unos datos...
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Così abbiamo approfondito un po' di più, e ora vi mostrerò i dati ottenuti.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Daarom zochten we een beetje zorgvuldiger in die richting. Ik ga er nu wat data van laten zien.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Então olhámos para isto um pouco mais atentamente, e vou mostrar-vos alguns dados.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Et donc nous avons étudié cela d'un peu plus près, et je vais maintenant vous montrer des données.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.그래서 우리는 그 부분을 좀더 중요하게 생각하였습니다. 자료를 보여드리겠습니다.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Przyjrzeliśmy się temu dokładniej i teraz pokażę wam dane.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.И така, разгледахме това малко по-внимателно, и сега ще ви покажа данни.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.Таким образом, мы решили исследовать этот вопрос более подробно, и сейчас я покажу вам результаты.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.כך שבבדקנו זאת ביתר קפידה, וכעת אציג לכם נתונים.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.ولذلك نظرنا في الأمر بحرص أكثر، و سوف أريكم البيانات الآن.
Biz bu meseleye biraz daha dikkatli eğildik, ve şimdi size verileri göstereceğim.データをお見せします 皆さんも パソコンで できるものです
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Anda harus mengecilkannya menjadi satu permasalahan.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Bạn cần thúc đẩy và quan tâm đến vấn đề.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Dovete restringere il campo a un problema.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Du musst dich auf etwas beschränken.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Je moet je beperken en bij één onderwerp blijven.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.그래서 여러분은 (온 세상을 다 안는대신)움츠러들고 하나의 이슈만 있을 것입니다.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Le kell szűkíteni egy ügyre.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Musieliście ograniczyć swoje zainteresowania i skupić się na jednym.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Têm de escolher e limitar-se apenas a um tema.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Trebuie să te specializezi pe un domeniu.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Uno debe elegir y limitarse a un problema.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Vous devez vous concentrer sur un seul problème.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Πρεπει να το συρρικνώσεις σε ένα θέμα.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Надо сократиться до одной темы, сосредоточиться на ней.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.Трябва да се фокусирате върху едно нещо.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.עליכם לכווץ אותה לנושא אחד ויחיד.
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.عليك ان تلتزم بقضية واحدة ..
Bu ikisini birleştirip tek meseleye indirgemelisiniz.でもそれって、根本的にはこういう質問なんです。
Bu meseleye gelince, Ekselansları, gerçekten onunla çalışmanız gerekiyor.Felség, ezt a dolgot, kérem próbálja megérteni.
Bu meseleye gelince, Ekselansları, gerçekten onunla çalışmanız gerekiyor.Pour ce problème, Votre Altesse, essayez de comprendre.
Bu meseleye gelince, Ekselansları, gerçekten onunla çalışmanız gerekiyor.Σχετικά με αυτό το θέμα, εσείς πρέπει να κάνετε μεγάλη προσπάθεια για να δουλέψετε μαζί του.
Bu meseleye gelince, Ekselansları, gerçekten onunla çalışmanız gerekiyor.وبالنظر الى الامور اتمنى من سموك ان تتعاملي مع الامر
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Ako nazývame nevyriešiteľný príklad?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Chúng ta gọi một phương trình chưa được giải là gì?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Come lo chiamiamo un caso irrisolto?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Cum numim un caz nerezolvat?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Hoe noemen we een onopgeloste zaak?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Hvad kalder vi en uløst opgave?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Jak nazywamy nierozwiązaną zagadkę?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Kasus yang belum selesai dinamakan apa?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?해결되지않는 사건을 뭐라그래?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Qu'est-ce que nous appelons une affaire non résolue ?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Vad kallar vi en olöst fråga/gåta?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Wie nennen wir einen ungelösten Fall?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Xファイル?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Πως ονομάζουμε μια υπόθεση που δεν έχει λυθεί;
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Как наричаме нерешен случай?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?Что же мы должны назвать нерешенном случаем?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?למה אנו קוראים מקרה לא פתור?
Çözülmemiş meseleye ne deriz?ماذا نسمي مسألة لم تحل؟
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Ancora..arriva al punto, Nelson!
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Immer noch nicht zum Tatsache, Nelson!
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Tu ne vas toujours pas au but Nelson!
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Ακόμα δεν μπαίνεις στο θέμα, Νέλσον!
Hala asıl meseleye gelemedin, Nelson!Ближе в делу, Нельсон!